back to top
Ana Sayfa Haber Depolarda Uzayan Mesai, Düşük Ücretle Derinleşen Eşitsizliği Açığa Çıkarıyor

Depolarda Uzayan Mesai, Düşük Ücretle Derinleşen Eşitsizliği Açığa Çıkarıyor

Türkiye, ulaştırma ve depolama sektöründe Avrupa’nın en uzun haftalık çalışma süresine sahip ülke olurken, fiili mesainin resmi verilerin de üzerine çıktığı, düşük ücret ve yoğun tempo baskısının işçi eylemlerini kaçınılmaz hale getirdiği görülüyor.

Ekonomist İnan Mutlu’nun paylaştığı veriler ve tablo, Migros depo işçilerinin eylemlerinin yalnızca tekil bir işyeri anlaşmazlığı değil, yapısal bir emek sorununun dışavurumu olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa ülkeleriyle yapılan karşılaştırma, Türkiye’de depolama işçilerinin hem daha uzun süre çalıştığını hem de bu emeğin karşılığını görece daha düşük ücretlerle aldığını gösteriyor.

Avrupa’nın Zirvesinde Uzayan Çalışma Saatleri

Tabloya göre Türkiye’de ulaştırma ve depolama sektöründe haftalık ortalama çalışma süresi 43,7 saat ile Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Bu süre, Yunanistan (42,6), Sırbistan (41,8) ve Polonya’nın (40,7) belirgin biçimde üzerinde. Almanya’da bu ortalama 36,4 saat, Hollanda’da ise 34,7 saat seviyesinde.

Ancak sendikalar ve işçiler, bu ortalamanın çoğu depo için gerçeği yansıtmadığını vurguluyor. Fazla mesailer, yoğun sezonlar ve hedef baskısıyla fiili çalışma sürelerinin çok daha yukarı çıktığı, kayıt dışı fazla mesainin yaygın olduğu ifade ediliyor.

Düşük Ücret Ve Hız Baskısı

Uzayan çalışma saatlerine rağmen ücretler, Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Depo işçileri, yüksek enflasyon koşullarında reel ücretlerin eridiğini, artan iş yükünün ise ek bir karşılık yaratmadığını dile getiriyor. Hızlı çalışma baskısı, performans puanları ve sürekli denetim, iş kazası riskini artırırken fiziksel ve psikolojik yıpranmayı da derinleştiriyor.

Bu tablo, depolama sektörünü büyümenin görünmeyen maliyetlerinden biri haline getiriyor. E-ticaret ve perakende devlerinin lojistik ağları genişlerken, bu büyümenin yükü büyük ölçüde düşük ücretli ve güvencesiz emekçilerin omuzlarına biniyor.

Migros Depo Eylemi Neyi Gösteriyor?

Migros depo işçilerinin eylemi, bu yapısal sorunların somut bir yansıması olarak öne çıkıyor. İşçiler, yalnızca ücret artışı değil; insani çalışma saatleri, fazla mesainin sınırlandırılması ve çalışma temposunun düşürülmesi taleplerini dile getiriyor.

Uzmanlara göre bu tür eylemler, Türkiye’de lojistik ve depolama sektöründe uzun süredir biriken gerilimin sonucu. Avrupa ile karşılaştırıldığında daha uzun saatler çalışıp daha düşük gelir elde eden işçilerin tepkisi, kaçınılmaz olarak kolektif itiraz biçiminde ortaya çıkıyor.

Büyümenin Görünmeyen Bedeli

Yetkililer ve şirketler sektördeki büyümeyi ekonomik başarı olarak sunarken, veriler bu büyümenin emek cephesinde ciddi bir maliyet yarattığını gösteriyor. Çalışma saatleri kısalmadan, ücretler insani bir düzeye çekilmeden ve iş güvenliği önlemleri güçlendirilmeden, sektördeki huzursuzluğun azalması zor görünüyor.

Migros depo işçilerinin eylemi, bu nedenle yalnızca bir şirketle sınırlı değil; Türkiye’de emek rejiminin Avrupa standartlarından ne kadar uzaklaştığını gösteren çarpıcı bir örnek olarak değerlendiriliyor.


  • NHY / İnan Mutlu’nun sosyal medya paylaşımı ve tablo verileri, Eurostat, Ulaştırma ve Depolama Sektörü Çalışma Saatleri İstatistikleri

Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.