Türkiye’de vatandaşlar ve şirketler, artan belirsizlik ve getiri arayışıyla yurt dışına doğrudan yatırımlarını hızlandırırken, Kasım 2025 itibarıyla bu kanaldan yıllık sermaye çıkışı 9,6 milyar dolarla tarihî zirveye ulaştı.
Rekor Seviyeye Ulaşan Çıkış
İktisatçı akademisyen ve Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi, TCMB eski başekonomisti Hakan Kara’nın sosyal medya hesabından paylaştığı verilere göre, yurt dışına doğrudan yatırım (YDDY) çıkışları son on yılda belirgin bir artış eğilimi sergiliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileriyle hazırlanan 12 aylık kümülatif seride, 2015’te yaklaşık 6–7 milyar dolar düzeyinde olan çıkışlar, 2017–2019 döneminde 3 milyar doların altına kadar geriledi. Ancak 2021 sonrası dönemde eğilim tersine döndü.
Grafik, 2022’den itibaren hızlanan artışın 2025’te ivme kazandığını ve Kasım 2025’te 9,6 milyar dolarla serinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını gösteriyor.
Nedenler: Güven, Getiri Ve Öngörülebilirlik
Ekonomistler, yurt dışına yönelen doğrudan yatırımların arkasında birden fazla etken bulunduğuna dikkat çekiyor. Yüksek enflasyon, sık değişen ekonomi politikaları, kur oynaklığı ve hukuki öngörülebilirliğe ilişkin soru işaretleri, yerli sermayeyi daha istikrarlı piyasalara yöneltiyor. Özellikle şirketlerin üretim, satın alma ve gayrimenkul yatırımlarını Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kaydırması, çıkışların kalıcı bir eğilime dönüşebileceğine işaret ediyor.
Hakan Kara’nın notunda vurguladığı üzere, bu hareket yalnızca portföy tercihlerini değil, uzun vadeli üretim ve istihdam kararlarını da kapsayan doğrudan yatırımları içeriyor; bu da eğilimin kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız olarak okunması gerektiğini gösteriyor.
Ekonomi Politikaları Açısından Anlamı
Uzmanlara göre, yerli sermayenin yurt dışına yönelmesi, Türkiye ekonomisi açısından iki yönlü bir risk barındırıyor: İçeride yatırım, istihdam ve teknoloji kazanımının zayıflaması; dışarıda ise Türk sermayesinin başka ekonomilerin büyümesine katkı sağlaması. Bu durum, sermaye girişlerini teşvik etmeye odaklanan mevcut politikaların, sermayeyi ülkede tutma kapasitesini sorgulatıyor.
Grafikteki yükseliş, doğrudan yatırım çıkışlarının artık istisnai değil, yapısal bir eğilim haline geldiğine işaret ederken, ekonomistler kalıcı bir iyileşme için fiyat istikrarı, hukuki güven ve öngörülebilir politika setinin kritik önem taşıdığı görüşünde birleşiyor.
- NHY / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB); Hakan Kara’nın sosyal medya paylaşımı
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















