İtalyan Filmleri Festivali başlıyor

10’uncu Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası, 11-16 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalde tüm filmler orijinal dilinde gösterilecek ve Türkçe/İngilizce altyazılı olacak. Filmler, Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Yaşar Kemal Konferans Salonu’nda gösterilecek. “Çalınmış Güzellik”, “Çölde Çay”, “Konformist” ve “Son İmparator” filmleri ölümünün birinci yıldönümünde İtalyan sinemasının ‘son büyük maestrosu’ olarak gösterilen Bernardo Bertolucci anısına gösterilecek. Sinema haftası, “En İyi Uluslararası Film Oscar Ödülü” için aday gösterilen Marco Bellocchio’nun son filmi “Hain” isimli filmle açılacak.

10’uncu Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) ev sahipliğinde başlayacak. 11-16 Kasım’a tarihlerinde yapılacak festival kapsamında gösterilecek filmlerin tamamı ücretsiz. “Çalınmış Güzellik”, “Çölde Çay”, “Konformist” ve “Son İmparator” filmleri ölümünün birinci yıldönümünde İtalyan sinemasının ‘son büyük maestrosu’ olarak gösterilen Bernardo Bertolucci anısına gösterilecek. Şair Attilio Bertolucci’nin oğlu olan yönetmen Bernardo Bertolucci, uzun kariyeri boyunca 20’ye yakın filme imza attı. 2007’de Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülü alan ve 2011’de Cannes Film Festivali’nde onur ödülüne layık görülen Bertolucci, “Paris’te Son Tango”, “1900”, “Konformist” ve “Son İmparator” gibi filmlerin yönetmeni olarak dünya çapında şöhrete sahipti. “Son İmparator”, 1988’de ABD’nin Oscar ödülünü ‘En İyi Yönetmen’ dahil 9 dalda toplamıştı. Eserlerinde 1960 ve 70’lerin devrimci ruhunu yansıtan Bertolucci, yönetmenliğinin yanı sıra yapımcı, senarist ve belgeselci olarak tanınıyordu.

‘HAİN’ GERÇEK BİR HİKAYE

En İyi Uluslararası Film Oscar Ödülü için aday gösterilen Marco Bellocchio’nun son filmi “Hain”; Sicilya’nın en kötü şöhretli mafya babalarından birinin gerçek hayat hikâyesini sinemaya aktarıyor. “İki dünyanın babası” olarak anılan Tommaso Buscetta genç yaşta mafyaya dahil oluyor. Yeraltı dünyasından kısa sürede sivrilen Buscetta, birçok kenti egemenliği altına alıyor.1980’lerin başında Sicilya mafyalarının kanlı hesaplaşmaları sırasında İtalya’dan Brezilya’ya kaçıyor, yakalanıp sınır dışı edileceği belli olduğunda Tommaso mafya tarihini kökünden değiştirecek bir karar alıp itirafçı oluyor.

“Çalınmış Güzellik” filminde ise Lucy’nin hikayesi anlatılıyor. Lucy Harmon, annesinin intiharının ardından, yakın bir aile dostları tarafından Toskana’daki villalarına davet ediliyor. Daveti kabul eden genç kadın, yaz tatilini annesi Sara’nın kendisi gibi sanatçı olan arkadaşlarının yanında geçirmek için yola çıkıyor. Lucy, bu evi 4 yıl önce de ziyaret etmiş ve bu esnada burada yaşayan gençlerden biri olan Nicolo ile yakınlaşmıştı. İlk öpücüğünü yaşadığı bu genç adamla tekrar yakınlaşmanın hayallerini kuran Lucy, kendini bambaşka bir ortamın içerisinde buluyor. Bu çevre, Lucy’i bir tutku objesi haline getirerek onun sayesinde ilham bulma arayışına giriyor.

‘Altın Küre’, ‘En Özgün Film Müziği Ödülü’ ve BAFTA ‘En İyi Görüntü Ödülünü’ alan “Çölde Çay” filmi ise 10 yıllık evliliğin ardından 1947 yılında Kuzey Afrika seyahatine çıkan Amerikalı çiftin ilişkilerini düzeltmek için çıktıkları yolculukta, Sahra Çölü’nün ortasında birbirlerini tamamen kaybedişlerinin hikayesini anlatıyor. Fas’ın Tanca Limanı’na gezgin olarak gelen Port Moresby ve eşi Kit birbirlerini derinden sevmelerine karşın artık ilişki kuramıyorlar. Yorgun evliliklerini, hatta yorgun ruhlarını canlandırmayı beklerken bu yolculuk onları trajik sonuçlara götürüyor. Bertolucci, P. Bowles’in aynı adlı eserinden uyarladığı bu filmde insan ruhunun ıssızlığını ve yalnızlığını sorguluyor. Bunun için mekan olarak Sahra Çölünü seçiyor. Muhteşem görüntü ve renkleriyle dikkat çeken film, Altın Küre ödülü de aldı.

MUSSOLİNİ DÖNEMİNİ ANLATIYOR

“Konformist” ise 1930’lu ve 1940’lı yıllarda Mussolini döneminde ve sonrasında geçen film, genç bir adamın kişiliğinde İtalyan burjuvazisinin faşizme gönüllü kucak açışını ele alıyor. Toplumsal histeriye uyarak yeni düzene hiç sorgulamadan boyun eğip uyum sağlayan bu zayıf iradeli ‘konformist’ genç, bir yandan geçmişiyle hesaplaşırken, diğer yandan da yabancı bir ülkede tetikçiliğe soyunuyor. 1970’te ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” ödülüne aday gösterilen filme, burada “Interfilm Ödülü” ve “Gazeteciler Özel Ödülü” verildi. David di Donatello Ödülleri’nden “En İyi Film Ödülü”nü aldı.

Tanıştırayım: Sofia filmi ise bir müzik mağazası sahibi ve eski bir rockçı olan Gabriele, boşanmış ve 10 yaşındaki Sofia’nın ilgili ve sevecen babasının hikayesini anlatıyor. Arkadaşları yeni kızlarla tanıştırdığında, Gabriele sürekli kızı hakkında konuşarak kaçmalarına neden oluyor. Yıllardır görmediği ve artık önemli bir fotoğrafçı olmuş eski arkadaşı Mara aniden hayatına giriyor. Gabriele aşık oluyor. Ancak aşılması gereken önemli bir engel vardır. Mara, daha ilk buluşmalarında çocuklardan nefret ettiğini söylüyor. Gabriele bir kızı olduğunu saklamaya karar veriyor ve o andan itibaren Sofia’nın varlığını gizlemek için her şeyi yapıyor.

“PİRANHALAR” DA AMATÖR OYUNCULAR YER ALIYOR

Gomorra’nın ünlü yazarı Roberto Saviano’nun romanından uyarlanan “Piranhalar” da ergen zalimliğiyle suç dünyasının silahlarını ve ölüme karşı umursamazlığını beyazperdeye taşıyor. İlk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yapan filme adını veren piranhalar, mafya jargonunda “silahlı çete” anlamına geliyor. Bu filmin piranhaları ise Napoli’de ellerinde makineli tüfeklerle sokakları arşınlayan, mafyaya katılarak kazandıkları parayla marka kıyafetler satın alan 15 yaşındaki Nicola ve arkadaşları. Amatör genç oyuncuların rol aldığı film, bir yandan geleceğin mafyasının günümüzde nasıl yetiştiğini ve nasıl bir medya bombardımanına maruz kaldıklarını gözlemlerken bir yandan da ergen duygu durumunun suç dünyasından nasıl etkilendiğini inceliyor.

3 YAŞINDAKİ İMPARATORUN HİKAYESİ

“Son İmparator” sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında yer alıyor. 3 yaşında tahta çıkan Çin’in son imparatoru Pu-Yi’nin gözünden 60 yılın öyküsünü anlatıyor “Son İmparator.”

Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film çok şık ve estetik bir görkemli yapım. Pu-Yi ana imparatoriçe tarafından Çin hanedanının varisi olarak gösteriliyor. Hemen ertesi gün ölen imparatoriçenin yerine “On bin yılın efendisi ve Cennetin Oğlu” olarak üç yaşında tahta çıkarılıyor. Bundan 4 yıl sonra Çin Cumhuriyeti kuruluyor. Cumhuriyet ile birlikte Pu-Yi ve ailesinin sadece Yasak Şehir’i yönetmesine izin veriliyor. Dış dünyaya kapalı bir yaşam süren hanedanın öyküsü, Yasak Şehir’in de hanedanın elinden alınmasıyla dışarıdaki yaşamları ile devam ediyor. Pu-Yi daha sonra Japonya ile işbirliği yapıyor ve sonunda vatan haini olarak yargılanıyor. Hapisteyken affediliyor ve bir çiftçi olarak yaşamını sürdürüyor. Pu-Yi 17 Ekim 1967’de böbrek kanserinden ölüyor. “Son İmparator” aynı zamanda Bertolucci’nin “Oryantal Üçlemesi”nin ilk filmi. Bu seri daha sonraki yıllarda çekeceği “Çölde Çay” ve “Küçük Buda” ile tamamlanıyor.

TAŞIYICI ANNE TACİRLİĞİNİ ANLATIYOR

“Umudunu Kaybetme” de ise Maria ailesini geçindirmek için, taşıyıcı anne taciri teyzesi Mari için çalışıyor ve görevi doğduktan sonra çocukları annelerinden alıp yeni yerlerine, nehrin bir tarafından diğer tarafına götürüyor. Kadınlardan biri kaçmaya kalkarsa, onu bulup getirmek Maria’nın görevi. Ancak bir anda kendisinin hamile kaldığını fark ettiğinde, bebeği tutup tutmayacağına karar vermek zorunda. Bebeği tutmak, öleceği anlamına geliyor. Diğer tarafından doğacak çocuk beyaz bir çocuk olduğu için satış değeri de yüksek.

 “Bir Gün Ansızın” da ise Antonio 17 yaşındadır ve bir hayali vardır: Önemli bir kulüpte futbolcu olmak. Campania bölgesinde, hayatın hiç de kolay olmadığı küçük bir kasabada yaşıyor Antonio. Durumu daha da karmaşık hale getiren, onu herkesten daha çok seven, şefkatli ama bir o kadar da problemli annesi Miriam’dır. Ayrıca babası Carlo, Antonio daha çok küçükken onları terk etmiş ve Miriam ailesini yeniden kurmaya kafayı takmıştır.

Gösterimlerin ücretsiz olduğu festivalin programı ise şu şekilde:

“11 Kasım 2019/Saat: 19.00 ‘Hain’, 12 Kasım 2019/Saat: 20.00 ‘Tanıştırayım Sofia’, 13 Kasım 2019/Saat:18.00 ‘Çalınmış Güzellik’, 13 Kasım 2019/Saat: 20.00 ‘Öfori’, 14 Kasım 2019/Saat: 18.00 ‘Çölde Çay’, 14 Kasım 2019/Saat: 20.00 ‘Bir Gün Ansızın’, 15 Kasım 2019/Saat: 18.00 ‘Konformist’, 15 Kasım 2019/Saat: 20.00 ‘Piranhalar’, 16 Kasım 2019/Saat: 16.00 ‘Son İmparator’, 16 Kasım 2019/Saat: 20.00 ‘Umudunu Kaybetme’.”

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları