İklim Değişikliği ve Global Isınma


İklim değişikliği küreselleşen dünyamızda karşılaşılan en önemli sorunlardan biridir. Maalesef yapılan araştırmalara göre insanlar iklim değişikliğinin en birinci sebebi olarak sayılmaktadır (IPCC, 2007:5). Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin 2007 yılında yapmış olduğu 4. değerlendirme raporunda bunun bir kanıtı olarak insanların yapmış oldukları davranışlar global ısınmanın en geçerli sebebi olduğunu söylemiştir (Hegerl, G.C.; F. W. Zwiers; & Others:2007:667). Yükselen Dünya ısısı dünyadaki deniz seviyesinin yükselmesine, buzulların erimesine, çok değişkenli ve aşırı hava durumlarına neden olacağı beklenmekte ve global ısınmanın tarım ürünlerini etkileyeceği düşünülmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalarda 1906 ve 2005 yılları arasında dünyanın sıcaklığı 0.74 °C ± 0.18 °C artış gösterdiği görülmüştür. Bununlar beraber yapılan tahminlerde küresel sıcaklığın 21. yüzyıl boyunca yaklaşık 1.1 ile 6.4 °C aratacağı beklenmektedir. Diğer taraftan deniz seviyelerinin yükselmesi ile ilgili istatistiklere bakacak olursak, bu değerlerin 1961 ile 2003 yılları arası yılda ortalama 1.8mm arttığı görülmüştür. Bu oran 1993 ile 2003 yılları arası değerlendirildiğinde yaklaşık yılda ortalama 3.1 mm arttığı ortaya çıkmıştır (IPCC, 2007:5).

Ozon Tabakasının Tahribatı:

Atmosferin bir parçası olan Ozon tabakası yerin yaklaşık 17 ile 50 km üzerinde olan bir katmandır. Ozon tabakası görevi yeryüzünü, güneşin zararlı UV radyasyonlarından korumaktadır (Lerner & Lerner, 2006b:98100). Ozon, esas itibariyle CFC (Cloro Floro Carbon)’lann katalitik kimyasal reaksiyonları sonucu tahrip olmaktadır. 1985 yılında Antarktika üzerinde kış mevsiminde Ozon deliğinin görüşmesi uluslar arası çalışmaların başlamasına yol açmış ve 1987 yılında endüstrileşmiş ülkeler CFC’lerin ortadan kaldırılması için Montreal protokolünü imzalamıştır (Gordon, 2003:223224). CFC’ler tamamiyle insan kaynaklı olup, spreylerde itici gaz olarak, soğutucularda soğutma ve izolasyon maddesi olarak, klima sistemlerinde, elektronik sanayinde temizleme alanı olarak, sert ve yumuşak köpük üretiminde kullanılmaktadır. Ozon tahribatı etkisini dünyada, cilt kanseri sıklığı ve gözlerdeki katarakt sıklığındaki artışlarla, canlıların bağışıklık sistemindeki zayıflamayla, tarımdaki ürün verimliliğinin azalmasıyla ve okyanuslarda filo planktonların azalmasıyla göstermektedir (Lerner and Lerner, 2003a:420-421).

Orman Tahribatı:
Ormanların tahribatı ve yok edilmesi genelde insanların ormanlık alanları yakacak sağlama, yeni inşaat alanı yaratma gibi çeşitli nedenlerle yapılan çalışmalardır. Ormanların tahribatı iklimlerin değişmesi, kurak mevsim süresinin uzaması, su baskınları, erozyon, bitki ve hayvan türlerinin yok olması gibi birçok çevre ile ilgili sorunların ortaya çıkmasındaki önemli etkenlerden biridir (Lerner & Lerner, 2003b:226). Yapılan araştırmalarda 2005 yılında dünyadaki toplam orman alanının yaklaşık 4 milyar hektar olduğu ortaya çıkmış ve buda yaklaşık dünyadaki toplam kara alanının %30’unu kapsadığı belirtilmiştir. Son 30 yılda ormanların tahrip edilmesinde azalmalar olsa da bu durumun küresel ekolojik sorunlardan biri olduğu kaçınılmazdır. Diğer bir araştırmaya göre orman tahribatı hala yüksek bir seviyede devam etmekte ve yıllık 13 milyon hektar’a ulaşmıştır (Food & Agriculture Organization of the United Nations, 2005:14). Tropikal ormanları ise dünyamızın akciğeri olarak adlandırılabilir. Tropikal ormanlarda olan ağaçlar diğer yerlerde olan ağaçlara göre yaklaşık olarak %50 den fazla karbon tutarlar. Tabi bu oranlar, tropikal ormanlardaki ağaçların yok edilmesi ile diğer ormanlara nazaran daha fazla karbonun, Tropikal ormanlardan ortaya çıkacağını da göstermektedir (Moutinho & Schwartzman, 2005:15). Tropikal ormanlardaki rakamlara bakıldığında, Tropikal ormanların tahribatına kesin rakamlar vermek mümkün değildir. Uydu fotoğraflarına bakıldığında, Tropik ormanların tahribatının bahsedilen oranlardan %23 daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır (Achard, Frederic; Eva, Hugh D; Stibig,HansJurgen; Mayaux, Philippe, 2002:999). Diğer bir taraftan, yeni uydu fotoğraflarına göre amazon ormanlarındaki tahribatın, bilim adamlarının tahmin ettiğinden çok daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır (Jha, 2005:20).

Tan Baykal ve Hülya Baykal