Gündem dışı; Pınar Fidan olayı…

Malum konu tüm gündemleri değiştirdi. Geçen hafta ciddi ciddi İdlip nedeniyle Türk-Rus savaşı çıkar mı tartışıyorduk.

Nasıl olduysa oldu;yüzbinlerce insan ölse kimsenin pek haberden bile saymadığı, kendisine ulaşamayacak uzak diyarlar olarak düşündüğü Çin’den yola çıkan yeni bir virüs kapımızın önüne kadar geldi;Çinlilere verdiğinden aha çok zarar vermeye başladı. Üstelik Çin kendi virüsünü yenmiş, İtalya’ya yardıma gelmiş!..

Hep aynı şeyleri tekrarlamamak için twiterde gündem olan Stand-upçı Pınar Fidan’la ilgili tepkileri yazayım dedim.

Tuz-Biber isimli bir program yapan Fidan’ın oldukça netameli ve hessas bir konu üzerine ürettiği epeyce acemi ve beceriksiz espriler gereğinden çok büyük bir tepki ve protesto dalgasına neden olmuş görünüyor.

Alevilere karşı nefret ve düşmanca söylem, Madımak’ın yakılmasıyla alay etmek gibi bir dizi suçlama yapılmakta kendisine. Çokça küfür, aşağılama vb…

Merak edip videoyu izledim. (Aşağıda paylaşıyorum.)

Kendisinin hiç de Alevilere, Aleviliğe nefret, düşmanlık gayesi gütmediğini görüyorum. Tam tersine bu memlekette Alevilere saldırmanın ne kadar kolay olduğunu, ne kadar sahipsiz ve savunmasız olduklarını anlatmak için “Kara Komedi” yolunu seçmiş.

Bu arada Alevilerin Cemevlerine sahip çıkmadıkları eleştirisi ile, Alevileri katledenlerin ise rahatlıkla bunu yapabildiklerine dair iki önemli alt-metin var söylediklerinde.

Peki bir insan nasıl bu kadar yanlış anlaşılabilir ve tam tersi bir suçlamaya maruz kalabilir.

İnanç konusu Türkiye’de “hassas” bir mesele; soykırım, katliam gibi suçlar ise tüm dünyada kırmızı çizgileri olan “hassas” konular. Genç standupçı bu ağır sularda kulaç atacak kadar becerikli olmadığı için izleyen çok kişiyi kızdırabilecek bir ters ajitasyona yıl açmış. Bence sorun kendini iyi anlatamaması, kötü espriler…

Diğer yanda malum, sinirler gergin… Bir de iktidar sahiplerine tepki verirken on ölçüp bir dikenler; bir sanatçı,bir yazar,bir birey gibi güçsüz birileri olunca ölçüyü kaçırıveriyorlar. Tabi bu arada “Alevilik hoşgörüsüne ne oldu?” diye sormadan edemiyorum.

Pınar Fidan’ın demek istediği aslında şu:
Türkiye’de Alevilere saldırmak çok kolaydır, cezasızdır; herhangi bir koruması ve caydırıcılığı yoktur.

Örneğin, Saldırganların Cemevlerine saldırdıklarını duyarız ama bunun bir önemi yoktur çünkü Aleviler cemevlerine gitmiyorlar zaten. (Yani kurumlarını, ibadethanelerini korumuyorlar, onlara sahip çıkmıyorlar.) eleştirisi yapıyor.

Saldırganlar açısından Cemevlerine saldırmak yerine bir otel dolusu insanı yakmak daha cazip. (Çünkü böylece bir çok Alevi aydınını, sanatçısını kolaylıkla yakabildikleri gibi, cezasız kalabiliyorlar.) Yani Aleviler kendilerini koruyamadıkları gibi devlet de, hukuk da onları korumuyor… Hatta ben (cezasız kalmak bir yana ileride bakan, milletvekili olarak ödüllendirilmeleri de cabası!” diye eklerim…

Benim stand-upta seydiklerinden çıkardığım bu oldu…

Fakat başkaları demek ki bundan “nefret söylemi” çıkarabilmekteler.

İnançlar alay ve espri konusu olur mu? Elbette olur, niye olmasın! Avrupa’da ABD’de Hz.İsa ile, Kilise ile ilgili sanatçıların gün boyu yaptıkları, yazdıkları, çizdikleri esprilere biraz baksalar bir çoğunun kulakları kızarır. Veya şöyle düşünürler belki de: İsa ve Kiliseler bu alayı hakkediyorlar ama Muhammed ve ya Ali asla!

Sürgün, soykırım, katliam, işkence gibi insanlık suçlarıyla ilgili espriler, “kara mizah” diye bileceğimiz şeyler yapılamaz mı? Bunun kurbanları incitme, saldırganları cesaretlendirme ve bu olguları küçümseme gibi yanlışlara yol açma telikesi yok mu?

Evet! İşte bu yüzden hassas ve gerçekten profesyonellik incelik isteyen bir iş. Pınar Fidan olayında olduğu gibi amacının tam tersine insanları incitme, tepki çekme ihtimali de cabası.

Bunu miheng taşına vurmak için bugünlerde vizyonda olan Netfliks’te de izlenen ve Yabancı Film Oskarı da almış olan “JOJO RABİT” (Tavşan Coco) filmini izlemenizi öneririm.

Mizah, kabaca bir şeyle alay edip (kuyruğuna teneke bağlayıp eğlenmek) değil, derin bir felsefe ve eleştiri gücü demektir. Dinleyen de anlatandan ARİF olmalı tabii…

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları