Dersim’de binler, madencilik faaliyetlerine karşı yürüdü: İzin vermeyeceğiz, biz kazanacağız


Dersim’de madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen doğa ve çevre mitingine binlerce kişi katıldı.

Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun “Yaşam Alanlarımızı Savunacağız, Biz Kazanacağız” şiarıyla organize ettiği doğa ve çevre mitingine binlerce kişi katıldı. Dersim’in çeşitli bölgelerinde projesi oluşturulmuş maden arama faaliyetlerine ve ağaç kesimlerine karşı düzenlenen miting, Sanat Sokağı’ndan binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle başladı. Yürüyüş Seyit Rıza Meydanı’na kadar sürdü. Miting alanında, tertip komitesi adına konuşan komite başkanı Avukat Kenan Çetin, maden şirketlerinin çalışmalarına dikkat çekerek “İzin vermeyeceğiz, biz kazanacağız” dedi.

“Doğanın altı üstü şirketlere peşkeş çekiliyor”

Kapitalist talanın ve yağma düzeninin yaşam alanlarında katliamlar yapmaya devam ettiğini söyleyen Çetin, “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğanın altı ve üstü şirketlere peşkeş çekiliyor. Karadeniz’de başlatılan HES ve doğa talanına karşı Karadeniz halkının ölümüne vermiş olduğu mücadeleye rağmen hâlâ Artvin- Yusufeli’nde birçok yerde doğa kıyımı devam ediyor. Ormanlar ve dereler eko sistem; flora ve canlı yaşam yok ediliyor. Yine Kaz Dağlarında ve İliç’te altın arama çalışmaları bölge halkı için ciddi bir tehlike; halk adeta zehir soluyup zehir içiyor. Ege’de yaşam ağacı ve geçim kaynağı olan zeytin ağaçları maden ve betonlaştırma uğruna kesilerek yok ediliyor. Brezilya’dan gelen asbestli gemi Sao Paulo’ya karşı çevre örgütlerinin başarısı ve ülke girişine izin verilmemesi hepimize örnektir. Tarihi bir kent olan Hasankeyf, Pertek ilçemiz gibi onlarca köyümüz baraj altında bırakıldı. Doğa katliamı aylardır Şırnak, Hozat Ovacık’ta katledilen ormanlarla devam ediyor” diye konuştu.

“Dersim doğası saldırılarla karşı karşıya”

Dersim doğasının, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının uzun zamandır saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirten Çetin “Barajlar, HES’ler, Altın ve 4 -Gurup madenlere dair, açılan sahaların 13’ü Pülümür, 14’ü Ovacık, 4’ü merkez ilçe, diğer ilçeler ise daha az olmak üzere toplamında 40’a yakın saha yaban hayatına, suya, havaya, kutsal mekânlarımıza, küçükbaş hayvanımızın ve arılarımızın alanlarına toplamda 2 bin ailemizin geçimine saldırılıyor” dedi.

“Bir ağacın gölgesine hasret bırakılmak istiyorlar”

Dersim topraklarının önemli bir kısmının maden ruhsatlı ya da maden alanı olması için arama çalışması kapsamında olduğunu belirten Çetin, “Küresel düzlemde, kapitalizmin ihtiyaç duyduğu enerji ve maden kaynaklarının tüketilmesi, ulusların ve halkaların sömürülmesini, doğanın talan edilmesini amaç edinen sermaye grupları, bizleri ‘bir ağacın gölgesine’ hasret bırakmak istiyorlar. Buradaki yegâne amaç coğrafyamızın insansız bırakmaktır. Doğasever olmaktan çıkarmaktır. Suya sabuna dokunmayan insanlarla aylak bırakmaktır. Geçmiş ile geleceğin bağını koparmak ve yalnızlaştırmaktır” ifadelerini kullandı.

“Daha önce defalarca denendi”

Bunun daha önce defalarca denendiğini söyleyen Çetin, “Yaklaşık yüz elli yıl önce bentlerle, olmadı 38 soykırımı ile sonra 80’li yılarda, doksanlarda köy boşaltmalarla… Barajlarla denediler, darbelerle denediler, göçlerle… dendiler. Onlar insanımıza, doğamıza, kültürümüze, inancımıza, aşımıza, ekmeğimize saldırdılar. Biz Dersimliler olarak karşılarında dimdik durduk, yılmadık, direndik” dedi.

“Su kaynakları buzul göller yok edilecek”

Ekolojik öneme sahip bir bölümü Mili Park olan alanların da tehlike altında olduğunu söyleyen Çetin, “Su kaynakları buzul göller yok edilecek. Kullanılacak dinamitler sismik hareketleri ve depremi artıracak. Burada yürütülecek altın, kurşun çinko gümüş madencilik projesi, bütün Mezopotamya’yı Fırat havzasını zehirleyecek. Bölgede yaban hayat sahası oldukça geniş ve bitki çeşitliliği oldukça fazla, madencilik projeleri ve orman kesimi ile ekosistemin tamamen bitirilecek. Daha önce olduğu gibi tek vücut olup bu maden projelerine, orman kesimine karşı, ağaca, doğaya, bütün canlılara, hayata sahip çıkacağız. İzin vermeyeceğiz. Biz kazanacağız. Doğa kazanacak. Biraz daha kâr uğrana, dağlar, ovalar, yaylalar, ormanlar, köyler, sular yağmaya açılıyor. Günlerce İliç’teki madenden sızan siyanürü konuştuk, suya, doğaya verdiği telafisi imkansız zararların boyutlarını dahi bilmiyoruz” diye konuştu.

“Toprakların altını üstüne getiriyorlar”

Ülkenin en nadide ve el değmemiş doğa parçalarından birisi olan Dersim coğrafyası’nın, uzun süreden beridir, siyasi iktidarın iştahını kabarttığını söyleyen TMMOB ikinci başkanı Selçuk Uluata ise “Gözleri bu hırsla dolmuş iktidar, bu doğanın güzelliğini görmüyor. Bu güzel doğada yaşayan canlıların çeşitliliğini görmüyor. Bölgede yetişen binlerce endemik bitki türünün dünyaya kattığı zenginliği görmüyor. Buranın canlılığını, buranın renkliliğini, huzurunu görmüyorlar” dedi.

Önce baraj projeleriyle Munzur Vadisine göz dikildiğini söyleyen Uluata, “Ardından rekreasyon projesi adı altında Munzur Gözelerine dadandılar. Şimdi de yüzlerce maden projesiyle birlikte bu toprakların altını üstüne getirmek istiyorlar” diye konuştu.

Miting yapılan konuşmaların ardından, çekilen halaylarla sonlandı. (Evrensel)