Kaz Dağları’nda Ruhsat Kuşatması: 50 Kilometrelik Hat Boyunca Doğa Şirketlere Tahsis Edildi

Çanakkale merkezden Bayramiç ve Çan’a uzanan yaklaşık 50 kilometrelik hatta maden ruhsatlarının yoğunlaşması, Kaz Dağları’nda su kaynaklarını ve ekosistemi tehdit eden, geri dönüşü zor bir tahribatın devlet eliyle kurumsallaştığını ortaya koyuyor.

50 Kilometrelik Ruhsat Zinciri

Kazdağları Kardeşliği’nin paylaştığı güncel harita, Çanakkale merkezden Bayramiç ve Çan ilçelerine uzanan hatta maden ruhsatlarının parsel parsel dağıtıldığını gösteriyor. Bölge, başta altın madenciliği olmak üzere çok sayıda proje ile çevrelenmiş durumda. Söz konusu ruhsat alanlarının toplam büyüklüğü, Çanakkale şehir merkezinin 8–10 katına ulaşıyor.

Çevre örgütleri, bu yoğunlaşmanın tesadüfi değil, merkezi politikalarla şekillenen bir “madencilik koridoru”na işaret ettiğini vurguluyor.

Siyanürlü Madencilik Ve Su Kaynakları Tehdidi

Haritadaki en büyük alanlardan biri CVK Madencilik’e ait. Alamos Gold ve Cengiz Holding’in bölgede yarattığı tahribat hâlâ tartışılırken, CVK’ya verilen yeni siyanürlü altın madeni izinleri ekolojik riskleri büyütüyor. Ruhsat hattı, Çanakkale’nin ana içme suyu kaynakları olan Atikhisar ve Bayramiç barajlarını doğrudan etkileyen bir konumda yer alıyor.

Uzmanlar, siyanürlü madenciliğin bu ölçekte yayılmasının su güvenliği açısından “yüksek risk” anlamına geldiğini belirtiyor.

Rehabilitasyon Söylemi Ve Gerçeklik

Kirazlı’daki direnişin ardından bölgeden çekilen Alamos Gold için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen “rehabilitasyon” sözlerinin hayata geçirilmediği görülüyor. Şirketin ruhsat alanlarının Nurol Holding’e bağlı TÜMAD’a devredilmesi, söz konusu sahaların yeniden madenciliğe açılacağını gösteriyor.

Bu durum, çevre örgütlerine göre rehabilitasyon vaadinin, kamuoyu tepkisini yatıştırmaya yönelik bir söylemden öteye geçmediğini ortaya koyuyor.

Şehir Ölçeğinde Bir Yıkım

Çanakkale şehir merkezinin yüzölçümü yaklaşık 2 bin 500–3 bin hektar arasında. Sadece CVK Madencilik’in elindeki 8 bin 625 hektarlık ruhsat alanı, kentin yaklaşık üç katı büyüklüğünde. Beş ana şirketin (CVK, TÜMAD, Cengiz, Alamos, Koza) toplam ruhsat alanı ise 25 bin hektarı aşıyor.

Bu büyüklük, yaklaşık 35 bin futbol sahasına denk geliyor; başka bir ifadeyle Kaz Dağları’nda bir doğa parçası, kent ölçeğinde sanayi alanına dönüştürülmüş durumda.

“Bu Yıkıma Nasıl İzin Veriyorsunuz?”

Kazdağları Kardeşliği, Çanakkale Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü’ne sosyal medya üzerinden çağrıda bulunarak, “Çanakkale merkez, Bayramiç ve Çan’ın su kaynakları boyunca 50 kilometrelik madencilik hattına nasıl izin veriyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Açıklamada, kararların yalnızca çevreyi değil, toplumsal vicdanı da yaraladığı vurgulandı.

Yüzde 79’u Ruhsatlı Bir Dağ

TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine dayanan çalışmasına göre, Kaz Dağları’nı da kapsayan yaklaşık 1,7 milyon hektarlık alanın yüzde 79’u maden ruhsatlarıyla kaplanmış durumda. Bölgede 1.634 farklı ruhsat bulunuyor. Bu tablo, Kaz Dağları’nın fiilen koruma alanı olmaktan çıkarılıp madencilik havzasına dönüştürüldüğünü gösteriyor.


  • NHY / Kazdağları Kardeşliği paylaşımları, TEMA Vakfı, MAPEG verileri