BioNTech Almanya’dan taşınıyor: Türeci ve Şahin İngiltere’yi tercih etti


İlk Covid-19 aşısını geliştirerek dünya genelinde bir markaya dönüşen, BioNTech kurucuları ve Covid-19 aşısının mucidi Özlem Türeci ve Uğur Şahin şirketlerinin operasyonlarını Mainz şehrinden İngiltere’ye taşıma kararı alması Alman basınında gündeme oturdu.

Sıradaki hedefleri kanseri yenmek olan ikilinin kanser araştırmaları için ülkeden ayrılma kararının ardından önde gelen basın kuruluşlarından Bild, Berlin yönetimini ve ülkedeki bürokrasiyi eleştiren bir haber yaptı. İngiltere’de ilaç geliştiren şirketler ve yetkililer arasında daha yakın bir ilişki olduğu böylece sorunların daha hızlı aşıldığı belirtiliyor.

Covid-19 aşısını ilk bulan çift Almanya’yı terk ediyor

Almanya’nın Bild gazetesinde yer alan haberde, Almanya’nın yeni yetenekleri ve yükselen markaları ülkede tutmakta zorlandığını yazarken, “Covid-19 kahramanları bile ülkeyi terk ediyor” başlığıyla Berlin yönetimini eleştirdi.

Haberde, “Eskiden ‘Made in Germany’ bir kalite işaretiydi fakat bu artık değişti ve giderek daha çok şirket fabrikalarını ve araştırmalarını yurt dışında yapıyor. Ya da tamamen gidiyor. Son örnek Alman Covid-19 devi BioNTech” dendi.

BioNTech’in Alman bürokrasisi sebebiyle ülkeden ayrıldığına dikkat çekilirken, gazeteye konuşan 55 yaşındaki Profesör Dr. Özlem Türeci, “Almanya’daki siyasetçiler geçici çalışma şartları konusunda nihai karar vermeli” dedi.

Türeci, “Avrupa’da biyoteknoloji ekosistemlerinin teşviki ve ilgili yönetmelikler ve yönergeler için ve araştırmanın finansmanıyla bunun uygulamaya daha hızlı dönüştürülmesi” gibi sebeplerin kararlarında etkili olduğunu da söyledi.

Bild’in haberinde Bayer gibi medikal devlerin de ilaç sanayilerini ABD ve Çin gibi ülkelere taşımayı düşündüğü belirtildi. Kimya devi BASF’ın da Çin’de yeni bir fabrika inşa ettiği ve Ludwigshafen’da yaklaşık 40 bin işçinin tehlikede olduğuna işaret edildi.

Türeci ve Şahin’in mRNA temelli aşıları, korona ve kanser dışında, alzheimer-demans, sıtma ve verem gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele de çözüm olma potansiyeli taşıyor.