CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde Eber Gölü’nde yaptığı incelemelerde, gölün kuraklık kadar yanlış su politikaları ve ihmal nedeniyle yok olma noktasına geldiğini vurgulayarak iktidara “koruma unvanı var ama koruma yok” sözleriyle seslendi.
Yanlış Su Yönetimi Ve İhmal Krizi
CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Afyonkarahisar’daki Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu. CHP’li yöneticiler, belediye meclis üyeleri ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı saha ziyaretinin ardından basın açıklaması yapan Rızvanoğlu, gölün yalnızca iklim krizinin değil, uzun yıllardır süren yanlış ve plansız su yönetiminin sonucu olarak yok olma tehdidi altında olduğunu söyledi.
Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün Akarçay Havzası’yla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, “Burası sadece bir göl değil; doğanın, suyun, insanın ve geçimin bir arada var olduğu bütüncül bir ekosistemdir” dedi.
Koruma Statüsü Var, Koruma Yok
Eber Gölü’nün 1. Derece Doğal Sit Alanı ve “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünde olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, Anayasa’nın 63’üncü maddesinin devlete açık bir koruma yükümlülüğü getirdiğini vurguladı. Buna rağmen gölün kaderine terk edildiğini söyleyen Rızvanoğlu, “Koruma unvanı var ama koruma yok. Neden korumadınız?” diye sordu.
Gölün 146 kuş türü için yaşam alanı olduğunu, sazlıkların bölge halkı için temel geçim kaynağı oluşturduğunu ifade eden Rızvanoğlu, ekosistemin çökmesiyle birlikte sosyal ve ekonomik bir yıkımın da yaşandığını dile getirdi.
Dereler Kurudu, Yaşam Çekildi
Rızvanoğlu, kontrolsüz sulama ve aşırı su çekimi nedeniyle gölü besleyen derelerin büyük ölçüde kuruduğunu, bunun sonucunda su seviyesinin düştüğünü ve sucul yaşamın neredeyse sona erdiğini belirtti. Kuruyan sazlıklar, karaya oturmuş kayıklar ve göç eden kuşların, göldeki çöküşün somut göstergeleri olduğunu söyledi.
Göl suyunun kalitesinin 4. sınıf seviyesine düştüğüne dikkat çeken Rızvanoğlu, bunun “yaşamı doğrudan tehdit eden” bir kirlilik düzeyi anlamına geldiğini vurguladı. Sanayi kaynaklı atıkların ve denetimsiz su kullanımının Eber Gölü’nü Türkiye’nin en kirli göllerinden biri haline getirdiğini ifade etti.
“İklim Krizi” Söylemiyle İhmal Gizleniyor
İktidarın yaşanan tabloyu yalnızca iklim kriziyle açıklamasını eleştiren Rızvanoğlu, “Evet, iklim krizinin etkisi var ama burada aynı zamanda ciddi bir ihmal krizi var” dedi. Gölün su bütçesi korunmadan yapılan müdahalelerin ve çevresel denetimsizliğin ekolojik yıkımı hızlandırdığını belirtti.
Eber Sarısı gibi endemik türlerin yok olma tehlikesi altında olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, Türkiye’nin en büyük 12’nci gölünün her yıl biraz daha küçüldüğünü söyledi.
CHP’den Havza Temelli Su Yönetimi Vurgusu
Rızvanoğlu, CHP’nin yeni parti programında su kaynaklarının havza temelli, bilimsel ve korumacı bir yaklaşımla yönetilmesinin esas alındığını belirterek, “Yer altı ve yer üstü sularını birlikte koruyacağız. Plansızlığa, keyfiliğe ve ihmale son vereceğiz” dedi.
Eber Gölü’nün yaşamasının yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda bir yaşam ve geçim meselesi olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, iktidara çağrısını şu sözlerle yineledi:
“Dereler kontrollü akmadan, sanayi atıkları temizlenmeden, çiftçi desteklenmeden bu göl yaşayamaz. Eber Gölü için artık söz değil, icraat istiyoruz.”
- NHY / ANKA Haber Ajansı
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

















