back to top
Ana Sayfa Haber Bahçeli Yine Umut Dağıttı, Gerçekler Yerinde Sayıyor

Bahçeli Yine Umut Dağıttı, Gerçekler Yerinde Sayıyor

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin TBMM grup toplantısında kullandığı sert dil ve geniş vaatler, geçmişte gerçekleşmeyen söylemleri yeniden gündeme taşırken, “umut dağıtma” siyaseti ile iktidar pratiği arasındaki derin boşluk bir kez daha görünür oldu.

Söz Sert, İddia Büyük: “Kararımız Nettir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında hem iç hem dış politikaya dair son derece iddialı ve kapsayıcı mesajlar verdi. “Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge”, “Süper Güç Türkiye” gibi yüksek tonlu hedefler sıralayan Bahçeli, konuşmasını “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleriyle noktaladı.

Ancak bu cümle, içerdiği muğlaklık ve çelişkiler nedeniyle siyasi kulislerde olduğu kadar kamuoyunda da soru işaretleri yarattı. Bahçeli’nin, daha önce de benzer “nihai” ve “tarihi” çıkışlar yapmasına rağmen bu başlıkların büyük bölümünün somut bir karşılık bulmadığı hatırlatıldı.

Geçmiş Vaatler, Gerçekleşmeyen Başlıklar

Bahçeli’nin grup toplantılarında dile getirdiği pek çok iddialı söylemin zaman içinde sessizce rafa kalktığı biliniyor. “Beka” vurgusuyla başlayan süreçler, “terörün kökü kazınıyor” açıklamaları ve “siyasi tasfiye” imaları, çoğu zaman ya belirsizlikle sonuçlandı ya da iktidar pratiğinde karşılığını bulmadı.

Bu nedenle son konuşma, bir politika programından çok, siyasal atmosferi tahkim etmeye yönelik bir retorik mobilizasyon olarak değerlendiriliyor. Eleştiriler, Bahçeli’nin her yeni döneme yeni bir “umut paketi” ile girerken, önceki vaatlerin akıbetine dair hiçbir muhasebe yapmamasına odaklanıyor.

İktidar Ortağı Ama Belirsiz Sınırlar

Bahçeli’nin konuşmasında dikkat çeken bir diğer unsur, MHP’nin Cumhur İttifakı içindeki konumuna dair mutlak bir kararlılık vurgusu yaparken, bu kararlılığın iktidar politikalarına nasıl yansıyacağına dair netlik sunmaması oldu. Erken seçim tartışmalarını kesin bir dille reddeden Bahçeli, CHP ve muhalefeti hedef alırken, iktidarın ekonomik ve sosyal krizlere dair sorumluluğuna değinmedi.

Özellikle ekonomi, hayat pahalılığı ve toplumsal yoksullaşma başlıklarının tamamen dışarıda bırakılması, “umut” söyleminin geniş kitlelerin gündelik gerçekliğiyle temas etmediği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

Epstein Vurgusu Ve Küresel Ahlak Söylemi

Bahçeli’nin konuşmasında Jeffrey Epstein dosyalarına yaptığı vurgu da dikkat çekti. “Temiz siyaset ve temiz toplum” çağrısını küresel ölçekte dile getiren MHP lideri, Batı merkezli güç ilişkilerini ve ahlaki çöküşü hedef aldı. Ancak bu söylemin, Türkiye’deki siyasal etik tartışmalarıyla neden ilişkilendirilmediği sorusu yanıtsız kaldı.

Muhalif çevreler, küresel ahlaksızlık örnekleri üzerinden yapılan eleştirilerin, iç siyasetteki şeffaflık ve hesap verebilirlik sorunlarını gölgelemek için kullanıldığı görüşünde.

Umut Dağıtmak Kolay, Karşılamak Zor

Bahçeli’nin grup toplantısı, bir kez daha siyasal söylem ile siyasal sonuç arasındaki mesafeyi gündeme taşıdı. Önüne gelene “umut” dağıtan bir dilin, bu umutların nasıl ve hangi araçlarla gerçeğe dönüşeceğine dair somut bir yol haritası sunmaması, eleştirilerin ortak noktası oldu.

Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu söylemleri ne ölçüde sahipleneceği ve iktidar pratiğine ne kadar yansıtacağı merak konusu. Ancak mevcut tablo, umutların yeniden yükseltildiği, gerçeklerin ise yerinde saydığı bir siyasal döngünün devam ettiğine işaret ediyor.


  • NHY / MHP TBMM Grup Toplantısı Konuşması