Ankapark: Yeni bir üretim ilişkileri modelinden çürüyen maketlere


Ormana dönüşen bir bataklığın; şeffaflık, hesap verebilirlik, kamu kaynaklarının verimli kullanımı ve temel demokratik hukuk devleti ilkelerinin hiçe sayılması ile yeniden çoraklaşma hikayesini izledik. Elbette bedel, 750 milyon doların çok üzerinde.

1925 yılında, Mustafa Kemal Atatürk tarafından satın alınarak kuruluş çalışmaları başlatılan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ); Cumhuriyet’in yeni üretim modelinin hayata geçirileceği bir alan olarak tasarlandı. Çağdaş tarımsal üretimin bilimsel yöntem ve araçlarının yaratacağı farkın daha da belirgin olacağı çorak bir bataklık arazisi, olumsuz toprak ve iklim koşullarına karşın seçildi. 1937 yılında Atatürk tarafından Hazine’ye bağışlandığında temel makineli tarım aletlerinin üretildiği, coğrafyanın koşullarına uygun hayvan türlerinin yetiştirilip çoğaltıldığı, tahıl ürünlerinin güçlendirilerek ıslah edildiği bir yer haline gelmişti.

Meyve suyu fabrikası, bal ve dondurma fabrikası, ziraat aletleri ve demir üretim ve onarım fabrikası, yapağı ve tiftik üretim merkezi, süt ve süt ürünleri imalathaneleri, deri fabrikası, malt ve bira fabrikasıyla AOÇ, tarımsal hammaddeye dayanan sanayi üretimine de öncü bir model oluşturdu.[1] Tüm bu üretim halka ucuz bir biçimde sunularak değerlendirildi. Halkın kullanımına açık yüzme havuzlarının, mesire yerlerinin yanı sıra çalışanların yararlandığı eğitim kurumları ve sosyal tesisleri ile Cumhuriyet’in kentleşme modelini yansıtan, tarımsal üretim ve emek ilişkilerini dönüştüren bir simge haline geldi.[2]

Bugün Atatürk Orman Çiftliği neyin simgesi?

2013’ten beri milyonlarca dolarlık maliyetiyle tartışılan; yurt dışından getirilen plastik yığını dinazor maketleri ve çürüyen metal yığını oyuncaklarıyla Ankapark, ne yazık ki yolsuzluğun simgelerinden olmaya aday. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Ankapark; imar ve ihale süreçleri, maliyet ve masrafları ile sıklıkla tartışıldı. Başından sonuna; denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından, kamu kaynaklarının verimli kullanımı açısından kötü yönetimin çarpıcı tezahürü haline gelen AOÇ’deki yapılaşma, işletmelerin iflasıyla yeni bir sürece girdi.

İlgili tüm sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının itirazlarına karşın, kentin ihtiyaçlarının tartışıldığı ortak karar alma süreçleri işletilmeden, ele geçirme anlayışıyla yürütülen sürecin çok boyutlu maliyeti elbette 750 milyon doların çok üzerinde. Yapılaşma; yıkıcı bir projeydi ve tamamlanması için yasama, yürütme ve yargı mekanizmalarının da kontrol altına alınması, demokratik bir hukuk devletinin temel ilkelerinin yok sayılması gerekti.

Meclis KİT Komisyonuna gönderilen Sayıştay denetim raporlarında, AOÇ orman arazisine yasalara aykırı olarak inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Ankapark ile ilgili bölümlerin sansürlendiği, arazinin imar durumuna ilişkin bölümlerin çıkarıldığı meslek kuruluşlarınca dile getirildi. Konuya dair tespitler içeren 2013 Sayıştay raporu yayından kaldırıldı.[3]

Denetim ve şeffaflık eksikliği ihalelerden maliyetlere birçok alanda geçerli. Maliyeti hakkında sayısız soru önergesi verilen Ankapark için yıllar içinde resmi ağızlardan, hiçbir belgeye dayanmayan birçok sayı ortaya atıldı. Açılışı sırasında 1 milyar 396 milyon TL olarak ifade edilmiş olsa da bugün, Ankara Büyükşehir Belediyesinin açıkladığı 750 milyon dolarlık maliyete ancak cılız itirazlar var.[4]

Bugüne nasıl gelindi?

Teklif iletilmeyen dört ihalenin ardından, Çinli ve Türk şirketler konsorsiyumu olan GBM Ticaret A.Ş. ile Çelik Ortak Girişim Grubu; yıllık 26 milyon 400 bin lira üzerinden 29 yıllığına işletme hakkı kazandı. İhalede şirketlerin, sadece Çin’den, 3. yıl sonunda 500 bin yabancı turist taahhüt ettiği belirtildi.[5] Şirketin birinci yıl hedefi yerli yabancı toplam 5 milyon turist idi.[6] Altıncı ayda çalışanların maaşlarının ödenmediği, parkın enerji giderlerinin karşılanamadığı ortaya çıktı. Eylül 2019’da Ankara esnafına yaklaşık 5 milyon TL borcu bulunan işletmeye haciz işlemleri uygulanmaya başlandı.[7] Borçları nedeniyle elektrikleri kesilen Ankapark Şubat 2020’de el değiştirdi.[8] Yeni işletmecilerin de iflasını önleyemediği parkın, çok geçmeden Ankara Büyükşehir Belediyesine devredilmesi bekleniyor.[9]

Yıllar içinde imar değişiklikleriyle 52 bin dekarlık arazisinin 2/3’ünü yapılaşmaya kaybeden AOÇ, 1998’de 1. derece doğal sit alan ilan edildi.[10] AOÇ arazisi ile ilgili her türlü imar planı değişikliği yapma yetkisinin 2006 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devrini sağlayan yasal değişiklik sonucunda, yeni bir yapılaşma ve yıkım evresine girildi.[11] 2006 yılına kadar AOÇ ile ilgili tüm kararlar için Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanun çıkarılması gerekiyordu. AOÇ arazisinin niteliği, 2011 yılında 3. derecede doğal sit alanı olarak değiştirildi. Hemen ardından da Cumhurbaşkanlığı Sarayının temelleri atıldı, Çiftlik içindeki hayvanat bahçesi kapatılarak Ankapark’ın inşasına başlandı. İhaleden yıllar sonra işletmeye açılabilmesinin önünde hala yasal engeller bulunan Ankapark, 2018 yılında yine bir torba kanun içine yerleştirilen duruma özel hukuki düzenlemelerle AOÇ’ye yönelik “üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamayacağına” dair yasal engel aşıldı. Danıştay’a taşınan dava süreçleri dikkate alınmadan inşaatlara başlandı.[12]

2000 kişi istihdam edileceği, yıllık 10 milyon turist çekerek 50 milyon TL’nin üstünde gelir getireceği iddia edilen Ankapark bugün, başka bir üretim ve yönetim modelinin ve belki de başka türlü bir bataklığa dönüşümün simgesi.[13] Ankapark; kuşkulu ihaleler, ısmarlama kanunlar ve imar değişiklikleri, torba yasalara gizlenen kritik değişiklikler, uyulmayan yargı kararları, rant yaratma ve dağıtma politikaları, yasama ve yargının denetiminin engellenmesi, bilimsel değerlendirmelerin hiçe sayılarak ilgili meslek kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin dışlandığı bir sürecin çarpıcı simgelerinden biri olarak hatıralancak.


[1] http://aocarastirmalari.arch.metu.edu.tr/devrim-tarim-modernlesme-2/

[2] https://www.journalagent.com/jas/pdfs/JAS_5_2_225_256.pdf

[3] http://politeknik.org.tr/meclise-gonderilen-aoc-sayistay-raporuna-kacak-saray-ankapark-torpusu/

[4] https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-49915204

[5] http://aocmucadelesi.org/index.php?Did=1772&Page=5

[6] https://www.hurriyet.com.tr/seyahat/ankapark-wonderland-eurasia-yarin-kapilarini-aciyor-41154492

[7] https://www.birgun.net/haber/cilgin-proje-coktu-269241

[8] https://t24.com.tr/haber/aoc-arazisine-750-milyon-dolar-harcanarak-insa-edilen-ve-kapatilan-ankapark-a-yeni-isletmeci,860752

[9] https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ankaparka-el-koyabilir-280268h.htm

[10] https://www.dw.com/tr/par%C3%A7a-par%C3%A7a-kopar%C4%B1lan-atat%C3%BCrk-orman-%C3%A7iftli%C4%9Fi/a-49965300

[11] http://aocarastirmalari.arch.metu.edu.tr/davalar-ve-riskler/

[12] http://www.aocmucadelesi.org/_media/5/4379.pdf

[13]https://www.birgun.net/haber/ankapark-kapandi-isciler-alacaklarini-istiyor-287785