Silivri Kadın Koğuşundan Tanıklık: Hastalık Yayılıyor, Dayanışma Ayakta Tutuyor

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, kadın koğuşunda yayılan hastalık koşullarını ve mahkûmlar arasında gelişen dayanışmayı anlattığı paylaşımıyla, cezaevi koşullarına ve kamunun sorumluluğuna dair çarpıcı bir tanıklık sundu.

Silivri’den Günlük Hayata Dair Bir Tanıklık

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, sosyal medya hesabından paylaştığı metinde, kadın koğuşunda viral bir hastalığın yayıldığını ve mahkûmların zor koşullarla baş etmeye çalıştığını aktardı. Tekin’in anlatımına göre, hastalık koğuşta hızla yayılırken, temel ihtiyaçlara erişim sınırlı; mahkûmların ilk talebi ise bir tas çorba, ıhlamur ve aile özlemi oluyor.

Tekin, cezaevinde “ailenin” bambaşka bir biçimde yeniden kurulduğunu vurguladı. Soğuk beton duvarlar arasında kadınların sessizce birbirine tutunduğunu belirten Tekin, “Kimse ‘ben’ demiyor; birinin ateşi varsa hepimizin eli onun alnında” sözleriyle koğuş içindeki kolektif dayanışmayı tarif etti.

Sağlık Hizmetleri Ve Dayanışma Arasında Hayatta Kalma

Paylaşımda, hasta bir oda arkadaşının durumu üzerinden cezaevi gerçekliği somutlaştırılıyor. Avukat görüşüne çıkan Tekin’in aklı, geride kalan arkadaşının ne yiyip içebileceğinde kalıyor. Koğuşa döndüğünde ise bitki çayları, küçük tabaklar ve üzeri örtülmüş bir kaseyle karşılaşıyor. Emekli bir öğretmen olan “Şükran Hoca”nın hazırladığı hasta çorbası ve diğer mahkûmların katkıları, dayanışmanın günlük hayatta nasıl örgütlendiğini gösteriyor.

Tekin ayrıca koğuşun başhekiminin ve mahkûmlar arasındaki gönüllü “asistanlığın” önemine dikkat çekiyor. İlaçların ne zaman içileceğinden, ne yenip içilmemesi gerektiğine kadar bilgilerin tek tek aktarılması, resmî sağlık hizmetlerinin yetersizliğini dolaylı biçimde ortaya koyuyor.

Cezaevi Koşulları Ve Kamusal Sorumluluk Tartışması

Oya Tekin’in yedi aydır süren tutukluluğu boyunca aktardığı bu tablo, cezaevlerinde sağlık koşulları ve insan onuruna yakışır yaşam hakkı tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Hastalığın yayıldığı, öksürük seslerinin arttığı bir ortamda dayanışmanın büyüdüğünü vurgulayan Tekin, “Kadın koğuşunda iyileşmek ilaçla değil, birinin sessizce yanına oturmasıyla başlıyor” ifadeleriyle sistemin bıraktığı boşluğun mahkûmlar tarafından doldurulduğunu ima ediyor.

Bu tanıklık, Türkiye’de cezaevi koşullarına ilişkin süregelen eleştirileri ve özellikle tutuklu siyasetçilerin durumunu bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.


  • NHY / Oya Tekin’in sosyal medya paylaşımı (Silivri Cezaevi)