Ekonomist İnan Mutlu’nun paylaştığı FAO–TÜİK verilerine dayalı grafik, son iki yılda küresel gıda fiyatlarının yatay seyrederken Türkiye’de endeksin iki buçuk katına yaklaşarak yapısal bir krize dönüştüğünü ortaya koydu.
Grafiğin Söylediği: Aynı Dönem, Farklı Hikâyeler
Ekonomist İnan Mutlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı “Gıda Fiyat Endeksi (Haziran 2023=100)” grafiği, dünya ile Türkiye arasındaki derin ayrışmayı net biçimde gözler önüne seriyor. FAO ve TÜİK verilerine dayanan grafiğe göre, Haziran 2023’te 100 kabul edilen endeks, dünya genelinde Mart 2025 itibarıyla 101,09 seviyesinde kaldı. Bu, küresel ölçekte gıda fiyatlarının yaklaşık iki yıl boyunca neredeyse yerinde saydığını gösteriyor.
Türkiye’de ise aynı endeks, aynı dönemde 247,24’e yükseldi. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de gıda fiyatları iki yıl içinde yaklaşık yüzde 147 arttı. Mutlu’nun vurguladığı temel nokta, bu artışın küresel eğilimlerle açıklanamayacak kadar yüksek olduğu.
Küresel Denge, Ulusal Kriz
Grafik, 2023 ortasından itibaren dünya gıda fiyatlarının sınırlı dalgalanmalarla yatay bir seyir izlediğini ortaya koyuyor. Pandemi ve savaş kaynaklı şokların ardından küresel piyasalarda arz dengesi büyük ölçüde sağlanmış durumda. Buna karşın Türkiye eğrisi, neredeyse kesintisiz bir yükseliş gösteriyor.
İnan Mutlu’nun notunda altı çizilen eleştirel nokta şu: Küresel fiyatlar artmazken Türkiye’deki sert yükseliş, dışsal faktörlerden çok iç politikaların sonucu. Döviz kuru politikası, tarımda artan girdi maliyetleri, üretici desteklerinin yetersizliği ve aracılık zincirindeki yapısal sorunlar, gıda enflasyonunu kalıcı hâle getiriyor.
Gelir Erozyonu Ve Sosyal Sonuçlar
Uzmanlara göre bu tablo, yalnızca bir fiyat artışı değil, aynı zamanda ciddi bir gelir erozyonu anlamına geliyor. Gıda harcamalarının toplam gelir içindeki payı düşük ve orta gelirli hanelerde hızla yükselirken, reel alım gücü sert biçimde geriliyor. Mutlu’nun paylaşımı, “dünya ile aynı gemideyiz” söyleminin gıda enflasyonu açısından geçerliliğini yitirdiğine işaret ediyor.
Ekonomistler, gıda fiyatlarındaki bu kopuşun sosyal etkilerinin daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuyor. Ücret artışlarının gıda enflasyonunun gerisinde kalması, yoksullaşmayı hızlandıran temel dinamiklerden biri olarak öne çıkıyor.
- NHY / FAO Gıda Fiyat Endeksi, TÜİK verileri, Ekonomist İnan Mutlu’nun sosyal medya paylaşımı
















