Grammy Ödülleri’nde Donald Trump’ı hedef alan siyasi espriler yapan sunucu Trevor Noah’a yönelik dava tehdidi, otoriter liderlerin eleştiri ve mizaha karşı benzer reflekslerle hareket ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Grammy Gecesi Siyasallaştı
Bu yılki Grammy Ödülleri, müziğin ötesine taşarak ABD’deki güncel siyasal gerilimlerin sahnesine dönüştü. Birçok sanatçı, Trump yönetiminin göç politikalarını protesto etmek amacıyla “ICE out” rozetleri takarken, Billie Eilish ve Bad Bunny gibi isimler konuşmalarında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) operasyonlarının yol açtığı hak ihlallerine dikkat çekti. Gecenin sunucusu Trevor Noah da Trump’ı hedef alan sert ve alaycı esprileriyle bu politik atmosferi daha da görünür kıldı.
Mizah Ve İktidar Arasındaki Gerilim
Noah’ın, Trump’ın Grönland’a yönelik geçmişteki çıkışlarına ve Jeffrey Epstein göndermesine uzanan esprileri, ABD Başkanı’nın sert tepkisini çekti. Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada Grammy törenini “izlenemez” olarak nitelendirirken, Noah’ı “başarısız ve yeteneksiz” olmakla suçladı. En dikkat çekici çıkış ise, Noah’a karşı dava açılacağını duyurması oldu. Bu tehdit, mizahın ve eleştirinin hukuki baskı araçlarıyla bastırılmak istendiği yönündeki endişeleri güçlendirdi.
Otoriter Reflekslerin Küresel Dolaşımı
Trump’ın bu çıkışı, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yakından tanınan bir yöntemi hatırlatıyor: siyasi iktidarın, eleştirel sesleri yargı tehdidiyle sindirme çabası. Uzmanlara göre otoriter liderler, birbirlerinin pratiklerini hızla öğreniyor ve benzer araçları farklı ülkelerde devreye sokuyor. Basın özgürlüğü ve ifade hakkı açısından bu tür tehditler, yalnızca bireysel bir polemik değil, demokratik alanın daralmasına işaret eden yapısal bir sorun olarak değerlendiriliyor.
- NHY / ntv.de, Reuters, AP
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















