6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Kadıköy’de bir araya gelen depremde yakınlarını kaybeden aileler, yaşananların “kader” değil, öngörülebilir ve önlenebilir bir ihmal zincirinin sonucu olduğunu vurgulayarak sorumluların tamamının yargılanmasını istedi.
Kadıköy’de Anma, Meydanda Hesap Sorusu
Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda düzenlenen anmada, 6 Şubat 2023 depremlerinde yaşamını yitirenler karanfiller ve fotoğraflarla anıldı. Meydanda “6 Şubat’ın hesabı sorulacak” sloganları yükselirken, katılımcılar karanfilleri denize bıraktı. Anmaya depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra yurttaşlar ve CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Seyhan da katıldı.
Aileler, üçüncü yılda da adalet taleplerinin karşılık bulmadığını belirterek, yargı süreçlerindeki gecikmelere ve sınırlı sorumluluk anlayışına tepki gösterdi.
“Yasımızı Erteledik, Üç Yıldır Adalet Arıyoruz”
Platform Sözcüsü Döne Kaya, depremin yıldönümünde farklı bir şehirde anma yapmayı bilinçli olarak tercih ettiklerini söyledi. Deprem bölgesinde mağduriyetin hâlâ sürdüğünü vurgulayan Kaya, “Yasımızı bir kenara koyduk ve üç yıldır mahkeme salonlarında adalet arıyoruz. Ancak üç yıldır beklediğimiz adalet gelmedi” dedi.
Kaya, resmi rakamlara göre en az 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, depremin “kader” ya da “asrın felaketi” olarak tanımlanmasına itiraz etti. AFAD ve ilgili kurumların 2020–2021 yıllarında hazırlanan raporlarla bölgedeki deprem riskini bildiğini vurgulayan Kaya, “Öngörülen bir depreme rağmen önlem alınmadı. Bu nedenle sorumluluk yalnızca müteahhitlere yüklenemez” ifadelerini kullandı.
Hukuki Süreçler Ve “Geciken Adalet” Eleştirisi
Avukat Seher Eriş, üç yıldır süren yargılamalarda ciddi hukuki engellerle karşılaşıldığını belirtti. Yapı tasarımından denetime, ruhsat süreçlerinden merkezi idareye kadar geniş bir sorumluluk zinciri bulunduğunu söyleyen Eriş, “İmar barışları, hukuka aykırı yapıların para karşılığı yasallaştırılmasıdır ve başlı başına bir suç düzenidir” dedi.
Valiliklerin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni vermemesi nedeniyle birçok dosyanın ilerlemediğini ifade eden Eriş, “Üç yıldır geciken yargılama, geciken adalet, adalet değildir” diyerek yargılamaların taksirle değil, “olası kast” üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Mezarsız Yaslar Ve Bitmeyen Bürokrasi
Depremde anne ve babasını kaybeden Yiğit Göktuğ Torun, birçok ailenin hâlâ mezarsız olduğunu söyledi. Gaiplik kararları ve bürokratik engeller nedeniyle yas tutmanın bile mümkün olmadığını belirten Torun, “Annemle babamın bir mezarı yok. Biz hâlâ acımızı anlatmak zorunda bırakılıyoruz” dedi.
Torun, İstanbul’un da bir deprem kenti olduğuna dikkat çekerek, adalet mücadelesinin yalnızca kayıplar için değil, yeni kayıpların önlenmesi için sürdürüldüğünü ifade etti.
“Ben O Gözyaşlarını Hâlâ Dökemedim”
Adıyaman’daki Akgül Apartmanı’nda eşini ve iki çocuğunu kaybeden Selman Demirci ise yaşadıklarını anlatırken, depremin ilk günlerindeki yalnızlığa dikkat çekti. Cenazelerin dördüncü günde çıkarıldığını söyleyen Demirci, “Ben o gözyaşlarını hâlâ dökemedim. Çünkü orada kurtarılması gereken başka canlar vardı” dedi.
Demirci, yardım ve koordinasyon eksikliğini vurgulayarak, “Güçlü olmak zorundaydım. Ama aslında güçlü değildim. O çığlığı hâlâ atamadım” sözleriyle yaşanan travmanın sürdüğünü anlattı. İstanbul halkına ve tüm topluma dayanışma çağrısı yaptı.
“Bu Deprem Unutulmayacak”
Adalet Peşinde Aileleri Platformu adına konuşan Eren Can ise adalet mücadelesinin bir hafıza mücadelesi olduğunu belirterek, “Bu suça kader dendi, görmezden gelindi. Ama hiçbir karanlık bu yaşananları unutturamaz” dedi. Can, vazgeçmeyeceklerini ve helalleşmeyeceklerini vurguladı.
- NHY / ANKA, Adalet Peşinde Aileleri Platformu Açıklamaları
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.














