Çocuğunuz depresyonda olabilir mi?

“Çocukta depresyon mu olurmuş?”
“ Depresyona girmesi için de bir sebep göremiyorum, yediği önünde, yemediği arkasında”
Tabiki, anne- babalar çocukları için her şeyi yapmaktadır ve çocuğun depresyona girmesi için hiçbir sebep yoktur…

Günlük yaşamda depresyonu genellikle yetişkinlerin yaşadığı düşünülür. Oysaki, çocuk ve ergenlerde de sık görülen depresyon, çocukların sosyal ilişkilerini ve okul performansını şiddetli ölçüde etkileyen psikolojik bir hastalıktır.

Dünya Sağlı Örgütü (World Health Organization) ‘nün 7 Nisanda yayınladığı raporda; dünya genelinde 322 milyon ve Türkiye’de ise 3 milyonun üzerinde insanın depresyondan muzdarip olduğu belirtildi.

ABD’de yapılan araştırmalarda depresyon sıklığı okul öncesi dönemde %0.9, okul çağındaki çocuklarda %1.90, adolesanlarda %4.7 olarak bildirilmiştir. Ayrıca; ”nörolojiye baş ağrısı için getirilen çocukların %40’ında depresyon” saptanmıştır.

Depresyon, çökkün ruh hali, hayattan zevk alamama, karamsarlık gibi zihinsel ve bedensel belirtilerle kendini gösteren, modern çağın en yaygın psikolojik hastalıklarından biridir.

Çocuk-ergen ve yetişkin depresyonunu tanımlamak için klasik tanı kriterlerini baz alsakda, klinik tabloda hastalığın seyri çocuk ve ergende farklılıklar gösterir. Erişkinler daha içine kapanırken, çocukta daha fazla inatlaşma ve öfke hali vardır. Çocukluk çağındaki depresyon genel hatları ile, ”okul öncesi ve okul çağı” olarak iki bölümde incelenir.

okul öncesi dönemde en sık görülen belirtiler

⦁ Duygu durumda anlık değişiklikler
⦁ Hırçınlık ve aşırı hareketlilik
⦁ Kendine ve çevresine zarar verme
⦁ Uyku ve yeme problemleri
⦁ Masturbasyon
⦁ Alt ıslatma, kaka kaçırma, parmak emme gibi davranışlar
okul çağı döneminde en sık görülen belirtiler
⦁ Dikkat eksikliği ve öğrenme problemleri
⦁ Akademik başarıda düşüş, okula gitmemek için bahaneler
⦁ Huzursuz davranışlar ve ağlamaklı haller
⦁ Sevilmediği düşüncesi
⦁ Sık sık fikir değiştirme
⦁ Enerji azalması ve sevdiği aktivitelerden uzaklaşma
⦁ Aşırı alınganlık, öfke patlamaları ve düşmanca tavırlar
⦁ Reddedilme ve başarısızlık karşısında aşırı duyarlılık
⦁ Baş ağrısı, kas ağrısı, mide sorunları gibi nedensiz fiziksel şikayetlerde artma
⦁ Arkadaşlarla oyun oynamaya karşı ilgi kaybı
⦁ Arkadaşları ile iletişimde sorunlar, sosyal izalasyon
⦁ Ölüm korkusu, sıklıkla ölümden söz etme

Aileler tarafından kabul edilmesi kimi zaman zor olsada geç kalmadan çocuk alanında uzman bir psikiyatriste başvurulmalıdır. Tedavide çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi de göz önünde tutularak, depresyonun şiddetine ve türüne göre psikoterapi ve antideprasan tedavisi uygulanmalıdır. Ayrıca, bu süreçte aile ve okul işbirliği içinde olmalı, altta yatan nedenler araştırılmalı ve gerekli destek de verilmelidir.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları