Almanya’da 17,6 milyon kişi yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya; Federal İstatistik Dairesi verileri, küresel gelir adaletsizliğinin Avrupa’nın en büyük ekonomisinde de sosyal devletin sınırlarına dayandığını gösteriyor.
Yoksulluk Riski Genişliyor
Almanya Federal İstatistik Dairesi’nin (Destatis) açıkladığı güncel verilere göre, ülkede yaklaşık 17 milyon 600 bin kişi yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Bu sayı, nüfusun yüzde 21,2’sine karşılık geliyor ve bir önceki yıl kaydedilen yüzde 21,1’lik oranın hafif de olsa üzerine çıkıyor. Özellikle gelir yetersizliği, maddi ve sosyal yoksunluk ile düşük işgücüne katılım, riskin temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
AB tanımına göre, medyan gelirin yüzde 60’ının altında kazananlar yoksulluk riski altında kabul ediliyor. Almanya’da bu eşik, yalnız yaşayanlar için aylık 1.446 euro, iki yetişkin ve iki çocuklu haneler için ise 3.035 euro olarak hesaplanıyor.
Yalnızlar, İşsizler Ve Emekliler Daha Kırılgan
Veriler, yoksulluk riskinin toplumsal olarak eşitsiz dağıldığını ortaya koyuyor. Yalnız yaşayanların yüzde 30,9’u, tek ebeveynli hanelerin ise yüzde 28,7’si bu riskle karşı karşıya. İşsizler yüzde 64,9 ile en yüksek orana sahip grup olurken, istihdam dışındaki diğer kişilerde bu oran yüzde 33,8’e ulaşıyor. Emekliler de yüzde 19,1’lik oranla ortalamanın üzerinde etkileniyor.
Uzmanlara göre bu tablo, küresel sermayenin emeği giderek görünmez kıldığı ve gelir dağılımındaki uçurumun derinleştiği bir dönemde Almanya’nın da istisna olmadığını gösteriyor.
Sosyal Devlet Tartışması Yeniden Alevlendi
Açıklanan rakamlar, Almanya’da sosyal devletin işlevselliğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Alman Çocuk Yardım Örgütü (Deutsches Kinderhilfswerk), çocuk yoksulluğunun uzun vadeli toplumsal maliyetlerine dikkat çekerek çocuklara yönelik kamusal yatırımların artırılması çağrısında bulundu. Örgütün Genel Müdürü Holger Hofmann, mevcut sosyal politikaların çocuk yoksulluğunu azaltmada yetersiz kaldığını savundu.
Sendikalara yakın Hans Böckler Vakfı ise sorunun yapısal boyutuna işaret ediyor. Vakfın Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Direktörü Bettina Kohlrausch, artan yoksulluğun sosyal devlet tartışmalarında yeterince yer bulmamasını eleştirerek, “Zengin bir ülkede yoksulluğun artması, sosyal devlet kurumlarının açık bir başarısızlığıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Eşitsizlik Derinleşirken Dağıtıcı Etki Zayıflıyor
Araştırmalar, Almanya’da gelir eşitsizliğinin arttığını ve sosyal devletin yeniden dağıtıcı etkisinin son yıllarda zayıfladığını ortaya koyuyor. Analistler, küresel ekonomik dalgalanmalar, artan yaşam maliyetleri ve güvencesiz istihdamın, sosyal koruma mekanizmalarını aşındırdığına dikkat çekiyor. Bu durum, Almanya örneğinde olduğu gibi, “refah devleti” modelinin sürdürülebilirliğine dair soruları Avrupa genelinde daha da görünür kılıyor.
- NHY / Almanya Federal İstatistik Dairesi (Destatis), Alman Çocuk Yardım Örgütü (Deutsches Kinderhilfswerk), Hans Böckler Vakfı, dpa, epd
- ABD’nin Terör Gerekçesi, Petrol Coğrafyasında Yeni Askeri Hatlar Açıyor - 4 Şubat 2026
- İmamoğlu Ve Yanardağ’a “Siyasal Casusluk” Davası - 4 Şubat 2026
- Le Monde: Trump’ın İkinci Perdesi Liberal Demokrasiyi Hedef Alıyor - 4 Şubat 2026















