back to top
Ana Sayfa Haber Dünya Latin Amerika’da Seçilmiş İktidarların Kendi Kendini Tasfiyesi: “Oto-Darbe” Geleneği Neden Sürüyor?

Latin Amerika’da Seçilmiş İktidarların Kendi Kendini Tasfiyesi: “Oto-Darbe” Geleneği Neden Sürüyor?

The Collector yazarı Kristen Jancuk’a göre Latin Amerika’da bağımsızlıktan bugüne uzanan “oto-darbe” (autogolpe) pratiği, zayıf kurumlar, askerî miras ve güçlü lider kültü üzerinden 21. yüzyılda dahi demokrasiyi içerden aşındırmayı sürdürüyor.

Oto-Darbe Nedir Ve Neden Bu Kadar Yaygın?

Oto-darbe, seçimle iktidara gelen bir liderin, yasama ve yargıyı devre dışı bırakarak tüm yetkileri kendisinde topladığı gayrimeşru bir yönetim biçimini ifade ediyor. The Collector’da yayımlanan analizinde Kristen Jancuk, bu olgunun adının ve pratiğinin özellikle Latin Amerika’da kök salmasının tesadüf olmadığını vurguluyor. İspanyol sömürgeciliğinin ardından oluşan iktidar boşluklarında asker kökenli “caudillo”ların yükselişi, demokratik denge-denetleme mekanizmalarının hiçbir zaman tam anlamıyla kurumsallaşamamasına yol açtı.

Bu tarihsel miras, halkın ve siyasal elitlerin güçlü lidere itaati olağan görmesine neden olurken, çok başlı demokratik yapılar kalıcı biçimde zayıf kaldı. Jancuk’a göre oto-darbe, tam da bu gerilim noktasında, yani seçilmiş liderlerin iktidarlarını sınırlayan kurumlara tahammül edemediği anda ortaya çıkıyor.

Tarihten Günümüze Oto-Darbe Örnekleri

19.yüzyılda Meksika’da Antonio López de Santa Anna’nın kongreyi feshetmesi ya da Brezilya’da Getúlio Vargas’ın 1937’de kendini diktatör ilan etmesi, kavram henüz adlandırılmadan önceki oto-darbelere örnek olarak gösteriliyor. Ancak kavramın siyasal literatüre yerleşmesi, 1992’de Peru Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin anayasayı askıya alıp meclisi dağıtmasıyla mümkün oldu. “Fujimorazo” olarak anılan bu süreçte ordu, medya ve devlet kurumları hızla yürütmenin kontrolüne girdi; uluslararası tepki ise sınırlı kaldı.

Jancuk, Fujimori örneğinin bir “başarı modeli” olarak algılanmasının, 1993’te Guatemala’da Jorge Serrano’nun başarısız oto-darbe girişimine ve sonraki yıllarda benzer denemelere ilham verdiğini belirtiyor. Başarının belirleyici unsuru ise neredeyse her zaman ordunun ve uluslararası aktörlerin tutumu oldu.

21. Yüzyılda Daha İnce Ama Daha Kalıcı

Analize göre modern oto-darbeler, tanklar ve açık fesihler yerine, yargının ele geçirilmesi, meclisin işlevsizleştirilmesi ve “olağanüstü hal” rejimleriyle ilerliyor. Venezuela’da Nicolas Maduro’nun yasama yetkilerini fiilen ortadan kaldırması ya da El Salvador’da Nayib Bukele’nin anayasal engellere rağmen iktidarını tahkim etmesi, bu yeni kuşağın örnekleri arasında sayılıyor.

Jancuk, günümüzde bu süreçlerin genellikle “anayasal kriz” olarak adlandırıldığını, ancak sonuç alındığında fiilî bir oto-darbe gerçeğiyle karşı karşıya kalındığını vurguluyor. Ona göre Latin Amerika’da demokrasi, artık çoğu zaman dışarıdan değil, sandıkla gelen iktidarlar tarafından içeriden aşındırılıyor.


Kaynak:

  • Kristen Jancuk, “Why Have So Many Self-Coups Occurred in Latin America? The Troubling History of Autogolpe”, TheCollector.com, 30 Ocak 2026.

Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.