“Lüks Plaza’da(!) “Alkol Alan”(!) Şule Genç’in “Sabaha Karşı”(!) “Şüpheli İntiharı”(!)

Ç.A ve B.A isimli arkadaşlarıyla  Ankara’daki bir “lüks plaza”da (!)  “alkol alan” (!) Şule Genç isimli kadının  “sabaha karşı” (!) “şüpheli intiharı” (!) haberlerini siz de okumuşsunuzdur. Şimdilik değişen tek şey olayın “şüpheli intihar” olmayıp basbayağı cinayet olduğu.  Değişmeyenler ise Gazi Üniversite’si öğrencisi Şule’nin “alkollü olduğu” olayın “lüks bir plazada” geçtiği ve şüphelilerin, isimlerinin Ç.A ve B.A oldukları.

LÜKS PLAZA: YELKEN PLAZA

Havuz medyası ısrarla plazanın ismini vermemek için elbirliği etmiş gibi.  Trafik kazasına karışan otobüs firmaları televizyonda verilirken de firmanın ismi buzlanırdı. Ne de olsa  “Bu olaylar münferit!” değil mi?  Hem, şimdi “Şoförün kabahati için firmanın adını lekelemeye ne gerek var?”

Aynı kafa… Ne diyordu Neyzen Tevfik, “Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti, Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti!” Ha “trafik kazası” ha “alkollü”(!) bir kadın “lüks plaza” dan atılmış, sonuçta türkü aynı türkü sadece sazda tel değişmiş. Şimdi Yelken Plaza’nın bu münferit olay nedeniyle ismini lekelemenin ne âlemi var yahu?

*

Şule Genç’in öldürüldüğü Yelken Plaza,  MSA Mimarlık tarafından yakın zamanda Ankara’da dikilmiş ucube bir gökdelen. Şule Genç’in öldürüldüğü Yelken Plaza’nın sahibi MSA Mimarlığın sahibi de Mustafa Selçuk.  2006 yılında kurmuş bu şirketi.

Şule Genç’in öldürüldüğü Yelken Plaza’nın sahibi MSA Mimarlık bu işten epey kar etmiş olmalı. Bugün  Hürriyet Emlak sitesinden tam da balkonundan sabaha karşı genç kadınları atmalık bir ofis baktığınızda 945.000 kayme ödemeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz. Şule Genç  Yelken Plaza’nın 20. Katından atılarak öldürülmüştü; Benim fiyatına baktığım bu ofis de   16. Katta.

YELKEN PLAZA’NIN ZENGİN ZÜPPESİ TECAVÜZCÜLERİ: ÇAĞATAY AKSU VE BERKAND AKAD

Havuz medyası, konu ile ilgili haberlerinde zanlılardan Ç.A ve B.A şeklinde bahsetme konusunda çok dikkatli. Mevzu Şule Genç olduğunda ise onun daha önce sosyal medyaya yüklediği resimlerini ise boy boy vermekte hiçbir beis görmüyorlar. Verdikleri resimlerde Şule’ye dair bir “yollu” imgesi yaratmaya çalıştıkları o kadar ayan beyan ki! Oysa Yelken Plaza’dan Şule Genç’i atan tecavüzcü Berkan Akad ve Çağatay Aksu’nun Şule Genç’e neler yaptıklarını yazmaya hiç cesaretim yok. Merak eden interneti dolaşsın bulsun, becerebilen Şule Genç ile ilgili olarak Ankara Adli Tıp Kurumu’nun 04.07.2018 tarihli, İstanbul Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesi’nin 15.10.2018 tarihli ve son olarak  İstanbul Adli Tıp kurumu 1.İhtisas Kurulu’nun, 07.11.2018 tarihli raporlarına ulaşsın ve iki zengin züppesinin,  arkası sağlam iki suç makinasının Şule Genç’e nasıl tecavüz ettiklerinin ayrıntılarını okusun.

Sizin de babanız Şule Genç’in katili Çağatay Aksu’nunki gibi, Halkbank’ın kalburüstü makamlarından emekli bir devletlü değilse ne Yelken Plaza’nın 20 katında ofis tutabilirsiniz ne de yanınızda çalışmak zorunda kalan bir üniversite öğrencisi kadını gece yarısı çağırıp onunla zorla birlikte olmaya çalışıp, sonra da aşağı atabilirsiniz. Şey pardon! ama onun da “O saate ne işi vardı, hem de alkollüymüş!”

“KADINLAR DAYAK YEDİKLERİ İÇİN ŞÜKRETMELİ”YSE ALKOLLÜ GENÇ KADINLAR….

Bunu söylediği için Nurettin Yıldız için göstermelik bir soruşturma açıldı, lakin sizin gibi ben de bunun için Yıldız’ın herhangi bir yaptırımla karşılaşacağını düşünmüyorum. Hem sadece Nurettin Yıldız değil ki, İslam’da erkeğin kadını dövme hakkı olduğunu söyleyen.  Kadınların bir kısmının da – önemli sayılacak bir kısmının da- kocalarının böyle bir hakka sahip olduğunu düşündüklerini kaydeden araştırmaların mevcut olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Acaba Yıldız haklı mı(!) ironik ama, Türkiye şartlarında sanki öyle. Şule Genç’e baksanıza. Arkadaşlarına attığı telefon mesajlarından patronu olacak şerefsizle buluşmaya zorla gittiğini öğrendiğimiz Şule, orada içki de içiyor.  Nasıl olur da, muheteşem bir plaza da –Yelken Plaza da- koskoca bir ofis sahibi,  Halkbank eski müdürlerinden mütekait bir beyimizin “işadamı” oğlu Çağatay Aksu ve onun ihh deyicisi, kankası Berkand Akad’ın yatak teklifini reddeder?

Medya şaklabanı Nihat Doğan, yine bir gece yarısı, Mersin’de dolmuşa binen ve kendisine tecavüz etmek isteyen Ahmet Suphi Altındöken tarafından öldürülen Özgecan Aslan ile ilgili sosyal medyada ne yazmıştı? Hatırlayan var mı? ben hatırlatayım: “Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın.” Yazmıştı. Tepkiler üzerinde  paylaşımını silmiş, bir süre de ortalıkla görünmemişti ama aylar sonra Sabah gazetesine verdiği röportajda,  paylaşımın arkasında durduğunu söyleyen Nihat Doğan şunları da ilave etmiş “Bu ülkede bir sürü din düşmanı, vatan haini ve milli irade düşmanı sanatçı var; hepsine tahammül ettiler de, bir Anadolu çocuğuna tahammül edemediler.”

 

A. Çocuğu Nihat Doğan’ın İzzet Yıldızhan ile birlikte toplu seks yapmak için otele çağırdıkları dört eskort kadına da şiddet kullanmak suçundan yargılanmakta olduğunu hatırlayan var mı?

“BENİM OLMAZSAN TACİZ EDERİM” NİHAT DOĞAN, BİTANESİNDEN BİTANESİNE ALBÜMÜ

Şule Genç’in davasının görüldüğü duruşmada, Sanık yakını “kızları o saatte orada ne arıyormuş” kabilinden sözler sarfetmiş. Özgecan Aslan Cinayetinden sonra Nihat Doğan’ın sözlerini de yukarıda paylaşmıştım. Başka bir zengin piçinin parçalayarak katlettiği  Münevver Karabulut için, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da “kızlarına sahip çıksalardı” demişti.

Sahi Ne diyordu Nihat Doğan Benim Olmazsan Taciz Ederim başlıklı şarkısında: Görür görmez onu kalbim duruldu/Benim olacak dedim kendi kendime. Eş dost ne der bilemiyorum ama/ Elde etmezsem ölürüm billah. Tuttuğumu deli gibi koparırım ama/İyilikle olmazsa vallahi zorla. Benim olmazsan taciz ederim/ Bana gelmezsen yer bitiririm. İnadim inat bunu biliyorsun/Benim olacaksın sana yemin ederim.

Bitirirken,  BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN diyorum, nasıl bir dünya mı? Ne diyordu sahi John Lennon

Imagine there’s no heaven
It’s easy if you try
No hell below us
Above us only sky
Imagine all the people living for today

Imagine there’s no countries
It isn’t hard to do
Nothing to kill or die for
And no religion too
Imagine all the people living life in peace, you

Tamam, hayalperest olduğumu söyleyebilirsiniz, ama ben tek değilim. Dilerim bir gün siz de bize katılırsınız da dünya hep bir olur.

Keyifli Pazarlar

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları