back to top
Ana Sayfa Forum Felsefe Aristoteles’ten Akıllı Saatlere: Sağlıklı Yaşam Zorlamasının Felsefi Kökleri

Aristoteles’ten Akıllı Saatlere: Sağlıklı Yaşam Zorlamasının Felsefi Kökleri

Filozof Michael LaBossiere, Aristoteles’in ahlaki eğitim ve zorlayıcı rehberlik anlayışının, bugün giyilebilir teknolojilerin “iyi niyetli zorbalığını” anlamak için şaşırtıcı derecede güncel bir teorik çerçeve sunduğunu savunuyor.

Ahlakı Öğretmek Yetmez, Alıştırmak Gerek

Michael LaBossiere, Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik adlı eserinde ortaya koyduğu temel bir soruya dikkat çekiyor: İnsanlar nasıl iyi hale gelir? Aristoteles’e göre ahlak üzerine konuşmak tek başına yeterli değildir; tıpkı doktorunu dinleyip tedaviyi uygulamayan hastalar gibi, dinleyip eyleme geçmeyenler de fayda görmez. Bu nedenle Aristoteles, iyi davranışın alışkanlıkla kazanılabileceğini ve bunun kimi zaman zorlayıcı bir rehberlik gerektirdiğini savunur.

LaBossiere, bu yaklaşımın modern dünyada hem kabul gördüğünü hem de tepkiyle karşılandığını vurguluyor. Devletin insanları “iyi” davranmaya zorlaması birçok alanda hoş karşılanırken, aynı zorlamanın bedeli ve sınırları yoğun tartışmalara yol açıyor. Özellikle sağlık alanında, bireylerin “sağlıksız olma hakkı” ile kamusal yarar arasındaki gerilim hâlâ çözülebilmiş değil.

Devlet Yerine Cihaz: Dijital Zorbalığın Yükselişi

Batı ülkelerinde devlet eliyle sağlıklı yaşamı zorunlu kılmaya yönelik girişimler genellikle başarısız olurken, LaBossiere dikkatleri başka bir aktöre çeviriyor: giyilebilir teknolojiler. Akıllı saatler, yüzükler, tartılar ve hatta çatallar; bireyin bedenini sürekli ölçen, raporlayan ve gerektiğinde uyaran birer “dijital eğitmen”e dönüşmüş durumda.

Bu cihazlar, kullanıcıyı sesli uyarılardan otomatik paylaşımlara kadar uzanan yöntemlerle davranış değişikliğine zorluyor. LaBossiere’e göre burada Aristotelesçi bir mantık devreye giriyor: bireyin tek başına sahip olmadığı “etkili güç”, artık teknoloji aracılığıyla sağlanıyor. İnsanlar bir başkasının doğrudan müdahalesine tepki gösterirken, aynı yönlendirmeyi bir cihazdan aldıklarında daha az rahatsız oluyor.

Pratik Bilgelik Ve Zorunlu Güç Sorunu

LaBossiere, Aristoteles’in “doğru sistem” ve “etkili güç” ayrımını bugünün teknolojilerine uyguluyor. Buna göre, bir cihazın meşruiyeti iki şarta bağlı: Sağlık biliminin gerçekten doğru rehberlik sunması ve bu rehberliğin davranış üzerinde etkili bir zorlayıcılığa sahip olması. Ancak burada ciddi bir risk de var; sağlık söylemlerinin bilimden çok moda ve ideolojiyle şekillenmesi.

Aristoteles’in hukuka atfettiği pratik bilgelik ve zorunlu güç birleşimi, bugün devlet için sorunlu görülse de, cihazlar söz konusu olduğunda daha kolay kabulleniliyor. İnsanların telefonlarına ve uygulamalarına gönüllü itaatkârlığı, bu “makine zorbalığını” psikolojik olarak mümkün kılıyor.

Daha Az Rahatsız Eden Bir Zorlama Mümkün Mü?

LaBossiere, insanların bireylerden gelen emirleri daha itici bulurken, soyut ve kişisel olmayan kurallara veya cihazlara daha kolay boyun eğdiğini hatırlatıyor. Bu nedenle giyilebilir teknolojiler, Aristoteles’in öngördüğü türden bir ahlaki alıştırmayı daha az çatışmayla hayata geçirebilir. Ancak bunun için zorlamanın dozunun iyi ayarlanması gerekiyor: Etkili ama katlanılabilir.

Makine Zorbalığı Çağı Kapıda

Sonuç olarak LaBossiere, Aristoteles’in yüzyıllar önce ortaya koyduğu ahlaki eğitim anlayışının, bugün “iyi niyetli” teknolojik zorlamalar için güçlü bir teorik temel sunduğunu savunuyor. Pratik bilgelik, zorunlu güç ve kabul edilebilir bir müdahale düzeyi bir araya geldiğinde, dijital cihazlar yeni bir ahlak eğiticisine dönüşebilir.

Ancak yazarın uyarısı net: Bu çağ kendini zorla kabul ettirmeyecek. En azından şimdilik.


Kaynaklar:
– Michael LaBossiere, Aristotle and the Quantified Life
– Aristoteles, Nikomakhos’a Etik


Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.