2022 yılının ilk beş ayında (151 günde) en az 646 işçi hayatını kaybetti


Raporumuzun girişinde EnerjiSA-Başkent Elektrik, İstanbul Finans Merkezi Şantiyesi, Acarsoy Tekstil, Kadın Ustalar, Asen Metal, İBB Ağaç A.Ş., Lila Kağıt, Pressan, Sinbo, Amazon Depo, Çiftçiler Ayakkabı, Yemek Sepeti, Solufert, Neşe Plastik, Hakmar, Tüpraş, Alpin Çorap, Güven Boya, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Şantiyesi, Kayı İnşaat, Getir, Çakır İnşaat, Mersin Ev Taşımacılığı İşçileri, Tuzla Ada Tersanesi, Savcan Tekstil, Abalıoğlu Lezita, Arnavutköy PTT, Önlem OSGB, Maltepe Belediyesi, Çankaya Belediyesi, Sağlık Emekçileri, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi Şantiyesi, Sevcan Tekstil ve adını sayamadığımız işyerlerindeki mücadeleleri, direnişçi işçileri selamlıyoruz…

Açız, işsiziz, geçinemiyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Merkez Ofisi Açılışı ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde “Şimdi birileri çıkıp, ‘Aç kaldık’ diyor. Vicdansızlık yapmayın. Ne aç kaldın? Aç kalan falan yok” ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin AKP’nin 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı sunumda “Bu sistemden dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar. Çarklar dönüyor”, ifadeleri; iktidarın sermayeyi büyüten politikalarını ve işçilere-halka bakışını özetliyor.

TÜİK’in açıklamasına göre yıllık enflasyon %73,5. Oysa gerçekler bambaşka. ENAG’ın açıklamasına göre enflasyon yüzde 160’ı geçti. Markete, pazara giden otobüse binen, herhangi bir alışveriş yapan herkes bu gerçeğin farkında. Diğer yandan ücretlerdeki artış (birkaç istisna TİS hariç), bırakın gerçekleri resmi açıklama olan TÜİK oranlarına yaklaşmıyor bile. (Tarihi zam diye övünülen asgari ücretteki artış yüzde 50’ydi.)

İşçiler hayat pahalılığı ve işten çıkarma tehdidi nedeniyle güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edildi. Asgari ücret düzeyinin tüm ücretliler içindeki oranı yüzde 70’e ulaşırken birçok işyerinde sigortalar asgari ücret üzerinden yatırılsa da belli miktarlar elden geri alındı. İşten atılma baskısıyla işçiler daha çok çalıştırıldı, üç işçinin yapacağı iş iki işçiye yaptırıldı. Başta temel gıda, kira, ısınma, ulaşım olmak üzere her şeye yapılan zam furyasında düşük ücret-işsizlik-güvencesiz çalışma cenderesindeki işçilerin fiziki ve ruhsal sağlığı çok etkilendi.

Ocak-Şubat aylarında yüzlerce işçi direnişi de gerçekleşmişti. Sonraki aylarda durağanlaşsa da yaz aylarında bir yandan ekonomik krizin (hayat pahalılığı, işten çıkarmalar) baskısı yoğunlaşırken diğer yandan Türkiye işçi sınıfının direnişleri yine yaygınlaşmaya başlayacak gibi gözüküyor.

Tarım ve inşaatta ölümler artıyor, sanayide güvencesizleştirme derinleşiyor
Mayıs ayı ile birlikte (havanın ısınması, sezonun başlaması) güvencesiz çalışmanın en yoğun olduğu inşaatlarda ve tarımdaki iş cinayetlerinde bir sıçrama meydana geldi. Bu ay 46 tarım emekçisi ve 35 inşaat işçisi hayatını kaybetti.

Diğer yandan geçtiğimiz yıllarda yaz süreciyle birlikte azalan sanayi işkollarındaki ölümler de sürüyor. Bu ay 56 sanayi işçisi (metalde 13, madenlerde 9…) hayatını kaybetti. Benzer bir gerçeklik OHAL sürecinde de (2016-2018) meydana gelmiş ve sanayi işçilerinin ölümünde oransal bir artış yaşanmıştı. Bu durum temel olarak geleneksel sendikal merkezlerin çekirdeğini oluşturan işkollarında da güvencesiz çalışma koşullarındaki derinleşmeye (üretim zorlaması, işsizlik baskısı) ve sendikal hareketin giderek etkisizleştiğine (işkolunda çekim merkezi olamaması, örgütlü olduğu işyerlerindeki hak kayıpları) işaret etmektedir.

Servis kazaları, patlamalar, kalp krizleri, intiharlar
Servis/trafik kazalarında tarım sektöründeki hareketlilik ve buna bağlı olarak özellikle traktör taşımacılığı dikkat çekiyor. Tarımda işçilerin kapalı kasa kamyonet, römork, eski araçlar vb. taşınması ile kapasite fazlası yolculuk ve çiftçilerin traktörlerindeki eksiklikler ölüm ve yaralanmalarda başlıca nedenler. Taşımacılık işkolunda ise şoförlerin uzun ve yorucu iş saatlerinde, yedek şoför olmadan, dinlenme-barınma-beslenme sorunları içinde çalışmaları ölüm ve yaralanmaları beraberinde getiriyor. Sanayi işkollarında meydana gelen işçi servisi sorunlarında uygun olmayan (eski, bakımsız vb.) minibüs ve otobüslerin kullanılması önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.

Sanayi işkollarında iş cinayetlerinin oransal olarak artışı ile birlikte ezilme, patlama, yanma, elektrik çarpması, zehirlenme vb. ölüm nedenlerinde de gözle görülür bir yaygınlaşma mevcut. Bu noktada İstanbul, Kocaeli, İzmir, Manisa, Bursa, Ankara, Tekirdağ, Sakarya, Gaziantep, Samsun, Konya gibi şehirlerde endüstriyel kazalar olarak adlandırılan iş cinayetleri öne çıkıyor.

Ekonomik kriz, mobbing ve fazla çalışmaya bağlı işçi intiharları devam etmektedir. Özellikle geçinemeyen işçilerin banka ve tefecilerden aldıkları borçları geri ödeyememeleri sonucu yapılan baskılar bu intiharların önemli bir nedeni. Yine genç işçi/işsizlerin güvencesizleştirme kıskacında geleceksizleştirilmeleri intiharların diğer önemli nedeni.

Aşırı-yoğun-fazla-sağlıksız çalışmaya, beslenme-barınma-yaşam koşullarına bağlı kalp krizi ve beyin kanaması gibi ani işyeri ölümleri de artarak sürüyor. Bu ölümler taşımacılık, tarım, büro, eğitim, belediye gibi işkollarından tüm işkollarına yaygınlaşırken yaş ortalaması da giderek düşüyor.

Son olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi riskine dikkat çekelim. Mayıs ayından itibaren Erzurum, Erzincan, Sivas, Tokat, Batman, Gümüşhane gibi şehirlerden kene ısırması sonucu ölüm haberleri gelmeye başladı. Bu ölümlerden bir kısmında hastalığa yakalanma nedeni mesleki (çoban, besici). Yaz aylarında bu ölümlerin önüne geçebilmek için gerekli bilgilendirmelerin yaygınlaştırılması elzemdir.

Akkuyu Nükleer Santralindeki iş cinayetleri sürüyor
TİP milletvekili Erkan Baş’ın Akkuyu Nükleer Santrali’ndeki işçi ölümlerine dair verdiği önergeye 19 Nisan tarihinde Enerji Bakanı Fatih Dönmez verdiği yanıtta “üçü kişisel sağlık problemleri sebebiyle olmak üzere toplamda sekiz ölümlü vaka yaşanmıştır.” diye cevap verdi. Bakanın “kişisel sağlık nedeni”nden kastı “işyerindeki kalp krizleri, beyin kanamaları” olsa gerek.

Yine bu tarihten sonra Akkuyu’da iki iş cinayeti daha oldu, ölüm sayısı ona yükseldi: 31 Mayıs’ta 22 yaşındaki işçi Mert Güleç’in üzerine kule vinçten komprasör makinası düştü. 29 Mayıs’ta adını öğrenemediğimiz Belaruslu işçi 20 metre yükseklikten düştü. Özellikle servis kazaları ile gündeme gelen şantiye diğer mega inşaatlar gibi bir işçi mezarlığı olmaya doğru gidiyor.

Yüzde 67’sini ulusal basından; yüzde 33’ünü ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla 2022 yılının ilk beş ayında (Ocak ayında 120, Şubat ayında 109, Mart ayında 121, Nisan ayında 129 ve Mayıs ayında 167 olmak üzere) en az 646 işçi hayatını kaybetti…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 563 ücretli (işçi ve memur) ve 83 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 87’sini ücretliler yüzde 13’ünü ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat, Yol işkolunda 118 işçi; Tarım, Orman işkolunda 103 emekçi (49 işçi ve 54 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 76 işçi; Metal işkolunda 48 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 43 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 39 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 34 işçi; Madencilik işkolunda 28 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 27 işçi; Enerji işkolunda 21 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 21 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 18 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 15 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 10 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 8 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 5 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 4 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 4 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 22 işçi hayatını kaybetti…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Ezilme, Göçük nedeniyle 125 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 124 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 88 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 81 işçi; Covid-19 nedeniyle 41 işçi; İntihar nedeniyle 35 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 32 işçi; Şiddet nedeniyle 28 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 26 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 24 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 11 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 4 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 27 işçi hayatını kaybetti…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 43 kadın işçi ve 603 erkek işçi hayatını kaybetti…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 14 yaş ve altı 3 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 12 çocuk/genç işçi, 18-27 yaş arası 86 işçi, 28-50 yaş arası 322 işçi, 51-64 yaş arası 143 işçi, 65 yaş ve üstü 43 işçi, Yaşını bilmediğimiz 37 işçi hayatını kaybetti…

2022 yılının ilk beş ayında 38 mülteci/göçmen işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin geldikleri ülkelere bakarsak: 16 işçi Suriyeli; 8 işçi Afganistanlı; 4 işçi Özbekistanlı; 3 işçi İranlı; 1’er işçi Belaruslu, Endonezyalı, Rusyalı, Pakistanlı, Sırbistanlı, Türkmenistanlı ve Ukraynalı…

2022 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinde ölenlerin 23’ü (yüzde 3,56) sendikalı işçi, 623’ü ise (yüzde 96,44) sendikasız. Sendikalı işçiler metal, kimya, sağlık, madencilik, taşımacılık, enerji, güvenlik ve belediye işkollarında çalışıyordu.

2022 yılının ilk beş ayında Türkiye’nin 73 şehrinde ve yurtdışında on bir ülkede iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik: 96 ölüm İstanbul’da; 27 ölüm Kocaeli’nde; 24’er ölüm Antalya ve Muğla’da; 23 ölüm İzmir’de; 22 ölüm Mersin’de; 21’er ölüm Bursa ve Manisa’da; 19 ölüm Denizli’de; 18’er ölüm Aydın ve Kayseri’de; 17 ölüm Ankara’da; 16’şar ölüm Gaziantep ve Samsun’da; 15’şer ölüm Konya ve Şanlıurfa’da; 12 ölüm Adana’da; 10’ar ölüm Malatya ve Zonguldak’ta; 9’ar ölüm Balıkesir ve Sakarya’da; 8 ölüm Çanakkale’de; 7’şer ölüm Batman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta; 6’şar ölüm Bolu, Eskişehir, Mardin, Sivas ve Trabzon’da; 5’er ölüm Adıyaman, Ağrı, Bilecik, Çorum, Kütahya, Tekirdağ ve Uşak’ta; 4’er ölüm Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Karabük, Kırıkkale, Kırşehir, Ordu, Rize, Sinop ve Yalova’da; 3’er ölüm Artvin, Burdur, Çankırı, Giresun, Kastamonu, Nevşehir, Niğde, Siirt ve Tokat’ta; 2’şer ölüm Afyon, Bartın, Edirne, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırklareli, Osmaniye, Şırnak ve Van’da; 1’er ölüm Aksaray, Ardahan, Bayburt, Elazığ, Isparta, Karaman ve Kilis’te; 16 ölüm Yurdışında (3’er Irak ve Kuzey Kıbrıs; 2 Rusya; 1’er Azerbaycan, Çin, Dominik, İsrail, Libya, Makedonya, Malta, S.Arabistan) meydana geldi…