Yaz depresyonu ve içimdeki Zombi (II)

Denizden dönüyorum, önümde 34 plaka siyah lüküs bir araba. Farları bile eksantrik. Kedi gözü mü nedir? Nokta nokta ışıyor. Kaportasına egzotik yağlarla masaj yapmışlar sanki, güneşten parlak. Öyle siyah deyip geçilecek gibi değil, başka bir…

Yaz Depresyonu ve İçimdeki Zombi

İnternette geziyorum. Gezmek ne demekse? O sayfadan bu sayfaya sörf yapıyorum ki değme sörfçüler yanımda sıfır kalmışlar havasındayım  “sörf “ sözcüğünü kullanınca. -Na’pıyosun? –Ya işte, her zaman ki gibi sörf yapıyorum. Havaya bak!…

“Kırmızı”

Yıldızları sayıyorum. Bir, iki, üç, dört, beş... Havai fişekler patlıyor tam tepemde. Kırmızı olanlar en sevdiğim. Neden mi? En aşina olduğum renk, kırmızı. Boşuna dememişler “kırmızı olsun üç kuruş fazla olsun.” Geçen gün de öyle olmuştu;…

Beykoz Kundura Fabrikası Büyük Bir Orkestraydı

Facebook: (Mavi Arşipel: "Hangisi daha müzikaldir, fabrikanın önünden geçen kamyon mu, müzik okulunun önünden geçen kamyon mu? "Müzik okulunun içindeki insanlar müzikal, dışardakiler değil mi?" Canan Güldal: Bence, Beykoz Kundura…

Sürçülisan ettimse affola…

I. "Ali dede lapçınlarını oflaya puflaya giyindi. Az önce yediği bi dıkım lopçuk midesini rahatsız etmişti. Çıpkısı elinde sokağa çıktı, löm lömbakındı. Sıcaktan ağacın gölgesine çekilmiş sündük çomar her zaman yaptığı gibi Ali dedenin…

Kara Tren

“Gurbetin adının Haydarpaşa Garı olduğu zamanlardı. Kara trenler gurbet türkülerieşliğinde, saçından-ayak tırnağına umut kesmiş Anadolu insanını taşıyordu.Aslında hangi umutları taşıyorsa o kara trenler, bir daha asla uğramadı gurbet yolu…

“Beton Asfalt”

Kim bilir kaç yıldır, her haber okuduğumda yaşadığım şeyi yaşıyorum yine. İçimde susturmaya çalıştığım, bir küçük çocuk gibi başını okşayıp sakinleştirdiğimi sandığım öfkem, harekete geçiyor. Bağırsaklarımdan mideme, sonra yutak borusuna…

“Boooo za”

Pencerenin önüne oturmuş sokağı izliyorum. Vakit geç. Yatakta olmam lazım. Uykum yok. Kar yağıyor. Herkesin evlerine sığındığı bu saatte kimseler yok sokakta.  Arada bir sıkıca paltosuna sarınmış hızlı adımlarla, telaşla birileri geçiyor.…

Çocukluğum…

Çocukluğum Küçükyalı’da geçti. Evlerimiz apartmanlara dönüşmeden önce, herkesin evi bahçeliydi. biz iki katlı, 3 odalı, tahta tabanlı, kocaman balkonlu bir evin birinci katında oturuyorduk... bahçemizden çiçek kopardığım için, 3 yaşımda ilk…

Kuş Odası

Kesinlikle ayağa kalkmamam gerekiyormuş. Laf! Yiyeceklere ulaşmak için , koltuk değnekleri ile masaya keklik gibi sekerek gidiyorum. Bir ayağım üzerinde sekerek mutfak tezgahına ulaşmış olmak bir başarı değil elbette. Koltuk değneklerini…

Patates Yiyenler, Babaannem ve Annem

Van Gogh’un eserlerinin basılı olduğu kitapta “Patates Yiyenler” tablosunun fotoğrafına baktı. Bir sonraki sayfaya geçip, tekrar bir önce baktığı sayfaya geri döndü. O sayfada durdu. “Patates Yiyenler” tablosunun fotoğrafına uzun uzun…