RTÜK’ten İmamoğlu Yayınlarına Ağır Cezalar: Medyaya Siyasi Baskı mı?

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili yapılan yayınlar nedeniyle NOW TV, Sözcü TV, Halk TV ve TELE1’e idari para cezaları keserken, Halk TV ve Sözcü TV’ye ayrıca üçer program durdurma cezası verdi. Medyanın bağımsızlığını ve basın özgürlüğünü bir kez daha tartışmaya açan bu karar, RTÜK’ün iktidar yanlısı tutumunu eleştiren muhalefet ve medya çevrelerinde büyük tepkiyle karşılandı.

RTÜK’ün CHP kontenjanından seçilen üyesi İlhan Taşçı, söz konusu cezaların hukuksuz şekilde verildiğini ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in siyasi bir misyonla hareket ettiğini belirtti.

RTÜK’ün Gündem Dışı ve Hukuka Aykırı Cezalandırma Hamlesi

RTÜK Yasası’na göre, kurul gündemine alınacak dosyaların en az 24 saat önceden üyelere dağıtılarak müzakereye hazırlanması gerekiyor. Ancak Taşçı’nın açıklamalarına göre, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, bu süreci tamamen yok sayarak toplantıya yalnızca 20 dakika kala beş ayrı raporu gündem dışı bir şekilde kurula sundu.

Taşçı, raporların RTÜK içindeki uzmanlar tarafından yasaya aykırı bir biçimde hazırlandığını ve kurul üyelerinin beş ayrı dosyayı 20 dakika içinde inceleyip sağlıklı bir karar vermelerinin imkânsız olduğunu belirtti. Muhalefet kontenjanından seçilen RTÜK üyeleri İlhan Taşçı, Tuncay Keser, Ahmet Can Buğday ve Necdet İpekyüz, bu hukuksuzluğa karşı çıkarak oylamaya katılmadı. Ancak iktidar çoğunluğuna sahip RTÜK, cezaları oy çokluğuyla kabul etti.

Cezaların Dağılımı: Medyaya Gözdağı mı?

RTÜK’ün kararına göre:

  • NOW TV: %3 idari para cezası
  • TELE1: %3 idari para cezası
  • Halk TV: %3 idari para cezası, 3 program durdurma cezası
  • Sözcü TV (SZC): %3 idari para cezası, 3 program durdurma cezası

Özellikle Sözcü TV’nin gazeteci Özlem Gürses’in sunduğu program nedeniyle ceza alması, RTÜK’ün belirli gazetecileri ve yayınları hedef aldığı yorumlarına yol açtı.

RTÜK Başkanı Siyasi Bir Operasyonun Başında mı?

RTÜK üyesi İlhan Taşçı, kararlara sert tepki göstererek RTÜK Başkanı Şahin’in, arkasına aldığı siyasi gücü kullanarak medyaya karşı savaş açtığını belirtti. “Yasanın olmadığı yerde her şey yasadışıdır” ifadesiyle, RTÜK’ün artık yasal çerçevede değil, tamamen siyasi bir misyonla hareket ettiğini vurguladı.

Özellikle Halk TV ve Sözcü TV’ye yönelik program durdurma cezaları, kamuoyunda “basın özgürlüğüne darbe” olarak nitelendirildi. Hükümetin eleştirel medyaya yönelik uzun süredir devam eden baskıları düşünüldüğünde, RTÜK’ün son hamlesinin de iktidarın sansür politikalarının bir parçası olduğu yorumları yapılıyor.

Bağımsız Medya Susturulmak mı İsteniyor?

RTÜK’ün bu kararları, sadece İmamoğlu meselesiyle sınırlı olmayan, daha geniş bir medya denetimi politikasının parçası olarak görülüyor. Eleştirel yayın yapan televizyon kanallarına sistematik olarak ceza yağdıran RTÜK’ün, iktidara yakın kanallara ise hiçbir yaptırım uygulamaması, medya üzerindeki baskının adaletsiz ve taraflı bir şekilde işletildiğini gözler önüne seriyor.

Muhalefet ve bağımsız gazeteciler, RTÜK’ün medya özgürlüğüne vurduğu bu darbeye karşı hukuki mücadele başlatacaklarını duyururken, Türkiye’de basın özgürlüğü konusundaki kaygılar bir kez daha gündemin merkezine oturmuş durumda.