31 Mart Yerel Seçimler’in ardından Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar, vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle kırmızı et fiyatlarındaki son zamlar, toplumun geniş kesimlerinde tepkiyle karşılandı. Emekliler, artan hayat pahalılığı karşısında zor durumda kalmış durumda. Uzun yıllardır kırmızı et tüketiminden mahrum kalan emekliler, bu son zamlarla birlikte adeta ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.
Kırmızı et fiyatlarındaki artış, sadece emeklileri değil, genel olarak tüm tüketicileri etkiliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin verilerine göre, yılın ilk üç ayında kuzu etine gelen zam oranı %39.3’ü bulurken, ocak ayında dana etinde ise %24.8’lik bir artış yaşandı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verileri ise daha da çarpıcı: Dana eti son bir yılda %83.4, kuzu eti ise %118 oranında zamlanmış durumda.
Bu durum, Türkiye’deki genel ekonomik görünümü de yansıtıyor. Alım gücünün düşmesi ve temel gıda maddelerine gelen zamlar, vatandaşların günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle emekliler gibi sabit gelire sahip kesimler, bu artışları karşılamakta en çok zorlanan gruplar arasında yer alıyor.
Kırmızı et fiyatlarındaki bu artışın altında yatan sebepler ise çok yönlü. Yem fiyatlarındaki artış, hayvancılık maliyetlerini yükseltiyor ve bu da doğrudan et fiyatlarına yansıyor. Ayrıca, et stoklarının azalması ve arz-talep dengesizlikleri de fiyatları yukarı çekiyor. Erdoğan, et fiyatlarındaki artışla ilgili olarak, “Ne yazık ki kırmızı eti fırsata dönüştürmek isteyen bazı fırsatçılar var” şeklinde bir açıklama yapmış ve vatandaşlara ucuz et sağlama konusunda kararlı olduklarını ifade etmiştir.
Ancak, sektör temsilcileri ve ekonomistler, yapısal sorunların ve yanlış politikaların et fiyatlarındaki artışı tetiklediğini belirtiyorlar. Örneğin, süt politikasındaki yanlışlıkların, et fiyatlarını da olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Ayrıca, hayvan yemi ve besi maliyetlerindeki artışlar, üreticilerin maliyetlerini artırıyor ve bu da fiyatlara yansıyor.
Kırmızı et fiyatlarındaki artış, Türkiye’deki ekonomik krizin bir yansıması olarak görülebilir. Bu durum, özellikle sabit gelirli vatandaşlar ve emekliler için yaşam maliyetlerini artırıyor ve onların zaten sınırlı olan bütçelerini daha da zorluyor.
NHY/ BBC Türkçe, Cumhuriyet