Greenpeace’in buzul kıran gemisi Marmara İçin İstanbul’da


Müsilajla mücadele eden Marmara Denizi şimdi de “Ergene’yi Kurtarma Projesi”yle son nefesini vermek üzere. Proje kapsamında sanayi atıkları borularla Marmara Denizi derinlerine evsel ve sanayi atıkların deniz ortamında seyreltilmesi yöntemi olan derin deniz deşarjıyla taşınıyor.

Cumuhriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre, Greenpeace, Marmara Denizi’nin daha fazla kirliliği kaldıramayacağını belirterek “Vanayı kapat” kampanyası başlattığını bilrti.

Dünyanın tüm denizlerinde çevre suçlarıyla mücadele eden Greenpeace’in gemisi Arctic Sunrise kampanyaya destek olmak için İstanbul’a geldi. Greenpeace ekibi ve Hidrobiyolog Levent Artüz’le Marmara Denizi’ni konuştuk. Artüz, Ergene’deki vana kapatılmazsa Marmara Denizi’ne ilişkin uyardı: “Boğaziçi ve Çanakkale boğazları vasıtası ile çevre denizler etkilenecek. Çok kısa bir sürede Karadeniz’i kaybedeceğiz, Ege Denizi’ni dolayısıyla Akdeniz’i büyük risk altına sokacağız. Marmara Denizi’ni kirletiyoruz. Bu deniz de ona bir tepki veriyor ve evriliyor. Geçmişte Marmara Denizi’nin kıpkırmızı olması (red-tide), yemyeşil olması (green-tide), kaykay (taraklımedüzler), denizanası istilaları, canlı türlerinin azalması, ekonomik öneme sahip birçok balık türünün ortadan kalkması ve bunlar gibi birçok örnek var elimizde. Son olarak da gündemdeki konu deniz salyası. Doğa yoluna devam edecek, uyum sağlayamayan canlıları elemine edecek. Biz de kirlilik yüzünden olumsuz yönde evrilecek Marmara Denizi’nin ‘yeni haline’ uyum gösteremezsek ne olacağımız meçhul!”

Greenpeace tarafından başlatılan “Vanayı kapat, Marmara’yı kurtar!” adlı kampanya metninde “Deniz yaşamı için gerekli olan oksijen burada artık neredeyse yok. Ergene Nehri’ne arıtılmaksızın deşarj edilen atık su günde 700.000 metreküp ve bunun yüzde 65’i sanayi atığı” denildi. Kampanya kapsamında çözüm önerisi olarak şu ifadeler yer aldı: “Çözüm, sanayi atıklarının kimyasal arıtma yöntemleriyle yerinde arıtılarak tarım ve sulama faaliyetleri için geri kazanılması. Marmara’yı kurtarmak istiyorsak sanayi atıklarını denize boşaltan vanalar acilen kapatılmalı.”

Greenpeace Biyoçeşitlilik Proje Lideri Nihan Temiz Ataş, Marmara Denizi’nin alarm verdiğininin ölçümlere gerek kalmadan, gözle görüldüğü günlerde yaşadığımızı belirterek “Atlanan nokta şu: Ergene, Marmara için bardağı taşıran son nokta ve burada yapılan derin deniz deşarjı ‘arıtma’ değil. Yıllardır 4. sınıf en kirli su statüsüne dönüştüren civardaki 3000’i aşkın sanayinin muhteviyatı bilinmez kimyasal atıkları arıtılmadan Ergene’ye deşarj edildi. Şimdi ise Avrupa’nın en büyük çevre projesi adı altında, Ergene’yi kurtarmak adına aynı işlem Marmara Denizi’ne yapılıyor” dedi.

‘Gözlerdeki hayal kırıklığını gördüm’

Sorularımızı yanıtlayan Arctic Sunrise’ın 1. kaptanı 49 yaşındaki Emili Trasmonte seyahatlerinde iklim krizinin etkilerini gördüğünden bahsederek “Dünyanın her yerinden bilim insanlarının buz kalınlığının daralmasını ve genişlemesini ölçtüğü Kuzey Kutbunda bilimsel keşif gezilerine bireysel olarak eşlik ettim. Gezegenimizi, evimizi nasıl yok ettiğimizi ilk elden bilen insanların gözünde hayal kırıklığını ve gözlerinde beliren öfkeyi gördüm” dedi. Marmara Denizi’ndeki kirliliğe ilişkin de konuşan Transmonte özetle “Küçük, kapalı bir deniz olan ve yoğun nüfuslu bölgelerle çevrili Marmara Denizi, tüm okyanuslarda gördüğümüz aynı çevre problemlerini çok daha büyük ölçekte yaşıyor. Greenpeace Akdeniz’in Vanayı Kapat Marmara’yı Kurtar kampanyasının da bu anlamda farkındalık yaratacağına eminim” dedi.