TÜİK’in yüzde 7,7 olarak açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı, geniş tanımlı işsizliğin pandemi düzeylerine çıkmasıyla birlikte ekonomistler tarafından sert biçimde eleştirildi; resmi istatistiklerle toplumsal gerçeklik arasındaki uçurum yeniden gündeme geldi.
Dar Tanımlı İşsizlikte “İstihdam Mucizesi” Tartışması
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verilerine göre dar tanımlı işsizlik oranı bir ayda yüzde 8,6’dan yüzde 7,7’ye geriledi. Bu hızlı düşüş, özellikle ekonomik durgunluk, yüksek enflasyon ve satın alma gücündeki erime dikkate alındığında soru işaretlerine yol açtı.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından paylaştığı değerlendirmede bu tabloyu “TÜİK mucizesi” olarak nitelendirerek, kısa sürede yaratıldığı iddia edilen istihdam artışının ekonomik göstergelerle uyumsuzluğuna dikkat çekti. Eğilmez, güncellediği makro göstergeler tablosunda büyüme, enflasyon, bütçe dengesi ve işsizlik verilerini birlikte ele alarak, dar tanımlı işsizlikteki düşüşün bütüncül tabloyla örtüşmediğini vurguladı.
Geniş Tanımlı İşsizlik Pandemi Seviyesinde
Ekonomist İnan Mutlu ise TÜİK’in dar tanımlı işsizlik oranını sert sözlerle eleştirerek, asıl tablonun geniş tanımlı işsizlikte görüldüğünü belirtti. Mutlu’nun paylaştığı grafiklere göre atıl işgücü oranı yüzde 28,6’ya ulaşmış durumda; bu seviye, pandemi dönemindeki yüksek işsizlik oranlarını hatırlatıyor.
Geniş tanımlı işsizlik; iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanlar, eksik istihdam edilenler ve zamana bağlı yetersiz çalışanları da kapsadığı için, işgücü piyasasındaki gerçek sıkışmayı daha net ortaya koyuyor. Mutlu, dar tanımlı verilerin “rakamlarla oynandığı” algısını güçlendirdiğini savunarak, resmi istatistiklerin toplumsal deneyimle bağının koptuğunu ifade etti.
Resmi İstatistikler İle Sokaktaki Gerçeklik Arasındaki Uçurum
Ekonomistlerin ortak eleştirisi, işsizlik verilerinin teknik olarak doğru olsa bile politik tercihlerle dar bir çerçeveye sıkıştırıldığı yönünde. Dar tanımlı işsizlik düşerken, geniş tanımlı işsizliğin hızla artması; istihdam piyasasında güvencesizliğin, düşük ücretli işlerin ve iş aramaktan vazgeçenlerin çoğaldığını gösteriyor.
Bu durum, resmi söylemde “iyileşme” olarak sunulan veriler ile hanehalklarının yaşadığı ekonomik gerçeklik arasındaki farkı derinleştiriyor. Uzmanlara göre, istihdam politikalarının başarısı yalnızca dar tanımlı oranlarla değil, atıl işgücü ve gelir dağılımı gibi göstergelerle birlikte değerlendirilmediği sürece, kamuoyundaki güven sorunu büyümeye devam edecek.

Kaynaklar:
– TÜİK İşgücü İstatistikleri
– İnan Mutlu’nun sosyal medya paylaşımları ve yayımladığı işsizlik grafikleri
– Mahfi Eğilmez’in sosyal medya değerlendirmesi ve güncel makro göstergeler tablosu
- Atıl İşgücü Patladı, Resmî İşsizlik Makyajı Dağılıyor - 31 Ocak 2026
- Açlık Sınırı Asgari Ücreti Solladı, Geçim Krizi Derinleşiyor - 30 Ocak 2026
- İhracat Rekoru Söylemi, İthalat Ve Cari Açık Gerçeğini Gizliyor - 29 Ocak 2026
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















