Buğday Derneği, “Zehirsiz Kentler” için harekete geçti

Endüstriyel tarımda kullanılan pestisitlerin yasaklanması için ”Zehirsiz Sofralar” kampanyasına öncülük eden Buğday Derneği, kentlerde kullanılan pestisit ve biyosidal ürünlerin de aynı tehlikeyi taşıdığını bildirdi.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, kentlerde kullanılan pestisit ve biyosidal ürünlerin azaltılmasına yönelik yeni bir projeye başladı.

“Zehirsiz Kentlere Doğru” adını taşıyan proje ile pestisit ve biyosidal ürünlerin zararlarına dikkati çekmek ve alternatif uygulamaların yerel yönetimlerce kullanılmasını teşvik etmek amaçlanıyor.

Buğday Derneğinden yapılan açıklamada, sadece tarımsal üretimde değil, kentlerdeki park ve bahçeler, yeşillik alanlar, spor sahaları gibi yerlerde kullanılan pestisitlerin de bir an önce çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğu belirtildi.

Açıklamada, Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığı ve Zehirsiz Sofralar Pestisit Eylem Ağı işbirliği ile 1 Nisan’da başlayanı ve Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu Programı VI kapsamında desteklenen “Zehirsiz Kentlere Doğru” Projesi kapsamında, belediyelerle bir anket çalışması yapılarak, uzmanlarla birlikte durum analizi ile zehirsiz ve alternatif uygulamalar konusunda yerel yönetimlere bilgilendirme yapılacağı da kaydedildi.

Proje kapsamında, belediyelere yönelik, alternatif uygulamaları içeren bilgilendirici materyaller ve bir web sitesi hazırlanması, kentlerdeki pestisit kullanımının zararları ve alternatif uygulamalar konusunda farkındalık oluşturmak için, kentte yaşayanlara yönelik iletişim faaliyetleri yürütülmesi de amaçlanıyor.

Çocuklar tehlikede

Kimyasalların hayatın her yerinde olduğunu belirten Buğday Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, her geçen gün yeni bir kimyasalla karşılaşıldığını ya da en az bir kimyasalın zararının ortaya çıktığını bildirdi.

Bu zararlı kimyasalların başında pestisitlerin geldiğini belirten Şehirlioğlu, pestisitlerin yalnızca tarlada ve gıdada karşımıza çıkmadığını, örneğin sivrisinek mücadelesi esnasında sokakta, okulda, parkta ve evlerimizde dahi bu pestisitlere maruz kalındığını belirtti.

Vatandaşların yalnızca gıdasına, havasına ve doğaya değil; yaşadıkları mekana da sahip çıkması gerektiğini belirten Şehirlioğlu, “Zehirsiz Kentler” projesi için şunları söyledi:

“Bu pestisitlerin sağlığımız ve çevre için zararlarını öğrenmeli, doğa dostu alternatiflerini desteklemeli veya talep etmeliyiz. 100’ün üstünde sivil toplum örgütü ile birlikte Zehirsiz Sofralar için yola çıktığımızda gördük ki, tüm canlıların yaşamını tehdit eden pestisitler ve diğer kimyasallar hayatımızın her alanında. Bu yüzden bu sefer de belediyelerimizi, kentlileri, sivil toplumu ve ilgili tüm paydaşları dahil ederek Zehirsiz Kentlere Doğru diyoruz.”

İtalya’nın Güney Tirol eyaletinde yapılan bir araştırmanın, kentlerdeki pestisit ve biyosidal tehlikesini ortaya koyduğuna dikkati çeken Buğday Derneği İletişim Koordinatörü Turgay Özçelik de bu tehlikenin özellikle çocukları tehdit ettiğini ifade etti.

Özçelik, söz konusu araştırmayla ilgili şunları söyledi:

“Şubat 2021’de yayımlanan araştırmada, Güney Tirol’de çocukların oynadığı alanların yüzde 45’inde pestisit kalıntısı tespit edildi. Araştırma için çocukların en çok oyun oynadıkları dönemlerde 19 çocuk parkı, dört okul bahçesi ve bir pazar yerinden 96 farklı çim örneği alındı ve incelendi. Toplanan numunelerde 32 farklı tarım zehiri bulundu. Bu zehirlerin yüzde 76’sı hormonal sistem bozucu pestisitler. Hormonal sistem bozucu pestisitler, doğal hormonların fonksiyonlarını taklit etme ya da hormon üretimi süreçlerini baskılama/uyarma yoluyla ‘enerji metabolizmasında bozulmalar, mental bozukluklar, kanser, cinsiyet gelişimi bozuklukları, cinsiyetsiz doğumlar, doğum anomalileri, sperm sayılarında azalmalar’ gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Özellikle çocuklar, hormonal sistem bozucu pestisitlerden daha fazla etkileniyor.”