ABD’de Trump’ın MAGA hareketi yalnızca söylemle değil, kıyafet, beden dili ve semboller üzerinden kurulan yeni bir estetikle de güç gösterisi yapıyor; Tagesspiegel’in analizine göre bu görsel siyaset, otoriterliğin ve faşizan eğilimlerin normalleşmesinde kilit rol oynuyor.
Siyasetin Yeni Alanı: Görünüm
Alman Tagesspiegel gazetesinden Diana Weis, ABD’de aşırı sağın modayı ve estetik tercihleri bilinçli bir siyasi araç olarak kullandığını yazdı. Weis’e göre bu, rastlantısal bir stil meselesi değil; güç, disiplin ve üstünlük iddiasını görünür kılmaya yönelik ideolojik bir strateji.
Trump’ın MAGA hareketi etrafında şekillenen bu estetik, askeri görünümler, tek tip giyim, maskeler ve sert beden diliyle kurulan bir “düzen” imajı yaratıyor. Amaç, yalnızca destekçileri mobilize etmek değil; karşıtlarına da korku ve itaati çağrıştıran bir görsel dil sunmak.
ICE Görüntüsü: Devlet Gücünün Sahneye Çıkışı
Haberde örnek verilen fotoğraflardan biri, ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) yetkililerinin arasında yer alan komutan Gregory Bovino’yu gösteriyor. Maskeli, silahlı ve askeri tarzda giyinmiş güvenlik güçleriyle çevrili Bovino’nun sade ama sert görünümü, devlet gücünün kişiselleştirilmiş bir temsili olarak yorumlanıyor.
Bu sahne, klasik kolluk kuvveti görüntüsünden çok, paramiliter bir gösteriye benziyor. Weis’e göre burada estetik, hukukun nötrlüğünü değil; zorun ve mutlak otoritenin cazibesini temsil ediyor.
Nazi Estetiğinin Yankıları
Analizde dikkat çekilen en tartışmalı nokta ise, bu görsel dilin 20. yüzyıl faşist estetiğiyle kurduğu benzerlik. Üniformaya yakın kıyafetler, tek tip renkler, maskeler ve vurgulanan fiziksel güç; Nazi Almanyası’nda ve diğer faşist rejimlerde kullanılan “estetik üstünlük” anlayışını çağrıştırıyor.
Weis, bu estetiğin doğrudan tarihsel bir kopya olmadığını, ancak faşizmin temel görsel kodlarını güncelleyerek dolaşıma soktuğunu vurguluyor. Böylece şiddet, sertlik ve ayrımcılık, politik bir programdan çok “doğal” bir düzen gibi sunuluyor.
Göçmen Karşıtlığı Ve Estetik Şiddet
Bu görsel siyaset özellikle göçmen karşıtı politikalarla iç içe ilerliyor. ICE operasyonlarında sergilenen estetik, yalnızca bir güvenlik pratiği değil; “istenmeyen” bedenlere karşı kurulan bir güç gösterisi.
Uzmanlara göre bu tür görüntüler, hukuki süreçlerden çok duygusal ve sezgisel bir siyasal etki yaratıyor. Devletin sert yüzü, bir politik tercih olarak değil, kaçınılmaz bir “gereklilik” olarak kodlanıyor.
Normalleşen Otoriterlik
Tagesspiegel’in analizine göre asıl tehlike, bu estetiğin giderek sıradanlaşması. Üniforma, maske ve askeri disiplin, demokratik bir toplumda alarm zilleri çalması gerekirken; MAGA estetiğinde çekici, karizmatik ve “güçlü” bir kimlik haline getiriliyor.
Bu da faşizan eğilimlerin yalnızca sandıkta değil, görsel kültür aracılığıyla kök salmasına zemin hazırlıyor.
Kaynaklar: Diana Weis, Tagesspiegel, ICE görsel materyalleri ve kamuya yansıyan fotoğraflar
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

















