Selahattin Yılmaz Soruşturması Ülkü Ocakları’na mı Uzandı?

Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Selahattin Yılmaz hakkında yürütülen soruşturma yeni boyutlar kazanıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ülküdaşım” diyerek sahip çıktığı Yılmaz’ın dosyası, hem Ülkü Ocakları bağlantıları hem de eski MKEK Başkanı’nın casusluk iddiasıyla gözaltına alınmasıyla dikkatleri üzerine çekti.

Yılmaz’ın Ankara Hamlesi: Boşalan “Piyasa”ya Giriş

Yeraltı dünyasında Ankara merkezli yeni bir güç dengesi kuruluyor. Ayhan Bora Kaplan’ın cezaevine girmesiyle boşalan alanı doldurmak üzere Yılmaz’ın işlerini başkente taşıdığı öne sürülüyor. İddiaya göre, Yılmaz Ankara’da ofis kurarak faaliyetlerini buradan yönetti.

Tolga Şardan’ın T24’teki analizine göre, İstanbul merkezli grupların Ankara’da yerleşik düzen kurma geleneği yok. Ancak Yılmaz bu kuralı bozarak başkente yerleşti. Bu hamlenin ardında, boşalan “gayri meşru piyasanın” cazibesi kadar siyasi ve bürokratik bağlantılarının da etkili olduğu belirtiliyor.

MHP ve Ülkü Ocakları Bağlantıları

Yılmaz’ın yalnızca yeraltı dünyasıyla değil, MHP camiasıyla da yakın ilişkileri olduğu biliniyor. 2019’da Alaaddin Çakıcı ile birlikte Bahçeli’yi ziyaret eden Yılmaz, partinin çeşitli kademeleriyle temaslarını sürdürdü.

Dosyada adı öne çıkan isimlerden biri, iş insanı Turgut Öner. Öner’in Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Deniz Güzelay ile yakın ilişkisi olduğu ve birlikte otomotiv şirketi açtıkları ortaya çıktı. İddialara göre Yılmaz bu işletmenin gizli hissedarıydı.

Bahçeli’nin Yılmaz’a “ülküdaşım” diyerek sahip çıkmasının ardından, Öner’in ev hapsiyle serbest bırakılması dikkat çekti. Kaynaklara göre, bu tahliye Bahçeli’nin mesajının “ilgili yerlere” ulaştığının işaretiydi.

Avukatlar Dosyada: Cem Duman ve Semra Ilık

Soruşturmanın diğer dikkat çekici isimleri ise avukatlar Cem Duman ve Semra Ilık.

  • Cem Duman: Yılmaz’la ortak iş yaptığı, daha sonra parasal anlaşmazlık sonrası yollarını ayırdığı biliniyor. Kayınpederi üzerinden Ayhan Bora Kaplan’ın şirketleriyle bağlantı iddiaları gündeme geldi. Ayrıca iktidara yakın gazetecilerle ilişkileri, dosyanın siyasi boyutunu güçlendiriyor.

  • Semra Ilık: İddialara göre Cumhurbaşkanlığı çevresinde bazı isimlerle temas kurdu, kuramadıkları için ise isimlerini kullandı. Ayrıca cezaevindeki iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ı ziyaret etmesi soru işareti yarattı.

Eski MKEK Başkanı Casusluk İddiasıyla Gözaltında

Soruşturmada en dikkat çekici gelişme, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) eski Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Sayhan’ın casusluk iddiasıyla gözaltına alınması oldu.

Avukat olan Sayhan’ın evinde ve işyerinde yapılan aramalardan sonra İstanbul’a götürüldüğü bildirildi. Bu gelişmenin Bahçeli’nin Yılmaz’a sahip çıkan açıklamasına karşılık geldiği değerlendirmeleri yapılıyor.

Türkiye’nin en stratejik kurumlarından birinde, geçmişte de benzer skandallar yaşanmıştı. 2016’da MKE Silah Fabrika Müdürü Mustafa Tanrıverdi’nin, milli piyade tüfeklerinin planlarını ABD’ye satmaya çalışırken yakalanması hâlâ hafızalarda.

Şimdi ise kurumun eski başkanının casusluk iddiasıyla soruşturulması, iktidar-MHP ilişkilerinde yeni gerilimlerin habercisi olarak görülüyor.

Cumhur İttifakı’nda Çatlak mı?

Son bir aydır yargı merkezli gelişmelerin Cumhur İttifakı içinde gerilim yarattığı kulislerde konuşuluyor. Yılmaz’ın gözaltına alınmasının ardından MHP’den gelen tepkiler farklılık gösterdi; bazı isimlerin Bahçeli kadar net tavır almadığı belirtiliyor.

MHP’nin Sayhan’ın gözaltına alınmasına dair sessizliği ise dikkat çekiyor. Tolga Şardan’a göre, bu sessizlik iktidardan Bahçeli’ye “mesaj” niteliğinde.

Sorular Yanıt Bekliyor

Yılmaz’ın Ülkü Ocakları ve MHP bağlantıları derinleşirken, MKEK gibi stratejik kurumlarda skandallara karışan isimlerin hangi gerekçelerle görevlere getirildiği tartışma konusu oldu.

Şardan’ın sorusu ise çarpıcı:

“Böylesine kritik bir kurumda, mühendisler ve uzmanlar dururken bir avukat nasıl yönetim kurulu başkanı yapılır?”


Bu haber, Tolga Şardan’ın T24’teki “Büyüteç” köşesinde yayımlanan analiz yazısından derlenmiştir.