AKP’nin Diaspora Politikası: Stratejik Hamleler ve Uluslararası Gerilimler

Türkiye’nin dış politikasında diaspora politikası, son yıllarda öne çıkan ve tartışma konusu olan bir alan haline gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) bu politikası, Türk diasporasına nüfuz etme ve Türkiye’nin küresel çapta etkisini artırma amacını taşımaktadır. Özellikle Batı Avrupa’daki Türk diasporasına yönelik olarak şekillenen bu politika, Türkiye’nin iç politikasını konsolide etme aracı olarak da kullanılmıştır.

AKP’nin diaspora politikası, kimlikçi ve kutuplaştırıcı eğilimleri artırabilecek bir yaklaşım benimsemiş ve Avrupa başkentleri ile Ankara arasında gerginliklere yol açmıştır. Türkiye’nin yönetici elitleri tarafından, Türk diasporası üyeleri ile Avrupalılar arasında ontolojik farklılıklar olduğu iddia edilen bir muhafazakâr ahlakın yayılması öngörülmektedir.

Bu politikanın Avrupa’daki siyasi sağa katkısı ise, diaspora üyelerinin siyasi tercihlerini ve oy kullanma davranışlarını etkileyebilecek bir faktör olarak görülmektedir. Özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye vatandaşlarının, Türkiye’deki siyasi gelişmelerle paralel bir şekilde, ev sahibi ülkelerindeki siyasi sağ partilere yönelik desteklerini artırabileceği düşünülmektedir. Bu durum, Türk diasporasının, ev sahibi ülkelerin siyasi dengeleri üzerinde belirleyici bir rol oynayabileceğini göstermektedir.

Türkiye’nin diaspora politikasının, Avrupa’daki siyasi sağ partilerle olan ilişkileri güçlendirebileceği ve bu partilerin Türk diasporası üzerindeki etkisini artırabileceği de öne sürülmektedir. Bu etkileşim, hem Türkiye’nin dış politikasını hem de Avrupa’daki siyasi dengeleri etkileyebilecek bir dinamik oluşturmaktadır.

Ayrıca diaspora politikasının, Türkiye dışında kurulan seçim sandıklarında verilen oylarla Erdoğan’ın iktidarını muhafaza etmesinde ve gücünü konsolide etmesinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekilmektedir. Avrupa ülkelerinde oy kullanan Türklerin büyük çoğunluğunun Erdoğan’ı desteklediği belirtilmektedir.

Bu politika, Türkiye’nin 2000’lerden bu yana şekillenen dış politikasının bir parçası olarak görülmekte ve Yeni Osmanlıcılık anlayışı temelinde yeni siyasi nüfuz alanları oluşturmayı hedeflemektedir. Almanya’daki Türkiye kökenli topluluklar, bu yeni siyasal yaklaşımın ana hedef alanlarından biri olarak belirlenmiş ve bu yönelim, Almanya’da bulunan Türkiyeli topluluğun nicel ve nitel yapısıyla alakalı olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye’nin diaspora politikası, sadece Türkiye’nin iç politikasını değil, aynı zamanda Avrupa’daki siyasi sağın güçlenmesine de katkı sağlayabilecek bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Bu politikanın gelecekteki evrimi, hem Türkiye’nin dış ilişkilerini hem de Avrupa’daki siyasi dengeleri şekillendirmeye devam edecektir. Bu konu, Türkiye ve Avrupa arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli bir gösterge niteliğinde olup, ilerleyen zamanlarda daha da önem kazanabilir.

NHY, Hasan BAKİ

Kaynaklar:
1. DW Türkçe’nin raporlarına dayanarak yapılan analizler.
2. İnsan ve Toplum Araştırma Makalesi.
3. Türk Diasporası’nın Avrupa Siyasal Sistemine Katılımı.
4. SWP’nin raporları.
5. Heinrich Böll Stiftung Türkiye’nin analizleri.