Timur Soykan: “Ölüm yazısını imzalayan yargılanmayacak”

Kahramanmaraş’ta yaşanan bir trajedinin ardından adalet arayışı, gazeteci Timur Soykan’ın kaleminden “Ölüm yazısını imzalayan yargılanmayacak” başlığı altında Bir Gün Gazetesi’nde ele alındı. Soykan, 6 Şubat Depremi’nde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’nın hikayesini detaylarıyla aktarıyor.

Yazıda, apartmanın altında faaliyet gösteren Kervan Pastanesi’nin 2019 yılında gerçekleştirdiği tadilatın, binanın yıkılmasına yol açtığına dikkat çekiliyor. Soykan, apartman yöneticisi Mustafa Doğruoğlu’nun ve binada yaşayanların, yapılan tadilatın binaya zarar verdiği yönündeki endişelerini içeren bir dilekçeyi 2021 yılında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunduğunu belirtiyor. Ancak, müdürlüğün ve Kahramanmaraş Onikişubat Belediyesi’nin, tadilatın imar affına uygun olduğu ve binanın taşıyıcı sistemlerine zarar verilmediği yönünde yanıt verdiği ifade ediliyor.

Soykan’ın yazısında, deprem sonrası hazırlanan bilirkişi raporunun, tadilatın binanın yıkılmasına neden olduğunu ortaya koyduğu ve Kervan Pastanesi sahipleri ile binanın müteahhidi Yakup Aktaş’ın asli kusurlu olduğunu gösterdiği aktarılıyor. Ancak, rapora rağmen, evrakta imzası bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmediği, bu durumun adalet arayışındaki aileler için büyük bir hayal kırıklığı yarattığı vurgulanıyor.

Timur Soykan’ın yazısı, bir yandan yapısal sorunları ve adalet mekanizmasının işleyişini sorgularken, diğer yandan da deprem gibi doğal afetler karşısında insan hayatının korunması için alınması gereken önlemlerin önemini gözler önüne seriyor. Soykan, bu tür felaketlerde yaşanan insan kayıplarının sadece doğal afetlerin bir sonucu olmadığını, aynı zamanda ihmal ve sorumsuzlukların da bu sonuçlara katkıda bulunduğunu dile getiriyor.

Bu yazı, sadece bir gazete köşe yazısı olmanın ötesinde, toplumsal hafızada yer edecek ve gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi için dersler çıkarılmasını sağlayacak bir belge niteliğinde. Soykan’ın ifadeleri, adaletin peşinde olan herkes için bir çağrı, bir uyanış ve bir umut ışığı olarak okunabilir.