İzmir’de “Başak Cengiz Cinayeti” protestosu…

Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir Platformu, Başak Cengiz’in öldürülmesini protesto etti. “Başak Cengiz İsyanımızdır” yazılı pankart taşıyan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’ni her yerde haykırmaya, tekrar kazanana kadar mücadelesini vermeye devam ederken, katledilen her kadını isyanımızın bir parçası yapıyoruz” açıklaması yaptı.

İzmir’in Alsancak semtindeki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bir araya gelen Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir Platformu üyesi kadınlar, Başak Cengiz cinayetine tepkilerini dile getirdi. “Başak Cengiz İsyanımızdır” yazılı pankart taşıyan kadınlar, bir basın açıklaması yaptı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile kadın cinayetlerine her gün yenilerinin eklendiği vurgulanan açıklamada şöyle denildi:

“Kadın katletmek için arınma geceleri düzenleyenler, sokağa bu düşünce ile çıkanların hayatımızdan geçtiği dönemlerden geçiyoruz. Ordu’da katledilen kız kardeşimiz Ceren Özdemir’in katilinin ifadeleri hala aklımızda. Ne demişti katil; ‘evimden birini öldürmek için çıktım ve öldürdüm. Pişman değilim, cezaevinden çıkarsam yine öldüreceğim’… Bu sözlere dair öfkemiz devam ederken bu defa da 1 aylık eğitim için gittiği Ankara’da Başak Cengiz hiç tanımadığı katil Can Göktuğ Boz tarafından samuray kılıcıyla katledildi. Burada da katil ifadesinde ‘savunmasız bir kadını öldürmek için sokağa çıktığını’ söyledi. Daha dün İsmail Pişkin isimli erkek boşanma aşamasında olduğu kız kardeşimiz Selime’yi çocuklarının gözü önünde arabayla ezerek öldürdü. Bugün sadece Selime ve Başak için değil katledilen tüm kadınların hesabınızı soracağımızı, birlikte güçlü olduğumuzu bir kere daha tekrarlamak için buradayız.

Bu katillerin gücünü, cesaretini nereden aldığını biliyoruz. Erkek egemen sistemin temsilcileri ve uyguladıkları kadın düşmanı politikalar; kadın katliamlarını teşvik etmekte, önünü açmakta; katilleri korumaktadır. Öz savunma hakkını kullanan Çilem Doğan’a 15 yıl hapis cezası verilirken, vaktiyle ilk imzacısı olmakla övündükleri İstanbul Sözleşmesini uygulamayan ve en nihayetinde de kadınların itirazlarına rağmen sözleşmeden çıkan iktidar, şiddeti, tacizi, katliamı önlemek için herhangi bir adım atmıyor. Televizyon ekranlarında İstanbul Sözleşmesi lafını duymamak istediğini dile getirenlere karşı İstanbul Sözleşmesini tekrar kazanmak için mücadele etmeye devam edeceğimizi söyleyerek cevap veriyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ni her yerde haykırmaya, tekrar kazanana kadar mücadelesini vermeye devam ederken, katledilen her kadını isyanımızın bir parçası yapıyoruz. Yargıdan, yönetime her yeri ele geçiren erkek egemen zihniyetin tam karşısında mücadelemizi büyütüyoruz. Başak Cengiz, Ceren Özdemir, Özgecan Aslan, Pınar Gültekin ve adını heybemizde biriktirdiğimiz her kadının öfkesini kuşandık. Susmadan, korkmadan, İtaat etmeden mücadele etmeye devam edeceğiz.”