Berlin’den Silivri’ye uzanan dayanışma: Otoriterliğe karşı verilen demokrasi mücadelesi uluslararası dayanışma sahnesine taşındı.
CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, Almanya merkezli Axel Springer Özgürlük Vakfı tarafından verilen “Cesaret Ödülü”ne layık görüldü. Otoriter rejimlerde baskıya direnen gazeteci, aktivist ve siyasetçilere verilen ödül, bu yıl Türkiye’de demokrasi mücadelesiyle simgeleşen İmamoğlu çiftine takdim edildi.
Berlin’den Silivri’ye uzanan mesaj
Berlin’de düzenlenen “Özgürlük Haftası” kapsamında yapılan törende, hem Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup hem de Dilek İmamoğlu’nun video mesajı okundu. İmamoğlu, mektubunda “Zorbalığa karşı durma cesaretini gösterebilmeliyiz” diyerek, Türkiye’de demokrasiye yönelik baskılara rağmen umudunu koruduğunu vurguladı:
“Her gün geleceğinden vazgeçmeyen gençlerin cesaretine, sansüre rağmen yazmayı sürdüren gazetecilerin direncine, sandığa gitmeyi bedel ödeyerek de olsa sürdüren yurttaşların kararlılığına tanıklık ediyoruz.”
Mektubunda “Halkın iradesi hapsedilemez” sözleriyle dikkat çeken İmamoğlu, demokratik iradenin yargı yoluyla bastırılamayacağını belirtti.
“Demokrasilerde bile özgürlükler daralıyor”
İmamoğlu, İngilizce kaleme aldığı metinde yalnızca Türkiye’deki değil, küresel ölçekte yükselen otoriter eğilimlere de dikkat çekti:
“Demokrasilerinin dayanıklı olduğuna inanan ülkelerde bile özgürlükler daralıyor, hakikat kuşatma altında, hukuk ise adalet yerine iktidarın hizmetine giriyor. Böyle bir dünyada demokrasi zemin kaybederken, refah ve barışın güçlenmesi mümkün değildir.”
Bu ifadeler, İmamoğlu’nun demokrasi krizini yalnızca ulusal değil, evrensel bir mesele olarak gördüğünü; mücadeleyi “ortak bir direniş” zemini üzerinden tanımladığını gösterdi.
“Bu karanlık, aydınlığa yürüyen bir mücadeledir”
Törene video mesaj yoluyla katılan Dilek Kaya İmamoğlu, ödülün yalnızca kendilerine değil, “demokrasi, özgürlük ve adalet için direnen tüm insanlara” ait olduğunu söyledi. Türk bayrağı önünde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz için zor ve sınayıcı bir dönemden geçiyoruz ama biliyoruz ki bu bir karanlık değil, aydınlığa yürüyen bir mücadeledir. Dimdik ayakta duracağız. Korkmayacağız. Cesur olacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki sonunda her zaman halkın iradesi galip gelir.”
İmamoğlu, dayanışmanın kendilerine güç verdiğini vurgulayarak, “Özgürlük yalnızca bir ülke için değil, insanlık onuru için evrensel bir değerdir” dedi.
Uluslararası dayanışma ve Türkiye’nin demokratik imajı
Törene Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner, Axel Springer Vakfı İcra Direktörü Antje Schipmann ve Rus muhalif lider Vladimir Kara-Murza’nın eşi Evgenia Kara-Murza gibi isimler katıldı. Konuşmacılar, Türkiye’deki baskı ortamına karşı verilen demokratik mücadelenin önemine vurgu yaptı.
Yaklaşık 200 davetlinin katıldığı törende, İmamoğlu çiftinin ödülü “otoriterliğe direnen demokratik cesaretin sembolü” olarak nitelendirildi.
Analiz: “Uluslararası meşruiyet”in sembolik karşılığı
İmamoğlu çiftine verilen bu ödül, Türkiye’deki siyasi yargılamalar tartışmasının uluslararası düzeyde de yankı bulduğunu ortaya koyuyor. Berlin’deki törende dile getirilen “demokrasi ve hukuk devleti” temaları, hem Avrupa kamuoyunun Türkiye’ye yönelik eleştirilerini yeniden gündeme getirdi hem de İmamoğlu’nun tutukluluğuna karşı küresel dayanışmanın sembolik bir ifadesi olarak değerlendirildi.
- NHY / DW Türkçe, ANKA Haber Ajansı, Axel Springer Freedom Foundation
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.














