Hasankeyf sular altında

Hasankeyf’in bir köşesinde sular altında kalan evlerini izlerken söylüyor bu sözleri 70 yaşındaki Sofu İbrahim.

Ne evi, ne de ailesinin geçimini sağladığı inekleri kalmış. Biraz öfkeli, emeğine üzülüyor. Ve bundan sonra ailesine nasıl bakacağını düşünüyor.

Tarihi 12 bin yıl öncesine kadar uzanan, dünya üzerindeki en eski yerleşim alanlarından biri Hasankeyf.

Çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan ve 1981 yılında SİT alanı ilan edilen Hasankeyf, Ilısu Barajı ve hidroelektrik santrali projesi ile sular altında kaldı.

DSİ: 6 Milyon nüfuslu bir şehrin yıllık enerji ihtiyacı karşılanacak

Devlet Su İşleri’ne (DSİ) göre, 8,5 milyar TL’ye mal olan Ilısu Barajı, ülkedeki en fazla enerji üreten dördüncü baraj ve yıllık ortalama 4,12 milyar kilowatt saat elektrik üretecek.

Ilısu Barajı tam kapasite ile üretime başladığında yıllık 4 milyar 120 milyon kWh hidroelektrik enerji üretecek, milli ekonomiye yıllık 412 milyon dolar katkı sağlayacak. Bu üretim rakamı da 6 milyon nüfuslu bir şehrin yıllık enerji ihtiyacının karşılanması anlamına geliyor.

Ancak beklentinin bu kadar yüksek olduğu Dicle Nehri üzerine inşa edilen Ilısu Barajı, 100 bine yakın bölge sakinini göç ettirdi.

Bir çölün ortasına koydular insanları…

Göç etmek zorunda kalanların bir kısmı başka şehirlere, bir kısmı da 3 bin dekar alana inşa edilen ve kura sistemi ile dağıtılan ‘Yeni Yerleşim Yeri’nde yapılan 710 konuta taşındı.

Euronews mikrofonuna konuşan Hasankeyflilere göre bazıları da evsiz kaldı. Kamulaştırma ile birlikte evlerini ve topraklarını kaybettiklerini öne süren köylüler, kendilerine ev veya toprakları karşılığında bir para verilmediğini öne sürüyor.

Bazılarına göre yeni yerleşim yerinde yapılan konutlar yaşanılacak gibi değil; ‘’Bir çölün ortasına koydular insanları. İnsanlar nefes alamayacaklar’’ diyorlar.

‘Evimizi ve geçimimizi sağladığımız topraklarımızı kaybettik’

Yeni Hasankeyf’teki bir diğer sorun ise evlerin kiraya verilmesi. Yasak olmasına rağmen, TOKİ tarafından yapılan evlerin aylık kiralarının 500 ile 1000 TL arasında olduğunu söyleyen Hasankeyfliler, bu rakamı ödemekte zorlandıklarını ifade ediyor.

Çünkü geçimini tarımdan sağlayan bölge insanı topraklarının sular altında kalması ve geride kalan arazilerine de evler yapılması nedeniyle en önemli ekmek kapısını da kaybetti.

Yeni yerleşim yerlerine sadece köylüler değil, bazı tarihi eserlerler de taşındı. Tarihi ilçedeki tarihi yapılardan Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Ortaçağ, Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait bin 453 eser Hasankeyf Müzesi’ne taşındı.

Ancak Hasankeyf havzasındaki 300’e yakın höyük, gün yüzüne çıkamadan baraj suları yükseldi. Yani 12 bin yıllık medeniyetin kalıntılarının hepsi kurtarılamadı.

Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yapılan 135 km uzunluğunda ve 400 metre genişliğindeki bu baraj, Mezopotamya Havzası’ndaki verimli toprakları yok etti ve bölgedeki ekosistem değişti.

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları