“Aziz İhsan Aktaş” davasında savunma yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, yedi aydır süren tutukluluğun ne hukuken ne de vicdanen açıklanabilir olduğunu söyleyerek, dosyada kendisini bağlayan tek bir somut delil bulunmadığını vurguladı ve tahliyesini talep etti.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen organize suç örgütü davasının ikinci gününde, tutuklu sanık Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunma yaptı. Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde görülen duruşmada Karalar, hem kişisel geçmişine hem de belediyecilik pratiğine dair ayrıntılı bir savunma sunarak, hakkındaki suçlamaların maddi ve hukuki temelden yoksun olduğunu ifade etti.
“Bu Dosyada Benim Ne İşim Var?”
Karalar, savunmasında, davanın 2019 sonrası iddialara dayandığını hatırlatarak, Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerinin kendi döneminde Seyhan Belediyesi’nden herhangi bir iş almadığını söyledi. Belediye başkanlarının doğrudan ihale vermediğini vurgulayan Karalar, “Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri bizimle çalışmadı ama ben bu dosyadayım. Ben Adanalıyım, benim Silivri’de ne işim var?” sözleriyle suçlamaların mantık dışı olduğunu dile getirdi.
Karalar, yerel basında belediyeye ya da şahsına yönelik en küçük bir iddia gündeme geldiğinde dahi savcılığa başvurmaktan kaçınmadığını belirterek, kamu görevinde şeffaflık ve hesap verebilirliği temel ilke olarak benimsediğini söyledi.
Sanayi Deneyiminden Belediyeciliğe: “Hayatımda Torpil Yoktur”
Savunmasının önemli bir bölümünü mesleki geçmişine ayıran Karalar, 1980’li yıllardan itibaren sanayi ve üretim alanında çalıştığını, Türkiye’de ve yurtdışında faaliyet gösteren, sıkı denetim mekanizmalarına sahip şirketlerde görev aldığını anlattı. Alman ortaklı yapılarda çalıştığını belirten Karalar, “Usulsüzlüğe, torpile, gayriresmî ilişkilere izin vermedik. Hayatımda bir günde yükselme, kayırma yoktur” dedi.
Bu yaklaşımı belediyecilikte de sürdürdüğünü ifade eden Karalar, Seyhan Belediyesi’ni devraldığında ciddi bir mali ve idari krizle karşı karşıya olduklarını, kısa sürede hizmet üretmeye odaklanan bir yönetim anlayışı kurduklarını söyledi.
“Devraldığımız Belediye Felaketti”
Zeydan Karalar, 2019’da Adana Büyükşehir Belediyesi’ni devraldıklarında tablonun ağır olduğunu belirterek, belediyenin gelirinin borcunun dörtte biri düzeyinde olduğunu, yaklaşık 350 haciz dosyasıyla karşı karşıya kaldıklarını aktardı. Pandemi koşullarına rağmen beş yıl içinde tüm haciz dosyalarının kapatıldığını, borç stokunun ciddi biçimde azaltıldığını kaydetti.
Karalar, bu süreçte sosyal yardımların artırıldığını, hizmetlerin siyasi görüş ayrımı yapılmaksızın sürdürüldüğünü vurgulayarak, bugün kamuoyunda dürüstlüğüyle anılan bir belediye başkanı olarak bilindiğini ifade etti.
Tutukluluk Ve Kamu Zararı Vurgusu
Savunmasının en dikkat çekici bölümünde tutukluluğun Adana’ya etkilerine değinen Karalar, “Yedi aydır tutukluyum. Bu, yalnızca beni değil, Adana’yı ve ailemi cezalandırmak demektir” dedi. Deprem yaşamış bir kentte yapılması gereken çok sayıda iş bulunduğunu hatırlatan Karalar, tutukluluk nedeniyle planlanan projelerin hayata geçirilemediğini söyledi.
“Adana büyüktür ama geliri küçüktür” diyen Karalar, deprem sonrası gelen hibelerle hayata geçirilmesi planlanan projelerin askıya alındığını belirterek, tutukluluğun doğrudan kamu zararına yol açtığını savundu.
“Bu Dava Hukuk Fakültelerinde Anlatılacak”
Karalar, dosyadaki iddiaların maddi ve mantıki tutarlılıktan yoksun olduğunu yineleyerek, “Yargılandığım bu dava ileride hukuk fakültelerinde ders olarak anlatılacak” dedi. Suçsuzluğunun açık olduğunu savunan Karalar, tahliyesini talep ederek savunmasını tamamladı.
Duruşmanın, sanık savunmalarının alınmasına yarın da devam edilmesi bekleniyor.
- NHY / İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma tutanakları, Sanık savunmaları, ANKA, Sözcü
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















