Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin üzerinden 10 yıl geçti; 83 delilin toplanamadığı, kritik kamera kayıtlarının silindiği, üç polisin beraat ettiği dosya Anayasa Mahkemesi’nde beklerken, Elçi cinayeti Türkiye’nin en çarpıcı “cezasızlık” vakalarından biri olarak hâlâ karanlıkta duruyor.
Faili Meçhule Dönen Bir Cinayet
28 Kasım 2015’te, çatışmaların gölgesinde Dört Ayaklı Minare önünde başından vurularak öldürülen Tahir Elçi’nin dosyası, 10 yıldır hakikatle devlet arasına sıkışmış durumda. Elçi’nin yıllarca faili meçhullerin üzerine giden bir hukuk insanı olarak hayatını kaybetmesi, davayı Türkiye’nin yakın dönem adalet ölçeğinin sembolüne dönüştürdü.
Cinayet soruşturması 4,5 yıl boyunca sürüncemede bırakıldı; iddianamenin hazırlanması Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’nün hazırladığı raporla mümkün olabildi. Rapora göre ölümcül kurşun üç polisten birinin silahından çıktı; ancak kim olduğuna dair tespit “imkânsız” denilerek dava açıldı.
Eksik Soruşturma, Kaybolan Görüntüler
Elçi ailesinin avukatlarının en çok vurgu yaptığı nokta, soruşturmada toplanmayan deliller oldu. 83 parça delilin önemli kısmı dosyaya hiç girmedi, ölümcül merminin çekirdeği bulunamadı. Olay yerindeki çok sayıda kameraya rağmen vurulma anının görüntüsü yok.
Polis kamerasının cinayet anına denk gelen 13 saniyesi, PTT kamerasının ise 17 dakikası kesilmişti. Ardışık numaralarla kayıtlanan görüntülerin bir bölümü silinmişti. Olay yerini gören bir işyerine ait kritik kamera kayıtları ise açılamadı.
Tüm bu eksikliklere rağmen mahkeme; olay yerinde keşif, müfettişlerin dinlenmesi, polis amirlerinin ve dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun tanıklığı gibi taleplerin tamamını reddetti.
Soruşturmanın Seyri: Suçlamalar, Beraat ve Yargı Yolu
İddianamede üç polis için “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan 3 ila 9 yıl hapis cezası istendi. Ancak 29 Nisan 2024’te savcı, kurşunun hangi silahtan çıktığının belirlenemeyeceği gerekçesiyle tüm sanıklar için beraat talep etti.
Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Haziran 2024’te tüm polislerin beraatine hükmetti. Elçi ailesinin istinaf başvurusu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Şimdi dosya Anayasa Mahkemesi’nde.
Elçi’nin Hikâyesi ve Son Sözleri
1966’da Cizre’de doğan, 1990’lardan itibaren faili meçhullerin üzerine giden, Diyarbakır Barosu’nda uzun yıllar görev yapan Tahir Elçi, TİHV ve İHD’de aktif rol üstlendi.
Öldürüldüğü gün, çatışmaların durması çağrısı yapıyordu; son sözleri hafızalara kazındı:
“Silah, çatışma, operasyon istemiyoruz.”
Ölümünden kısa süre önce CNN Türk’te sarf ettiği sözler nedeniyle hedef gösterilmiş, hakkında 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.
- NHY / DW Türkçe
- Bingöl’de 50 Milyon Yıllık Deniz Canlısı Fosilleri Bulundu - 29 Kasım 2025
- Suriye’nin Güneyine İsrail Baskını: İşgalin Yeni Eşiğinde En Kanlı Saldırı - 29 Kasım 2025
- Atıl İşgücü Uçurumu Derinleşiyor: Gerçek İşsizlik 12 Milyonu Aştı - 29 Kasım 2025













