Suriye’de Dürzilerin ruhani liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri, İsrail basınına yaptığı açıklamada geçici Suriye hükümetini “El-Kaide ve IŞİD çizgisinde” olmakla suçladı, Süveyda’da yaşananları “soykırım” olarak niteledi ve İsrail gözetiminde bağımsız bir Dürzi bölgesi talep ettiklerini söyledi.
Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetinde etkili olan Dürzi topluluğunun ruhani liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri, İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth’un internet sitesi ynet’e verdiği röportajda, Suriye’nin geleceğine ve Dürzilerin konumuna ilişkin sert ve tartışmalı değerlendirmelerde bulundu.
“Geçici Hükümet El-Kaide’nin Devamı”
El-Hicri, Suriye’deki geçici yönetimi “El-Kaide’nin doğrudan devamı olarak kurulmuş, IŞİD tarzı bir hükümet” şeklinde tanımladı. Mevcut yapının yalnızca Dürzileri değil, kendisiyle aynı ideolojik çizgide olmayan tüm azınlıkları hedef aldığını savunan El-Hicri, “Önceki rejim de bize karşıydı ama bugünkü yönetim çok daha acımasız” ifadelerini kullandı.
Temmuz 2025’te Süveyda’da yaşanan ve 2 binden fazla Dürzi’nin hayatını kaybettiği saldırılara atıf yapan El-Hicri, bu süreci “Şam merkezli terör gruplarıyla birlikte alınmış bir karar” olarak niteleyerek, “Bu bir soykırımdı” dedi.
“İsrail Askeri Müdahale İle Katliamı Durdurdu”
Süveyda’nın Temmuz 2025’ten bu yana tam seferberlik hâlinde olduğunu belirten El-Hicri, geçici hükümet güçlerinin vilayetin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturan ve büyük bölümü yakılmış 36 köyü kontrol ettiğini söyledi. Şam yönetimiyle hiçbir temaslarının olmadığını vurgulayan El-Hicri, “Son yaşananlar, topluluğumuzu korumak için kimseye güvenemeyeceğimizi gösterdi” dedi.
El-Hicri, İsrail’in rolüne ilişkin ise dikkat çekici bir değerlendirmede bulunarak, “Soykırım devam ederken askeri olarak müdahale eden ve bizi kurtaran dünyadaki tek ülke İsrail’di. Bu, katliamı fiilen durduran hava saldırılarıyla gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
“Özerklik Yetmez, Bağımsız Dürzi Bölgesi İstiyoruz”
İsrail ile Suriye’deki Dürziler arasındaki ilişkilerin yeni olmadığını savunan El-Hicri, bu bağların Esad rejiminin devrilmesinden çok önceye dayandığını söyledi. İsrail’i “hukuka ve uluslararası normlara dayalı bir devlet” olarak tanımlayan El-Hicri, “Biz barış yanlısıyız, saldırgan değiliz ve kimliğimizi korumak istiyoruz” dedi.
El-Hicri, taleplerinin yalnızca özerklikle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Biz bağımsız bir Dürzi bölgesi istiyoruz. Kendimizi İsrail’in stratejik çerçevesinin bir parçası ve İsrail’le müttefik bir güç olarak görüyoruz” diye konuştu. Geçiş sürecinde İsrail gözetiminde bir özerk yönetimin mümkün olabileceğini de ekledi.
“Suriye Bölünmeye Gidiyor”
Suriye’nin üniter yapısının sürdürülemez olduğunu savunan El-Hicri, ülkenin özerk ve bağımsız bölgelere ayrılacağı bir sürece girdiğini ileri sürdü. “Gelecek bu yönde şekilleniyor” diyen El-Hicri, Orta Doğu’da azınlıkların güvenliği ve bölgesel istikrarın ancak bu modelle sağlanabileceğini iddia etti.
Kaynaklar:
Yedioth Ahronoth (ynet), Einav Halabi imzalı röportaj; Şeyh Hikmet el-Hicri’nin İsrail basınına yaptığı açıklamalar.
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















