Soyduğu evdeki fotoğraflarla hayatı değişti…

Helen Thomas - Patrick Kiteley BBC News

Matthew Hahn, ABD’de uyuşturucu kullanmaya ergenlik yaşlarında esrarla başladı. Sonra sentetik uyuşturucularla devam etti.

Liseyi bıraktı ve uyuşturucuya para bulmak için hırsızlık yapmaya başladı. Beş yıl hapis yattı, 2011’de çıktı.

İki ağır suçtan hüküm giymişti. ABD’de California eyaleti yasalarına göre üçüncüsünde ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaktı. (Ülkede birçok eyalette geçerli olan “üç vuruş” yasasına göre ağır suçlardan iki kez hüküm giyenlere üçüncüsünde müebbet hapisten daha az ceza verilemiyor)

Hahn, “Birkaç yıl iyi gittim. İyi bir işim vardı. Okula gidiyordum. Üniversiteye gidecektim. Ama bir trajedi yaşadıktan sonra tekrar boşluğa düştüm ve başa döndüm” diyor.

En yakın arkadaşı intihar etmişti. Hahn bunun üzerine tekrar uyuşturucuya ve hırsızlığa başladığını söylüyor.

Çelik kasadan kullanılmış bebek bezleri çıktı

2005’te Los Gatos’da bir gece, evine küçük bir çelik kasa getirdi. Kasanın içinden çıkan ilk şey kullanılmış bebek bezleri oldu. Hahn, “Gerçeküstü bir şeydi. Kasadan başka şeyler de çıktı. Bir silahla fotoğraflar da vardı. Bunların sahibiyle ilgili belgeler de vardı. Bir de dijital kamera kartı buldum. Kartı bilgisayara taktım. Gördüklerime inanamadım. Fotoğraflarda, kasanın sahibi bir çocuğa cinsel tacizde bulunuyordu” diyor.

Polise gidip bir ev soyduğunu ve böyle bir delil bulduğunu söylemesi mümkün değildi. Ama bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu. Bir kez daha hüküm giyerse cezasının müebbet hapis olacağını da.

Hahn, kamera kartını bir bozuk para cüzdanına koydu. Bunu çaldığı adamın adını ve adresini de yazıp “Lütfen bu hayvanın icabına bakın” diyerek polise postaladı.

Hikayeyi annesine değiştirerek anlattı. Kamera kartını ikinci el pazarından aldığını söyleyerek annesinden haberleri takip etmesini istedi.

Annesi bir hafta sonra arayıp bir adamın gözaltına alındığını haber verdi.

Soyulan evin sahibi John Robertson Aitken, hırsızlık sonrasında polise başvurmuştu. Kamera kartını alan polis memurları, hırsızlıkla ilgili konuşacaklarını söyleyerek Aitken’ın evine gidip onu sorguladılar. Hahn’a göre Aitken suçunu itiraf etti.

Hahn, hırsızlığa devam etti. Çaldığı bir eşyayı eBay’de sattı. Seri numarasını takip eden polis sekiz hafta sonra Hahn’ı gözaltına aldı.

Üçüncü kez hüküm giymek üzereydi.

Onu sorgulayan ve kasabada yaptığı hırsızlıkları bilen polis memuru “İyi gidiyordun, ne oldu sana?” diye sordu. “En azından size Aitken’ı verdim” diyerek fotoğrafları polise kendisinin gönderdiğini anlattı.

400 yıl hapis riskine rağmen ifade verdi

Hahn, duruşma tarihini beklerken bölge savcısı geldi, çelik kasayla ilgili ifade vermeyi kabul edip etmeyeceğini sordu. Birden fazla suçla yargılanıyordu ve daha önce iki kez hüküm giydiği için 400 yıl hapis cezası alabilecekti.

Kendini tehlikeye atarak ifade vermeyi kabul etti.

Aitken 25 yıl, Hahn da müebbet hapis cezasıyla karşı karşıyaydı. Bir pedofili zanlısıyla, bir hırsızın alabileceği cezalar arasındaki bu orantısızlık tepkiye neden oldu. İnternette dilekçeler açıldı. Bazıları Hahn’ın denetimli olarak serbest bırakılmasını, bazıları ise daha ağır ceza almasını istiyordu.

Sonunda Hahn, 14 yıl hapis cezası aldı. Yedi yıl yatıp çıktı. Aitken ve Hahn, aynı cezaevine gönderildi.

“Bizi bindirdikleri otobüste Aitken kafesin içinde ben de ellerim kelepçeli olarak arkada oturuyordum” diyen Hahn, hapis yattığı süre içinde hayatını değiştirdi.

Uyuşturucu bağımlılığından kurtuldu, Aitken’ın taciz ettiği çocuğun annesinin gönderdiği kitaplarla California Üniversitesi’ni bitirdi. Sabıkalı bir kişi olarak iş bulmakta zorlandı, elektrikçi oldu.

Karısıyla birlikte yakın bir zaman önce bir ev satın alan Hahn, “En büyük pişmanlığım, kim olduğunu bilmediğim insanlara zarar vermekti. Yaptıklarımın bedelini ödedim. Hikayemi anlatıyorum, çünkü bağımlılıklarından kurtulmaya çalışan diğer insanların aynı şeyleri yaşamasını istemiyorum” diyor.

 

Yazarın sayfamızdaki diğer yazıları