back to top
Ana Sayfa Haber Futbolda Ceza Değil, Hafıza Yargılanıyor

Futbolda Ceza Değil, Hafıza Yargılanıyor

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Amedspor’a ve takım kaptanı Çekdar Orhan’a Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen cezaların hukuki olmaktan çok siyasal ve ayrımcı bir refleksi yansıttığını belirterek, spor üzerinden toplumsal hafızanın ve barış ihtimalinin hedef alındığını söyledi.

Sembolik Bir Hareketten “İdeolojik Propaganda”ya

Sezgin Tanrıkulu’nun X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı açıklama, TFF’nin Amedspor ve kaptan Çekdar Orhan’a verdiği cezaların spor hukukunun sınırlarını aştığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Tanrıkulu’na göre, gol sonrası yapılan “saç örme” hareketinin ideolojik propaganda olarak değerlendirilmesi, rastlantısal bir disiplin yorumu değil; siyasal bir tercihin ve ayrımcı bir bakışın ürünü.

Tanrıkulu, bu tür sembolik hareketlerin kriminalize edilmesinin yalnızca bir futbolcuya ya da kulübe değil, toplumsal hafızaya ve ortak vicdana yönelik bir cezalandırma girişimi olduğunu vurguladı.

Tribünlerde Irkçılık, Sahada Sessizlik

Açıklamada, Türkiye futbolunda uzun süredir varlığını koruyan ırkçı söylem ve nefret dili de eleştirildi. Tanrıkulu, tribünlerde açıkça görülen bu tehlikeli eğilime karşı federasyonun sessiz kalırken, Amedspor üzerinden geliştirilen cezalandırıcı refleksin çelişkili olduğuna dikkat çekti.

TFF’nin, Türkiye’nin barışına hizmet edecek bir kurum olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, federasyon yönetimi ve disiplin kurullarının empati kurmak ve kutuplaştırıcı uygulamalardan uzak durmak zorunda olduğunu ifade etti.

Siyasi İktidarın Sessizliği

Tanrıkulu, Spor Bakanlığı ve iktidar sözcülerinin konuya ilişkin tek bir cümle dahi kurmamış olmasını da eleştirdi. “Siz neyi amaçlıyorsunuz?” sorusunun bugüne kadar resmi ağızlardan sorulmadığını belirten Tanrıkulu’na göre bu sessizlik, yaşananların münferit değil, sistematik olduğuna işaret ediyor.

Bu durumun, spor alanında ortaya çıkan ayrımcı uygulamaların siyasi düzlemde de dolaylı biçimde onaylandığı algısını güçlendirdiği ifade ediliyor.

Negatif Barıştan Pozitif Barışa Geçiş

Tanrıkulu’nun değerlendirmesinde öne çıkan temel çerçeve ise “barış” kavramı oldu. Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini vurgulayan Tanrıkulu, negatif barıştan pozitif barışa geçişin; eşitlik, adalet ve gündelik hayatta ayrımcılığın sona ermesiyle mümkün olabileceğini dile getirdi.

Bir yandan barış ve silahsızlanma söylemleri sürdürülürken, diğer yandan tribünlerde ve kamusal alanda “küçük bahanelerle” üretilen ırkçı dilin yaygınlaştırılmasının bu süreci sabote ettiğini belirten Tanrıkulu, Amedspor’un bu gerilimin en görünür hedeflerinden biri haline getirildiğini söyledi.

Sporun Siyasallaşması Tartışması

Uzmanlara göre, Amedspor örneği Türkiye’de sporun siyasallaşması tartışmasını yeniden alevlendirirken, federasyon kararlarının tarafsızlığına ilişkin soru işaretlerini de derinleştiriyor. Futbolun birleştirici gücü yerine ayrıştırıcı bir araç haline gelmesi, yalnızca spor alanını değil, toplumsal barış iklimini de doğrudan etkiliyor.


  • NHY / Sezgin Tanrıkulu’nun X (Twitter) paylaşımı, Türkiye Futbol Federasyonu disiplin kararları, Spor ve ayrımcılık üzerine akademik değerlendirmeler