Van’ın ErciÅŸ ilçesindeki Zilan Vadisi, jeotermal enerji, madencilik ve mermer projeleriyle çok yönlü bir ekolojik yıkım tehdidi altında. Bölgenin büyük bölümünün enerji ve maden yatırımlarına tahsis edildiÄŸi belirtilirken, jeotermal sondajlardan çıkan ağır metal içerikli suların Koçköprü Barajı’na bırakıldığı iddiaları çevre ve halk saÄŸlığı açısından ciddi kaygılara yol açıyor. Ekolojistler, bilimsel verilerle destekledikleri dosyayı yargıya taşımaya hazırlanıyor.
Jeotermal Projeler Ekolojik Baskıyı Derinleştiriyor
Van’ın ErciÅŸ ilçesinde yer alan ve hem biyolojik çeÅŸitliliÄŸi hem de tarihsel hafızasıyla öne çıkan Zilan Vadisi, son yıllarda enerji ve madencilik yatırımlarının yoÄŸunlaÅŸtığı bölgelerden biri haline geldi. Mezopotamya Ajansı’nın (MA) aktardığı bilgilere göre vadinin önemli bir kısmı Jeotermal Elektrik Santrali (JES), maden ve mermer projelerine tahsis edilirken, kamu kaynaklarıyla yürütülen jeotermal altyapı yatırımlarının bölgenin doÄŸal dengesini geri dönülmesi güç biçimde etkilediÄŸi belirtiliyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2020 Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında, DoÄŸu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) koordinasyonunda hazırlanan “Van ErciÅŸ Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Jeotermal Kaynak Sondajı ve Sıcak Su İletim Hattı Fizibilite Projesi”, Yatırım İzleme ve Koordinasyon BaÅŸkanlığı (YİKOB) tarafından yürütülüyor. Yaklaşık 2 milyon 600 bin liralık bütçeye sahip projenin 2 milyon liralık bölümünün hibe desteÄŸiyle finanse edildiÄŸi belirtilirken, “tarıma dayalı kalkınma” hedefiyle sunulan projenin ekolojik etkilerinin kamuoyuyla ÅŸeffaf biçimde paylaşılmadığı eleÅŸtirileri dile getiriliyor.
Ağır Metal İddiaları Ve Şeffaflık Tartışması
Ekolojist Bahattin Demir, jeotermal sondajlardan çıkan ağır metal içerikli termal suların Koçköprü Barajı’na ve Zilan Deresi’ne deÅŸarj edildiÄŸini belirterek bunun yalnızca doÄŸal yaÅŸamı deÄŸil, tarımsal üretimi ve insan saÄŸlığını da tehdit ettiÄŸini ifade etti. Demir, üniversiteler ve ilgili bakanlıklara yaptıkları baÅŸvurulara raÄŸmen herhangi bir resmi açıklama ya da bilimsel inceleme sonucunun paylaşılmadığını söyledi.
Demir’e göre, Van Gölü Havzası ve Zilan Vadisi son dönemde enerji ve madencilik yatırımlarının odak noktası haline gelirken, bölgenin yaklaşık yüzde 67’si maden ruhsatları kapsamına alınmış durumda. Yerel halkın ve muhtarların yeterli katılımı saÄŸlanmadan yürütüldüğü ileri sürülen projelerin, çevresel etkiler kadar bölgenin kültürel ve toplumsal hafızasını da hedef aldığı savunuluyor.
Bilimsel Verilerle Hukuki Süreç Hazırlığı
Ekoloji örgütleri ve çevre savunucuları, bölgede yürütülen faaliyetlere karşı hukuki mücadele başlatmaya hazırlanıyor. Bahattin Demir, bilim insanlarıyla birlikte vadide flora, fauna, kuş popülasyonları ve jeolojik yapı üzerine kapsamlı incelemeler gerçekleştirdiklerini, elde edilen bilimsel verilerin mahkemeye delil olarak sunulacağını açıkladı.
Çevre savunucuları, Zilan Vadisi’nin yalnızca ekonomik bir yatırım alanı olarak deÄŸerlendirilmesine karşı çıkarken, bölgenin ekolojik bütünlüğünün, su varlıklarının ve yaÅŸam alanlarının korunmasının kamu yararı açısından öncelikli olması gerektiÄŸini vurguluyor. Uzmanlar ise jeotermal ve madencilik projelerinin çevresel etkilerinin bağımsız bilimsel denetimlerle ÅŸeffaf biçimde deÄŸerlendirilmesi ve olası kirlilik iddialarının kamu otoritelerince gecikmeden araÅŸtırılması gerektiÄŸine dikkat çekiyor.
- TB / Mezopotamya Ajansı (MA)

















