back to top
Ana Sayfa Haber Çevre Alpler Erirken Türkiye de Aynı Krizin İçinde

Alpler Erirken Türkiye de Aynı Krizin İçinde

Avrupa’yı etkisi altına alan aşırı sıcaklar, İsviçre buzullarında normalde aÄŸustos ayında görülen kritik erime eÅŸiÄŸini haziran sonunda aşılmasına yol açtı. Bilim insanları bunun yalnızca Alplerin deÄŸil, Türkiye’nin de içinde bulunduÄŸu Akdeniz havzasını doÄŸrudan etkileyen iklim krizinin hızlandığını gösterdiÄŸini vurguluyor.

Buzullar Takvimin Çok Önünde Eridi

İsviçre Buzul İzleme Ağı (GLAMOS), ülkedeki buzulların kış boyunca biriktirdiÄŸi kar ve buzun pazartesi gününe kadar tamamen erimesinin beklendiÄŸini açıkladı. Böylece “buzul kaybı günü” olarak tanımlanan kritik eÅŸik, veri kayıtlarının tutulmaya baÅŸlandığı son 20 yılı aÅŸkın sürede yalnızca ikinci kez haziran ayında yaÅŸanmış oldu.

Oysa bu eşik, uzun yıllar boyunca ortalama olarak ağustos ortasında görülüyordu. Uzmanlara göre haziran sonunda bu noktaya ulaşılması, yaz mevsiminin geri kalanında yaşanacak her sıcak günün buzul hacminden doğrudan kayıp anlamına geldiğini gösteriyor.

İklim Krizi Artık Geleceğin Değil Bugünün Meselesi

GLAMOS Direktörü Matthias Huss, İsviçre buzullarının bu yıl 2010-2020 ortalamasına göre yaklaşık yüzde 25 daha az kar aldığını, mayıs ve haziran aylarındaki olağanüstü sıcaklıkların ise kar örtüsünü normalden haftalar önce ortadan kaldırdığını belirtti.

Kar tabakasının erimesiyle birlikte güneÅŸ ışığını daha fazla emen koyu renkli buzul yüzeyi açığa çıkıyor. Bu durum erimeyi kendi kendini hızlandıran bir sürece dönüştürüyor. Huss’a göre mevcut eÄŸilim devam ederse, yüzyılın sonunda Alpler’de yalnızca küçük buzul kalıntıları kalacak.

Aynı günlerde Avrupa’nın birçok kentinde sıcaklıkların 40 dereceyi aÅŸması, saÄŸlık sistemleri üzerinde baskı oluÅŸtururken, bilim insanları bu ölçekteki sıcak hava dalgalarının insan kaynaklı iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi olmadan neredeyse imkânsız olduÄŸunu ifade ediyor.

Türkiye İçin de Alarm Zilleri Çalıyor

Alplerde yaşanan erime, Türkiye açısından uzak bir coğrafyanın sorunu değil. Akdeniz Havzası, küresel ortalamanın üzerinde ısınan bölgeler arasında yer alıyor ve Türkiye son yıllarda daha uzun süren sıcak hava dalgaları, kuraklık, azalan kar örtüsü, orman yangınları ve su kaynaklarındaki gerilemeyle bu dönüşümü doğrudan yaşıyor.

DoÄŸu Karadeniz’deki buzulların küçülmesi, Toroslar’da karla beslenen su rezervlerinin azalması ve barajlardaki doluluk oranlarının giderek daha kırılgan hale gelmesi, Avrupa’daki buzul kaybıyla aynı iklim dinamiÄŸinin farklı yansımaları olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, iklim krizinin artık geleceÄŸe iliÅŸkin bir senaryo deÄŸil, tarımdan enerjiye, gıda güvenliÄŸinden kent yaÅŸamına kadar her alanı etkileyen güncel bir gerçeklik olduÄŸuna dikkat çekiyor.

Sorun Sadece Sıcaklık Değil, Siyasi Tercihler de

Bilimsel veriler, sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda atılacak adımların her zamankinden daha kritik olduğunu ortaya koyarken, aşırı sıcaklar ve hızlanan buzul kaybı, iklim krizine yönelik politikaların ertelenmesinin maliyetini de büyütüyor.

Alplerde birkaç hafta içinde kaybolan kar örtüsü, yalnızca Avrupa’nın doÄŸal mirasının eridiÄŸini göstermiyor; Türkiye’nin de dahil olduÄŸu geniÅŸ coÄŸrafyada su güvenliÄŸi, tarımsal üretim ve yaÅŸam koÅŸullarının geri dönülmesi zor bir eÅŸiÄŸe yaklaÅŸtığını hatırlatıyor.