back to top
Ana Sayfa Yorum Kurt ile Kuzu

Kurt ile Kuzu

Bilinen bir hikaye…

Küçük bir ekleme ve yuvarlamayla farklı bir şekilde kaleme aldım. 

Kuzu, nehrin aşağı tarafından su içiyormuş. Yukarıda onu seyreden ve karnı aç olan kurt, kuzuyu görünce ağzını şapırdatmış. 

Kurt: “Seni yiyeceğim!” 

Kuzu: “Ben sana ne yaptım?” 

Kurt: “Suyumu bulandırıyorsun!” 

Kuzu: “Nasıl olur? Sen suyun üst kısmındasın ben ise altında. Asıl sen benim suyumu bulandırıyorsun.” 

Kurt: “Geçen sene kardeşin bulandırmıştı.”

Kuzu: “İyi de, benim kardeşim yok ki…” 

Kurt: “Olsun, ben yine de seni yiyeceğim.”

Kuzu: “Etim ne budum ne, beni yesen de doymazsın. En iyisi, ben sana semiz bir arkadaşımı getireyim.”

Kurt: “İyi fikir… Getir de bir göreyim.”

Kuzu: “O zaman arkadaş olur muyuz?

Kurt: “Sen istersen oluruz, neden olmayalım.”

Kuzu, semiz bir arkadaşını kandırıp kurdun yanına getirmiş. Kurt da, semiz kuzuyu bi’güzel yiyip rahatlamış. O günden sonra kurtla kuzu arkadaş olmuş. Kurt ne zaman acıksa, kuzu bir arkadaşını kandırıp getiriyormuş. Kurt da afiyetle yiyormuş. Kurt memnun, kuzu memnun günler böyle geçiyormuş. Kuzu saygıda kusur etmiyor, kurdun yanında kendini güvende hissediyormuş.

Gün gelmiş kurtla kuzu, gemiyle uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Uçsuz bucaksız sularda günlerce yol almışlar. Tabii, eldeki yiyecek ve içecekleri tükenmiş. Kurdun karnı zil çalmaya başlayınca, büyük bir iştahla kuzuya bakmış.

“Hey arkadaş ses etme, uyuyamıyorum!” demiş.

Zavallı kuzu şaşırmış.

“Dalga sesleri arasında, benim sesim duyulmaz ki…” diye karşılık vermiş. 

Kurt “Ben duyuyorum!” diye çıkışınca, kuzu olacakları anlamış.

Kaçacağı, sığınacağı bir yer yok. Kurdun karnını doyurması için, bir arkadaşını getirmesi de mümkün değil. Üzüntü ve telaştan eli ayağı dolaşmış.

“Anladım” deyip eklemiş, “Kuzunun kurtla pazarlık yapması, kuzunun hayatını kurtarmıyormuş.”

Sonra…

Kurt, kuzuyu yemiş.

Ahmet Zeki YEŞİL
Latest posts by Ahmet Zeki YEŞİL (see all)