Ekonomist İnan Mutlu’nun Orman Genel Müdürlüğü verilerinden derlediÄŸi grafik, 2012-2025 döneminde madencilik, enerji ve turizm projeleri için kullanıma açılan orman alanlarının, aynı dönemde yangınlarda zarar gören toplam orman alanını aÅŸtığını ortaya koydu. Veriler, kamuoyunun çoÄŸunlukla yangın felaketlerine odaklandığı süreçte, idari kararlarla gerçekleÅŸen orman kaybının çevresel ve ekonomik sonuçlarını yeniden tartışmaya açtı.
Grafik Sessiz Kayıplara İşaret Ediyor
Orman yangınları her yaz Türkiye’nin en önemli çevre krizlerinden biri olarak gündeme gelirken, Ekonomist İnan Mutlu’nun paylaÅŸtığı grafik farklı bir tabloya dikkat çekiyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verilerine dayandırılan çalışmaya göre, 2012-2025 yılları arasında yangınlardan etkilenen toplam orman alanı yaklaşık 364 bin hektar olurken, aynı dönemde madencilik, enerji ve turizm yatırımları baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli projeler için izin verilen orman alanı 455 bin hektara ulaÅŸtı.
Grafik, doğal afetlerin yol açtığı tahribat ile idari kararlar sonucunda kullanım amacı değiştirilen orman alanlarını aynı zaman diliminde karşılaştırarak, kamuoyunda yeterince görünür olmayan ikinci kayıp biçimini öne çıkarıyor.
Ekonomik Kazanç, Ekolojik Maliyet
Orman alanlarının yatırım projelerine açılması, kısa vadede ekonomik faaliyet ve kamu gelirleri açısından gerekçelendiriliyor. Ancak çevre ekonomisi alanındaki çok sayıda araştırma, ormanların yalnızca kereste veya arazi değeriyle ölçülemeyecek kamusal bir varlık olduğuna işaret ediyor. Karbon depolama kapasitesi, su havzalarının korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, erozyonun önlenmesi ve iklim krizine karşı doğal tampon görevi gibi ekosistem hizmetlerinin ekonomik karşılığı, çoğu zaman yatırım projelerinden elde edilen kısa vadeli getirilerin ötesine geçiyor.
Bu nedenle uzmanlar, ormanların ekonomik değerinin yalnızca üretim ve yatırım üzerinden değil, gelecek kuşaklara bırakacağı doğal sermaye dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini vurguluyor.
Asıl Tartışma İzin Politikaları
Yangınlar kamuoyunda haklı olarak büyük tepki yaratırken, grafik asıl tartışmanın yalnızca alevlerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Çünkü orman kaybı, doÄŸal afetlerin yanı sıra idari izin mekanizmaları üzerinden de gerçekleÅŸiyor. Çevre örgütleri uzun süredir, orman alanlarının “kamu yararı” gerekçesiyle farklı sektörlere tahsis edilmesinin ekosistem bütünlüğünü zayıflattığını ve iklim krizine karşı Türkiye’nin direncini azalttığını dile getiriyor.
İnan Mutlu’nun paylaşımında kullandığı, “Alevler manÅŸet oluyor, imzalar ise sessizce daha büyük bir alanı deÄŸiÅŸtiriyor” ifadesi de tam bu noktaya dikkat çekiyor. Tartışma, yalnızca yanan ormanların yeniden aÄŸaçlandırılması deÄŸil; ormanların hangi ölçütlerle, hangi yatırımlar için ve ne kadarının kalıcı biçimde kullanım dışına çıkarıldığı sorularını da gündeme taşıyor.
- Ormanları Alevler Değil İmzalar da Tüketiyor - 26 Haziran 2026
- Madra Dağı’nda Altına YeÅŸil Işık, Ormana Kırmızı Alarm - 23 Haziran 2026
- Madenin GirdiÄŸi Yerde DoÄŸa DeÄŸil, Gelecek Kaybediyor - 16 Haziran 2026

















