Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, tutukluluk incelemesi kararlarında dosyada bulunmayan avukat isimlerinin yer aldığını belirterek, Sulh Ceza Hakimlikleri pratiğinin “etkili bir hukuk yolu olmaktan çıktığını” ve hukuk güvenliğini tehdit ettiğini savundu.
Dosyada Olmayan Avukatlar, Kararda Yer Alan Beyanlar
Avukat Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın ve Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir’in dosyalarında bulunmayan avukat isimlerinin, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlarda yer aldığını açıkladı. Ersöz’e göre Şahan’ın “Utku” isimli, Özdemir’in ise “Tansu” isimli bir müdafii bulunmuyor; buna rağmen bu isimler karar metinlerinde avukat beyanı olarak kayda geçirildi.
Ersöz, bu durumu “hukuk garabeti” olarak nitelendirerek, kararların usule ve maddi gerçeğe aykırı biçimde oluşturulduğunu ileri sürdü.
CMK Görevlendirmesi Ve Şekilsel İnceleme Eleştirisi
14 Ocak’ta yapılan tutukluluk incelemesine değinen Ersöz, Şahan’ın duruşmaya katılmak istemediğini, müdafilerinin hazır bulunacağını cezaevi dilekçesiyle bildirdiğini aktardı. Önceki incelemelerde avukatların telefonla çağrıldığını hatırlatan Ersöz, bu kez İstanbul Barosu’ndan CMK servisi üzerinden avukat görevlendirilmesi talep edilmesini “olağandışı” olarak değerlendirdi.
Ersöz’e göre, görevlendirilen avukatın dosyaya hâkim olmadan “tutukluluk halinin devamına itiraz ediyoruz” şeklinde beyanda bulunması, henüz ortada verilmiş bir karar yokken tutanaklara geçen ifadelerin ciddiyetini tartışmalı hale getiriyor.
“Etkili Hukuk Yolu Değil, Kapalı Devre Sistem”
Sulh Ceza Hakimlikleri’nin tutukluluk incelemelerinin fiilen bir prosedürden ibaret olduğunu savunan Ersöz, avukatların “şekilsel bir gereklilik” olarak görüldüğünü ileri sürdü. Bu uygulamaların, hukuk güvenliği ve özgürlük hakkını tehdit eden kapalı devre bir sistem yarattığını ifade etti.
Ersöz, kamuoyunun yakından izlediği bir dosyada dahi bu tür uygulamaların görülmesinin, sıradan yurttaşların dosyalarında yaşanabilecek hak ihlallerine dair ciddi endişe yarattığını vurguladı.
“Delil Yoksa Yöntem Çeşitleniyor” İddiası
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Ersöz, tutukluluğun devamını gerektirecek yeterli delil bulunmadığında “farklı yöntemlerin devreye sokulduğunu” savundu. Bu uygulamaların hukuk içinde açıklanamayacağını belirten Ersöz, söz konusu sürecin doğrudan suç teşkil edebilecek nitelikte olduğunu ileri sürdü.


- NHY / Hüseyin Ersöz’ün 14 Ocak tarihli sosyal medya paylaşımı
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















