Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Ocak 2026 verileri, Türkiye’de her 7 işçiden yalnızca birinin sendikalı olduğunu ortaya koyarken, düşük örgütlenme oranı emek piyasasında güvencesizliğin ve sömürünün derinleştiğine işaret ediyor.
Resmi Veriler: 16,7 Milyon İşçinin Sadece 2,4 Milyonu Örgütlü
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında yayımladığı Ocak 2026 istatistiklerine göre, Türkiye’de toplam 16 milyon 699 bin 84 işçiden yalnızca 2 milyon 413 bin 490’ı sendika üyesi. Bu tablo, sendikalaşma oranının yüzde 14,45’te kaldığını gösteriyor.
Veriler, sendikal örgütlenmenin sınırlı bir kesimde yoğunlaştığını, büyük çoğunluğun ise toplu pazarlık ve iş güvencesi mekanizmalarının dışında kaldığını ortaya koyuyor.
En Büyük İşkollarında Örgütlenme Zayıf
Türkiye’de en fazla işçinin çalıştığı alan 4 milyon 375 bin 904 kişiyle “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kolu oldu. Ancak bu geniş işgücü havuzunda sendikalaşma oranı düşük seviyelerde kaldı. Bu alanda Koop-İş 123 bin 262 üyeyle ilk sırada yer alırken, onu Tez Koop-İş ve Öz Büro-İş izledi.
Genel işler iş kolunda Hizmet-İş 276 bin 537 üye ile Türkiye’nin en büyük sendikası konumuna yükselirken, bu iş kolunda toplam işçi sayısının 995 binin üzerinde olması, örgütlenmenin hâlâ sınırlı kaldığını gösterdi.
Metal Ve Sağlıkta Görece Güçlü Sendikalar
Sanayi alanında en geniş iş kolu olan metal sektöründe 1 milyon 918 bin 111 işçi çalışıyor. Türk Metal Sendikası 271 bin 600 üye ile sektörde ilk sırada yer alırken, Özçelik-İş ve Birleşik Metal-İş onu izledi. Buna karşın metal işçilerinin büyük kısmı hâlâ sendikasız durumda.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler iş kolunda ise Öz Sağlık-İş, 215 bin 234 üyeyle en fazla örgütlü sendika oldu. Ancak kamusal ve özel sağlık alanındaki toplam işçi sayısı dikkate alındığında, bu alanda da sendikal kapsamanın sınırlı kaldığı görülüyor.
Güvencesiz Alanlar: Madencilik Ve Medya
Madencilik ve taş ocakları iş kolunda 196 bin 470 işçi bulunmasına rağmen sendikal örgütlenme düşük seviyelerde kaldı. Türk Maden-İş 26 bin 984 üyeyle ilk sırada yer alırken, bağımsız ve mücadeleci sendikaların üye sayıları birkaç binle sınırlı kaldı.
Basın, Yayın ve Gazetecilik iş kolunda ise tablo daha çarpıcı: 90 bin 293 işçiden yalnızca küçük bir bölümü sendikalı. Medya-İş 7 bin 317 üye ile ilk sırada yer alırken, gazetecilik alanında örgütlenme oranı tek haneli seviyelerde kaldı. Bu durum, ifade özgürlüğü ve çalışma koşulları üzerindeki baskılarla birlikte değerlendiriliyor.
Örgütsüzlük Derinleşen Sömürü Anlamına Geliyor
Uzmanlar, düşük sendikalaşma oranlarının yalnızca bir istatistik değil, ücret baskısı, uzun çalışma saatleri ve iş güvencesizliği olarak emekçilerin hayatına yansıdığını vurguluyor. Toplu pazarlık gücünden yoksun milyonlarca işçi, bireysel sözleşmelerle piyasanın insafına bırakılıyor.
Türkiye’de sendikal örgütlenmenin önündeki yasal, idari ve fiili engellerin devam etmesi halinde, sınıfsal eşitsizliğin ve gelir adaletsizliğinin daha da derinleşeceği uyarısı yapılıyor.
- NHY / Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ocak 2026 İşkolları ve Sendika Üye Sayıları İstatistikleri (Resmi Gazete); Sendika Bilgi Sistemi verileri.
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















