BD’li Senatör Bernie Sanders, Donald Trump yönetimini anayasa, hukuk devleti ve uluslararası hukuku sistematik biçimde aşındırmakla suçladı; ICE’nin Minneapolis’te bir yurttaşı öldürmesi sonrası izlenen politikaların “otoriterliğe açık bir geçiş” anlamına geldiğini söyledi.
ABD Senatosu’nun en etkili muhalif isimlerinden Bernie Sanders, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada Trump yönetiminin hem dış politikada hem de iç siyasette “tehlikeli ve benzeri görülmemiş” bir otoriterleşme süreci yürüttüğünü savundu. Sanders, Trump’ın “Beni yalnızca kendi ahlakım durdurur, uluslararası hukuka ihtiyacım yok” sözlerini hatırlatarak, bunun küresel düzeyde “uluslararası anarşiye” davetiye çıkardığını ifade etti.
Uluslararası Hukukun Açıkça Reddedilmesi
Sanders, Trump’ın uluslararası hukuku tanımadığını bizzat kendi sözleriyle ilan ettiğini belirterek, bu yaklaşımın Venezuela’ya yönelik olası bir askeri müdahaleden Danimarka’ya bağlı Grönland’a ilişkin tehditlere kadar uzandığını vurguladı. Trump’ın NATO müttefiki Danimarka’yı savaşla tehdit etmesini ve Meksika, Kolombiya ile Kanada’ya yönelik sert söylemlerini örnek gösteren Sanders, “ABD Başkanı hukuku tanımazsa, dünyada hiçbir aktör hukuka saygı duymaz” değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Ve Hukuk Devletine Meydan Okuma
Açıklamada Trump yönetiminin Kongre tarafından onaylanmış bütçeleri tek taraflı olarak iptal ettiği, muhalif eyaletlere fon kesintisi uyguladığı ve federal mahkeme kararlarını görmezden geldiği belirtildi. Sanders, Trump’ın eleştirel medyayı hedef aldığını, üniversiteleri müfredat baskısıyla tehdit ettiğini ve siyasi rakiplerine yönelik soruşturmaları teşvik ettiğini söyledi. “Bu bir siyasi tartışma değil, muhalefeti tasfiye girişimidir” diyen Sanders, bu sürecin ABD demokrasisinin temellerini zayıflattığını savundu.
Minneapolis’te ICE Krizi Ve İç Güvenlik
Sanders’ın açıklamasında en sert bölüm Minneapolis’te yaşanan olaya ayrıldı. ICE görevlilerinin silahsız bir yurttaşı, Ray Good’u, gündüz vakti vurarak öldürdüğünü belirten Sanders, yönetimin olay sonrası tutumunu “skandal” olarak nitelendirdi. Yönetimin mağduru “iç terörist” ilan ederken, faili koruma altına almasını 6 Ocak Kongre baskınına karışanların “barışçıl protestocu” olarak tanımlanmasına benzetti. Trump’ın ICE güçlerini geri çekmek yerine binlerce ajanı daha kente göndermesi ve İsyan Yasası’nı gündeme getirmesi, Sanders’a göre “barışçıl protestolara askeri yanıt” anlamına geliyor.
Oligarşi, Yoksulluk Ve Siyasi Öncelikler
Sanders, artan otoriterleşme tartışmasının arka planında derinleşen sosyal eşitsizliklere de dikkat çekti. ABD’de nüfusun yüzde 60’ının maaştan maaşa yaşadığını, 800 bin kişinin evsiz olduğunu, sağlık ve barınma krizlerinin büyüdüğünü belirten Sanders, buna karşın Trump’ın dış maceralara odaklanmasını sert sözlerle eleştirdi. “Çalışan aileler çocuklarını doyuramazken, yönetim Grönland’ı ilhak hayali kuruyor” dedi.
“Çözüm Sandık Ve Toplumsal Mücadele”
Sanders, çözümün kapsamlı göçmenlik reformu, hukuka dayalı barışçıl muhalefet ve yaklaşan ara seçimler olduğunu vurguladı. Kongre’de çoğunluğun değişmesi halinde Trump’ın yetkilerinin sınırlandırılabileceğini söyleyen Sanders, “Gerçek değişim hiçbir zaman yukarıdan gelmedi; sıradan insanların birlikte mücadelesiyle geldi” ifadelerini kullandı. Sanders, demokrasinin miras değil, sürekli savunulması gereken bir kazanım olduğunu belirterek açıklamasını sonlandırdı.
- NHY / Bernie Sanders, Resmî Sosyal Medya Hesapları
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















