Reuters’te İstifa Depremi: “Gazetecilerin Ölümünü Meşrulaştırıyorlar”

Kanadalı foto muhabiri Valerie Zink, sekiz yıldır sürdürdüğü Reuters serbest muhabirliği görevinden istifa etti. Zink’in kararı, İsrail’in Han Yunus’taki Nasser Hastanesi’ne düzenlediği ve en az 20 kişinin öldüğü hava saldırısının hemen ardından geldi. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında 5 gazeteci ile Reuters kameramanı Hossam al-Masri de vardı.

Zink, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ajansın İsrail’in gazetecileri Hamas’la ilişkilendiren “kanıtsız” iddialarını yayarak, meslektaşlarının ölümünü meşrulaştırdığını söyledi. Bu tavrın, Ekim 2023’ten bu yana 245 gazetecinin öldürüldüğü ortamı beslediğini vurguladı.

“Batı Medyası İsrail’in Sözcüsü Haline Geldi”

Zink, Reuters’in kendi çalışanlarının ölümünü dahi görmezden geldiğini belirterek, Batı medyasını “İsrail’in propaganda aygıtına dönüşmekle” suçladı. Özellikle Al Jazeera muhabiri Anas al-Sharif’in öldürülmesinin ardından, İsrail’in onu “Hamas üyesi” ilan eden asılsız açıklamalarının Reuters tarafından haberleştirilmesi, istifanın gerekçeleri arasında öne çıktı.

“Pulitzer ödüllü Reuters çalışmalarına imza atan bir gazeteciyi dahi savunamadılar” diyen Zink, artık ajansla vicdanen çalışamayacağını ifade etti.

Basın Özgürlüğü Açısından Kritik Bir Kırılma

Gazze’deki gazetecilere yönelik saldırılar, uluslararası basın özgürlüğü örgütlerinin de gündeminde. 245 meslektaşının öldürüldüğü bir ortamda Batılı medya kuruluşlarının sessizliği, yalnızca etik bir sorun değil, aynı zamanda basın özgürlüğüne yönelik küresel bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Zink’in istifası, bu sessizliğe içeriden yükselen nadir tepkilerden biri oldu. Bu çıkış, hem Batı medyasının “tarafsızlık” iddiasını hem de küresel kamuoyunun gerçeklere ulaşma hakkını yeniden tartışmaya açıyor.