2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda emekli aylıklarını artıracak ya da mevcut emeklilerin gelir kaybını telafi edecek somut bir düzenleme bulunmazken, sosyal güvenlik başlığında yine “aktüeryal denge”, “mali sürdürülebilirlik” ve kişilerin daha uzun süre istihdamda tutulması hedefleri öne çıkıyor.
Yıllardır Değişmeyen Formül
6 Eylül’de yayımlanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın sosyal güvenlik bölümünde, kişilerin “daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemelerin” hayata geçirilerek sistemin mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Programın resmi metninde emekli aylıklarının yükseltilmesine, düşük emekli aylıklarının iyileştirilmesine veya emeklilerin satın alma gücünün artırılmasına ilişkin somut bir hedef yer almıyor.
Emek ve sosyal politika uzmanı Aziz Çelik de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede tam olarak bu noktaya dikkat çekti. Çelik’e göre yeni OVP’de kullanılan ifade, önceki programlarda yer alan yaklaşımın devamı niteliğinde. Paylaştığı karşılaştırmada 2024-2026 OVP’de “daha çok istihdamda kalmasını”, 2025-2027 OVP’de aynı ifadenin, 2026-2028 OVP’de “daha uzun sürede istihdamda kalmasını” ve yeni programda ise “kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını” teşvik eden düzenlemelerden söz edildiği görülüyor.
“Aktüeryal Denge” Ne Anlama Geliyor?
Çelik’in eleştirisinin merkezinde OVP’nin kullandığı “aktüeryal denge” kavramı bulunuyor. Aktüeryal denge, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadede gelirleri ile giderlerinin sürdürülebilir biçimde dengelenmesini ifade ediyor. Nitekim OVP’nin sosyal güvenlik politikası yalnızca emeklilik ödemelerine değil, prim tabanının genişletilmesine, prim tahsilatının artırılmasına, kayıt dışı istihdamla mücadeleye ve sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğine odaklanıyor.
Buradaki temel sorun ise sistemin mali dengesini sağlamak ile emeklinin gelirini artırmak arasındaki fark. Bir program sosyal güvenlik açığını azaltmayı veya daha fazla kişinin daha uzun süre prim ödemesini hedefleyebilir; ancak bu tek başına emekli aylıklarının yükseltileceği anlamına gelmez. Çelik’in “OVP’den emekliye ekmek çıkmaz” değerlendirmesi de bu ayrım üzerinden okunuyor. Yeni OVP’de emeklinin yaşam standardını yükseltecek doğrudan bir gelir politikası yerine, sosyal güvenlik sisteminin finansman yapısının sürdürülebilirliğine ağırlık veriliyor.
“Emeklilik Reformu” Başka, Emekliye Zam Başka
Son günlerde bazı haberlerde OVP’deki bu ifadeler, “milyonlarca çalışanı ilgilendiren emeklilik reformu” ya da “kazan-kazan modeli” şeklinde yorumlanmaya başladı. Bazı haberlerde, uzun süre çalışanların emekli aylıklarının mevcut sistemde bazı durumlarda düşebilmesi sorununa yönelik yeni bir hesaplama modelinin gündeme gelebileceği ileri sürülüyor. Ancak bunlar OVP’nin kendisinde ayrıntıları belirlenmiş, yürürlüğe girecek somut bir emekli aylığı reformu olarak yer almıyor.
Dolayısıyla bugün itibarıyla “OVP emekli aylıklarını artıracak” demek, program metninin söylediğinden fazlasını söylemek anlamına geliyor. OVP’nin açık hedefi sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmek, prim tabanını genişletmek ve insanları daha uzun süre kayıtlı istihdam içinde tutmak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da program kapsamında kayıt dışı istihdamla mücadele ederek sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini destekleyeceklerini açıkladı.
Bu nedenle emekli açısından asıl soru, “Yeni OVP’de emeklilik sistemi değişecek mi?” değil, “Bu değişiklik emeklinin cebine ne koyacak?” sorusu. Bugünkü metne bakıldığında bu sorunun karşılığı henüz yok. Emeklinin aylığını artıracak somut bir kaynak, aylık bağlama oranını iyileştirecek açık bir düzenleme veya mevcut düşük aylıkları yükseltecek bir hedef OVP’de bulunmuyor.
Aziz Çelik’in dikkat çektiği süreklilik de burada önem kazanıyor: yıllardır değişen ekonomik koşullara rağmen emeklilik başlığında kullanılan temel dil değişiyor gibi görünse de öncelik aynı kalıyor; sistemin mali dengesi önce geliyor, emeklinin gelirinin nasıl artırılacağı ise programın somut hedefleri arasında yer almıyor.
- TB / Resmî Gazete; Anadolu Ajansı; Aziz Çelik’in değerlendirmesi ve paylaştığı OVP karşılaştırması









