Türkiye’de X hesaplarına yönelik erişim engelleri Eylül ayında yeni bir eşiğe ulaştı. İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb verilerine göre yalnızca bir ayda en az 1.270 hesap hakkında erişim engeli kararı verildi. X, bu hesapların 1.139’unu Türkiye’den görünmez kıldı. Engellenenler arasında gazeteciler, haber kuruluşları, akademisyenler, hukukçular, sendikacılar, ekonomistler ve hükümete mesafeli kamuoyu figürleri bulunurken, 1 Ekim’de erişim engellerini belgeleyen EngelliWeb’in kendi X hesabı da erişim engeli kararlarının hedefi oldu.

Türkiye’de sosyal medya platformu X üzerindeki erişim engelleri artık münferit kararların toplamı olmaktan çıkıp, art arda gelen dalgalar halinde ilerleyen bir sansür tablosuna dönüşüyor. İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb projesinin verilerine göre Eylül 2026’da en az 1.270 X hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. X ise bu hesapların 1.139’unu Türkiye’den görünmez kıldı. Böylece platformun uyguladığı kısıtlamaların oranı yaklaşık yüzde 90’a ulaştı.

Rakamın büyüklüğünü ortaya koyan karşılaştırma ise daha çarpıcı: İFÖD, 2025 yılının tamamında 995 X hesabının erişime engellendiğini tespit etmişti. Yani 2026’nın yalnızca Eylül ayında verilen kararlar, bir önceki yılın tamamındaki sayıyı geride bıraktı. Üstelik Eylül bilançosuna 1 Ekim’de alınan yeni kararlar dahil değil. Aynı gün gazeteciler Hikmet Adal, Furkan Karabay ve Tuğçe Yılmaz’ın hesapları ile EngelliWeb’in X hesabı hakkında da erişim engeli kararı verildi.

Sansürün Haritası Genişliyor

Eylül ayının ilk günlerinde özellikle LGBTİ+ örgütleri, aktivistler ve bu alanda yayın yapan hesaplarla başlayan erişim engelleri kısa sürede başka alanlara yayıldı. 14 Eylül’de Evrensel, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin hesapları; 16 Eylül’de gazeteciler İrfan Değirmenci ve Şirin Payzın, soL Haber, Kadın Koalisyonu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun hesapları erişime engellendi.

22 Eylül’de listeye ekonomistler Uğur Gürses, Veysel Ulusoy ve Bilge Yılmaz, kripto para analisti Ted Pillows, gazeteciler Naz Yavuzarslan ve Dinçer Gökçe, oyuncu Orhan Aydın ve Gelecek Partisi kurucularından Yavuz Değirmenci gibi isimler girdi. Aynı dalgada Türkiye Psikiyatri Derneği’nin X hesabı da erişime kapatıldı. İFÖD, bu gruptaki en az 194 hesabın toplam takipçi sayısının yaklaşık 12 milyona ulaştığını bildirdi.

24 Eylül’de ise erişim engellerini izleyen İFÖD’ün kurucusu Yaman Akdeniz ile Kırmızı Kedi Yayınevi kurucusu Haluk Hepkon gibi isimlerin hesapları engellendi. Akdeniz’in hesabına getirilen kararın ardından ironik bir tablo ortaya çıktı: Türkiye’de internet sansürünü belgeleyen hukukçunun kendisi de sansürün konusu haline geldi.

Gazeteciler Ve Haber Kuruluşları Da Listede

26 Eylül’de erişim engellerinin hedefi daha da görünür hale geldi. Kısa Dalga, gazeteciler Hilmi Hacaloğlu, Ersin Eroğlu, Alptekin Dursunoğlu ve Razi Canikligil, siyasal iktisatçı İnan Mutlu, akademisyen Barış Övgün ve Umut-Sen kurucularından Başaran Aksunun hesaplarının da bulunduğu en az 80 hesap erişime engellendi.

28 Eylül’de BirGün muhabirleri Meral Danyıldız ve Sarya Toprak, ANKA Haber Ajansı adliye muhabiri Esra Tokat, avukatlar Sena Yazıbağlı ve Tuncay Koç ile birlikte en az 55 hesap daha engellendi. 30 Eylül’de ise fon krizi hakkında paylaşım yapan en az 147 hesap için yeni erişim engeli kararları geldi. Bu hesapların toplam takipçi sayısı yaklaşık 2,65 milyondu.

Fon krizi dalgasının dikkat çeken tarafı ise yalnızca gazetecilerin değil, ekonomistlerin, akademisyenlerin, teknik analistlerin, yatırımcıların ve avukatların da erişim engelleriyle karşılaşması oldu. Finans uzmanı İris Cibre, teknik analist İbrahim Babadağı, akademisyen Rıdvan Özturgut, borsa yatırımcısı Gürdal Hançer, avukat Tugay Bek ve yazar Hüseyin Edemir engellenen hesaplar arasında yer aldı.

24 Eylül’de aynı konuda 194 hesabın, 30 Eylül’de ise 147 hesabın engellenmesiyle birlikte fon krizi hakkında paylaşım yapan hesaplara yönelik kararların da ayrı bir blok oluşturduğu görülüyor. Reuters, son dalgadaki 147 hesabın toplam 2,65 milyon takipçiye sahip olduğunu ve bu hesapların sermaye piyasaları, ekonomi ve finans alanlarında faaliyet gösteren kişilere ait olduğunu bildirdi.

İmamoğlu’nun Hesapları Da Engellendi

Erişim engellerinin siyasi boyutunda öne çıkan isimlerden biri ise Ekrem İmamoğlu oldu.

İmamoğlu’nun Türkçe ana X hesabı 24 Nisan 2025’te erişime engellendi ve 8 Mayıs’ta X tarafından Türkiye’den görünmez kılındı. İngilizce uluslararası hesabı da erişim engeli kararı aldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi için açılan hesaplar ise farklı tarihlerde yeniden yeniden engellendi. İFÖD, İmamoğlu’na ait dört farklı X hesabının toplam sekiz ayrı hâkimlik kararıyla erişime engellendiğini kayda geçirdi.

Bu durum, X üzerinde Türkiye’den görünmez kılınan hesapların yalnızca haber ve aktivizm alanıyla sınırlı olmadığını; doğrudan siyasi iletişim kanallarının da aynı mekanizmanın içine girdiğini gösteriyor.

X Sadece Uyguluyor Mu, Yoksa Seçiyor Mu?

Burada X’in tutumu da haberin önemli bir parçası.

Çünkü mahkeme veya idari makam tarafından verilen erişim engeli kararı ile X’in hesabı Türkiye’den görünmez kılması aynı işlem değil. Birinci aşamada Türkiye’deki yargı veya idari makam karar alıyor. İkinci aşamada platformun bu kararı uygulaması gerekiyor.

Eylül verileri bu ayrımın önemini açıkça gösteriyor. İFÖD’e göre erişim engeli kararı verilen 1.270 hesabın 1.139’u X tarafından Türkiye’den görünmez kılındı. Yaklaşık yüzde 10’luk bölüm ise karar alınmasına rağmen X tarafından Türkiye’den görünmez hale getirilmedi.

Daha dikkat çekici olan ise X’in hangi kararları uygulayıp hangilerini uygulamadığı konusunda açık bir ölçüt görülmemesi. Yaman Akdeniz, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede Evrensel, T24, Şirin Payzın, İrfan Değirmenci, Hilmi Hacaloğlu ve Uğur Gürses gibi bazı hesapların karar bulunmasına rağmen X tarafından Türkiye’den görünmez kılınmadığını belirtti ve platformun seçiminde belirgin bir strateji tespit edemediklerini söyledi.

X’in kendi şeffaflık politikasına göre şirket, yetkili bir makamdan geçerli bir hukuki talep geldiğinde belirli içerik veya hesapları yalnızca ilgili ülkede erişime kapatabiliyor. Şirket, her hukuki talebe veya talebin her unsuruna uymadığını da belirtiyor.

Ancak Türkiye’de Eylül ayında ortaya çıkan tablo başka bir soruyu daha görünür hale getiriyor:

Bir platform, ifade özgürlüğünü koruma iddiasını sürdürürken, bir ülkeden gelen erişim engeli kararlarının yüzde 90’ına neden uyuyor?

Bu soru yalnızca Türkiye’deki mahkemelerin kararlarıyla değil, X’in kendi platform politikasının nasıl uygulandığıyla da ilgili.

Engelleyenler Kadar Engelleneni İzleyenler De Hedefte

1 Ekim’de ortaya çıkan gelişme ise tablonun belki de en çarpıcı noktası oldu.

Türkiye’de internet erişim engellerini izleyen ve belgeleyen EngelliWeb’in X hesabına da erişim engeli kararı verildi. Hesap henüz X tarafından Türkiye’den görünmez kılınmamış olsa da, Türkiye’deki erişim engellerini belgeleyen bir projenin kendisinin erişim engeliyle karşılaşması, sansür mekanizmasının geldiği noktayı ayrıca tartışmaya açtı.

Başka bir deyişle, yalnızca haber yapanlar, eleştirenler veya belirli bir konuda paylaşım yapanlar değil; kimlerin engellendiğini belgeleyenler de artık engelleme kararlarının konusu olabiliyor.

Bu noktada Türkiye’deki dijital alanın giderek daralan haritası ortaya çıkıyor.

Bir gün gazetecinin hesabı.

Ertesi gün akademisyenin.

Sonra ekonomistin.

Ardından sendikacının.

Bir başka gün siyasi hesabın.

Ve sonunda bütün bunları kayıt altına alan hesabın.

Bir Ayda 1.270 Hesap

Eylül 2026’nın bilançosu bu nedenle yalnızca bir sayıdan ibaret değil.

En az 1.270 X hesabı.

Gazeteciler.

Haber kuruluşları.

Akademisyenler.

Hukukçular.

Ekonomistler.

Sendikacılar.

Hak savunucuları.

Siyasetçiler.

Aktivistler.

Ve şimdi erişim engellerini belgeleyen EngelliWeb.

Üstelik bu rakam, 2026 yılının tamamını değil, yalnızca bir aylık dönemi ifade ediyor. 1 Ekim’de alınan yeni kararlar da bu hesabın dışında.

Türkiye’de erişim engeli artık tek tek haberlerin veya tek tek hesapların hikâyesi olmaktan çıkıyor. Asıl hikâye, hangi seslerin dijital kamusal alanda kalabildiği, hangilerinin görünmez hale getirildiği ve bu görünmezliği kimin uyguladığı sorusunda düğümleniyor.

Bir tarafta mahkeme kararları ve kamu kurumları var.

Diğer tarafta bu kararları uygulayan veya uygulamayan bir küresel platform.

Ve bütün bunların ortasında, haberini yapan, eleştiren, araştıran, yatırımını tartışan, sendikal mücadeleyi anlatan ya da yalnızca olup biteni belgeleyen milyonlarca kullanıcı.

Eylül ayında sayı 1.270’e ulaştı.

Ekim ise daha ilk gününden yeni isimlerle başladı.

Ve sansürün hızını ölçmek için artık takvim değil, saat tutmak gerekiyor.


  • TB / İfade Özgürlüğü Derneği EngelliWeb, DW Türkçe, Reuters, Medyascope, Euronews, Bianet, Evrensel, X Transparency Center