back to top
Ana Sayfa Haber AYM’den Madımak Kararı: Devletin Etkili Soruşturma Yükümlülüğü İhlal Edildi

AYM’den Madımak Kararı: Devletin Etkili Soruşturma Yükümlülüğü İhlal Edildi

Anayasa Mahkemesi, 2 Temmuz 1993’te 33 aydın, 2 otel çalışanı ve 2 saldırganın yaşamını yitirdiği Madımak Katliamı’na ilişkin bireysel başvuruda, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün usul boyutunu yerine getirmediğine hükmetti. Oy birliğiyle alınan karar, Türkiye’nin en ağır toplumsal katliamlarından biriyle ilgili adalet arayışında yargısal açıdan yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

AYM’den Oy Birliğiyle İhlal Kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nin yakılması sonucu yaşamını yitirenlerin yakınları tarafından yapılan bireysel başvuruyu Genel Kurul gündeminde esastan karara bağladı.

Yüksek Mahkeme, oy birliğiyle aldığı kararda, Anayasa’nın güvence altına aldığı yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme ayrıca başvurucular lehine manevi tazminata karar verirken, kararın ayrıntılı gerekçesinin daha sonra açıklanacağını duyurdu.

Karar, katliamın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen etkili soruşturma, yargılama süreçleri ve cezasızlık tartışmalarının hukuk gündemindeki yerini koruduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İhlal Kararı Etkili Soruşturma Tartışmalarını Yeniden Gündeme Taşıdı

AYM’nin henüz yayımlanmayan gerekçeli kararının, ihlalin hangi süreçlerden kaynaklandığını ayrıntılı biçimde ortaya koyması bekleniyor. Ancak Mahkemenin resmi içtihadına göre yaşam hakkının usul boyutuna ilişkin devletin yükümlülükleri; olayın resen ve gecikmeksizin soruşturulması, etkili ve yeterli delil toplanması, mağdurların sürece katılımının sağlanması, bağımsız soruşturma yürütülmesi, makul sürede yargılama yapılması ve sorumluların cezasız bırakılmaması gibi temel ilkeleri kapsıyor.

Bu çerçevede verilen ihlal kararı, yalnızca bireysel başvurucular açısından değil, devletin ağır insan hakları ihlallerinde etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne ilişkin anayasal sorumluluğunun da yeniden tescili niteliği taşıyor.

Madımak Davası Türkiye’nin Cezasızlık Tartışmalarının Simgelerinden Biri Oldu

2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan aydınlar, sanatçılar ve yurttaşların kaldığı Madımak Oteli radikal dinci bir grubun saldırısına uğramış, otelin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirirken, olaylar sırasında 2 saldırgan da hayatını kaybetmişti.

Katliamın ardından açılan davalarda çok sayıda sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmesine rağmen, firari sanıklar, zaman aşımı tartışmaları ve bazı faillerin yargı önüne çıkarılamaması uzun yıllardır mağdur aileleri ile insan hakları örgütlerinin eleştirilerinin odağında yer alıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve uluslararası insan hakları raporlarında da Madımak dosyası, Türkiye’de cezasızlık ve etkili soruşturma yükümlülüğü bağlamında sıkça örnek gösterilen davalar arasında bulunuyor.

AYM’nin gerekçeli kararının yayımlanmasının ardından, ihlalin kapsamı ve yeniden yargılama ya da başka hukuki sonuçlar doğurup doğurmayacağına ilişkin tartışmaların da netlik kazanması bekleniyor.